SON DAKİKA

AKADEMİK PERSONEL ALIMI İLANI KİŞİYE ÖZEL HAZIRLANDI

Bu haber 11 Ocak 2018 - 8:59 'de eklendi ve 347 kez görüntülendi.

Dicle Üniversitesinde, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyelerinin Meşveretçi görünümüne bürünüp, zarardan kurtarıldığı ileri sürüldü. Üniversite yönetimi ve bazı dekanların, 2014 seçimlerinden önce ev ziyaretleri gerçekleştirip, AK Parti aleyhine çalışma yaptıkları iddia edildi.

FETÖ/PDY’nin Diyarbakır’daki akademik yapılanmasına ilişkin açılan davada tutuklu sanık eski DÜ Rektörü Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç ile rektör yardımcıları Prof. Dr. Aytekin Sır, Prof. Dr. Sabri Eyigün ve Prof. Dr. Aslan Bilici’nin yargılanmaları sürerken, iddianame yer alan bilgi ve ifadeler söz konusu yönetim döneminde yapılan faaliyetleri gözler önüne seriyor

FETÖ/PDY’nin üniversite yapılanması hakkında verdiği ifadesi iddianameye giren H.Y., etkin pişmanlıktan faydalanarak, tutuksuz yargılanan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aslan Bilici’nin üniversitedeki paralel yapılanmasının mimarı olduğu iddia etti. İfadesinde, paralel yapılanmanın insan kaynaklarını temin etme sorumlusunun Bilici olduğunu ileri süren H.Y., ‘Baştan beridir bu adamın rolü hiç değişmemiş ve sürekli olarak yetkileri artmıştır. Bu zatın kaç kez ABD’ye Pensilvanya’ya gittiği araştırılmalıdır. Bizzat rektörle birlikte Pensilvanya’ya gitmediğini söyleyebilir mi? Meşveretçi yapıya bürünüp paralel yapılanmayı üniversiteye ikame eden baş aktörlerden biridir. 2 bine yakın paralelci militan bu kişinin personel sorumlusu olduğu birim kanalıyla gerçekleşmiştir. Diğer ihaleler ve parasal ilişkilerini söylemeye gerek yok. Rektör Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç, paralel yapıya bu süre zarfında bir daire bağışlamıştır. Tapu kayıtları incelenirse bu durum açığa çıkar. Prof. Dr. A.A. sürekli olarak sosyal medyada ve zaman zaman basında Dicle Üniversitesinin bu yönetimini savunma rolünü üstlenmiştir. Bunu neden yapmaktadır? Bu zat sözde paralel yapıdan kaçanların kendi cemaatlerine sığındığını ve onları kollamakla kendini görevli kabul ediyor. Bu adamın planlarıyla Dicle Üniversitesindeki tüm paralelciler Meşveretçi görünümlü olup zarardan kurtarılmış oldular. Şu anda Dicle Üniversitesindeki tüm paralelciler Meşveret gömleği giyip, bu sıfatla hükümetin de hedefi olmaktan kurtulup, daha fazla zulüm, haksızlık ve usulsüzlük yapmaya devam ediyor” iddialarında bulundu.

Yönetimin seçimlerde AK Parti aleyhine çalıştığını da ileri süren H.Y. iddialarını şöyle sürdürdü:

“Dicle Üniversitesi yönetiminden başta rektör, rektör yardımcıları ve bazı fakülte ve akademik birim yöneticilerinin eşleri 2014 yerel seçimlerinde, 2014’te yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ve en son 2015 Haziran genel seçimlerinde ekipler kurarak başta kendilerine yakın ve diğer ikna edebildikleri kişilerin evlerine ziyaretler yapıp AK Parti aleyhine çalışmalar yapmışlardır. Bunların bir kısmı basına yansıdı. Birçok yazılı basın ve sosyal medyada yer aldı. Bilhassa 2015 yılının ilk aylarında Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın Diyarbakır Büyükşehir Eş Başkanı Gültan Kışanak’ı ziyaret etmesiyle adeta seferberlik ilan edildi. 2008 yılından bu tarihe kadar hiçbir şekilde bir araya gelmeyen üniversite yönetimi ile belediye sık sık görüşmeye birlikte programlar yapmaya başladılar. Bu görüşmelere, Rektör Prof. Dr. Jale Saraç, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aslan Bilici, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sabri Eyigün, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Arıca, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamdi Temel, Üniversite Hastaneleri Başhekimi Prof. Dr, Sait Alan, Genel Sekreteri Diyarbakır Adliye İmamı Mustafa Tuna ve eşleri ite tüm akademik birimlerin yöneticileri katılmışlardır.”

BİN 500 ÖRGÜT ELEMANININ

KADROYA ALINDIĞI İLERİ SÜRÜLDÜ

İddianamede, 2008 öncesi dönemde PKK sempatizanı olarak nitelendirilen oluşumun kendilerini muhafazakarlar olarak tanımlayan gruplara baskıda bulunmaları sonucunda yönetime muhalif olan muhafazakar grupların, 2008 yılında olan rektörlük seçimleri için bir araya gelip tek bir adayı destekleme kararı almaları sonucunda FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üniversitedeki yapılanmasının temelinin atıldığına dikkat çekildi. Kendilerini muhafazakar olarak nitelendiren grupların bir araya gelerek 2008 yılı rektörlük seçimlerinde Ayşegül Jale Saraç’ı destekleme kararı aldıklarının aktarıldığı iddianamede, 2008 yılında rektörlük seçimleri sonucunda Saraç’ın rektör olarak, Aslan Bilici, Aytekin Sır ve Mustafa Arıca’nın ise rektör yardımcısı olarak atandığı ifade edildi.

“FETÖ YAPILANMASI BAŞLADI”

Meydana gelen yönetim değişikliği akabinde üniversite içerisinde FETÖ/PDY terör örgütü yapılanmasının başladığının kaydedildiği iddianamede, “FETÖ/PDY silahlı terör örgütü Dicle Üniversitesi’nde söz konusu kişilerin yönetimine gelmesinin ardından, örgüt üniversite içerisinde bir takım faaliyetlerde bulunmaya başlamış, bu faaliyetleri kapsamında her zaman izlediği bir yol olarak Dicle Üniversitesi içerisinde bulunan örgüt mensuplarını ve dış üniversitelerden getirilen FETÖ/PDY terör örgütü mensubu şahısların örgütün amaçları doğrultusunda yönetim içerisinde kritik noktalara görevlendirmeleri yapılmış akabinde bu kritik noktalarda görevli şahıslar üniversite içerisinde bulunan idari ve eğitim kadrolarına örgüt mensubu şahısların yerleştirmeleri yapılmıştır. Yapılan bu kadrolaşma ve atamalar akabinde FETÖ/PDY terör örgütüne muzahir olmayan ve muhalif olan şahıslara bir takım baskı ve mobingler uygulanmıştır. Ayrıca üniversitenin mali kaynaklarının kullanımında ve yönetiminde bir takım usulsüzlükler yapılmıştır. Meydana gelen bu faaliyetler neticesinde Dicle Üniversitesi içerisinde örgütün maddi ve manevi destekleri artmış böylece üniversite bir eğitim kurumundan daha çok FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından örgüt çıkarları için kullanılan bir kurum halini almıştır” denildi.

İddianamede, üniversite içerisinde PKK faaliyetlerinin devam etmesi ve bu faaliyetlere yönetim tarafından dolaylı olarak destek verildiği belirtilerek, “Dicle Üniversitesinde 2008 sonrası öğrenciler tarafından gerçekleştirilen eylemler incelendiğinde PKK ve marjinal sol kökenli eylemlerde herhangi bir azalma olmadığı Diyarbakır TEM Şube Müdürlüğü Öğrenci Faaliyetleri Büro Amirliği ile yapılan yazışmalar neticesinde tespit edilmiştir. 9 Aralık 2016 tarihli yazı cevabında 2009-2016 tarihleri arasındaki 7 yıllık dönemde Dicle Üniversitesi’nde bu şekilde 300’den fazla eylem ve gösteri olduğu tespit edilmiştir” ifadelerine yer verildi.

İddianamede, bir gizliği tanığın ifadesinde, “Üniversitede kadrolaşmaya giderek 4B adı altında hastaneye bin 500 üzerinde büyük çoğunlukla FETÖ-PDY üyesi olan görevli aldılar. Aynı şekilde üniversiteye alınan akademisyenlerin büyük çoğunluğu FETÖ/PDY üyesidir. Üniversite kadrosuna alınacak akademik personel için yapılan ilanlar bir nevi kişiye özel hazırlanmakta ilana kadroya alınacak, FETÖ-PDY üyesinin özellikleri yazılarak başka şahısların bu işi müracaat etmelerini imkansızlaştırılarak kendi örgüt üyelerini rahatlıkla istedikleri birime alıyorlar” dediği belirtildi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
----------------------------------------------------------------------------------------------------