SON DAKİKA

ARTAN COVİD 19 VAKALARI ÜZERİNE İZLENİMLER…

Bu haber 18 Temmuz 2020 - 0:10 'de eklendi ve 3.020 kez görüntülendi.

Son haftalarda Diyarbakır, Covid 19 vaka sayısında İstanbul’u geçmiş görünüyor. Keşke başka konularda da bu kadar hızlı öne çıkabilseydik…

Hastanelerin pandemi servisleri neredeyse yeni hasta alamayacak kadar dolu. Artık şehirde covid hikayesi olmayan insan kalmadı sayılır ama

insanlardaki dikkatsizlik aynı şekilde devam ediyor. Koronavirüsü gözümüzle görmeyince yok saymanın hafifliği herkesin önüne ağır faturalar çıkarıyor.

“Yakınlarından birini kaybetmeyince, bu hastalık bir şehir efsanesi” demişti tanıdığım bir kırtasiyeci. Üç hafta önce gördüğümde:

“Hocam, Diyarbakır’da durum gerçekten kötü, biz de geçen hafta teyzemin oğlunu kaybettik” demiş, zamanında tedbirli davranamadıkları için hayıflanmıştı. Bir okulda hademeymiş kuzeni, bir kazada ciğerleri hasar görmüş. Yani bu hastalığın en zorladığı gruplardan biri. 44 yaşında, genç ama on günde hayatını kaybetmiş.

“Yakınımızdan birini kaybetmeyince, herşey televizyon ve telefon ekranlarının arkasındaki sanal hikayeler gibi geliyordu” diyerek üzüntüsünü ifade etmişti.

Sonraki hafta ablamda öksürük başladı, astımı var diye ihmal etmede doktora götürdük. Mart ve Haziran aylarında evinden sokağa adımını atmayan,

her gün evinin muhtelif yerlerini çamaşır suyu ile dezenfekte eden ve market alışverişi dışında dışarıya çıkmayan, kendini eve kapatan ablama da covid teşhisi kondu. Hastaneler yatış için uygun olmadığı için evinde tedaviye alındı. İki haftadır tedavisi sürüyor. Onu doktora götürdüğümüzde maske, eldiven, sosyal mesafeye dikkat etmemize rağmen temaslı sayıldığım için kendimi bir hafta boyunca “izlole” ettim. Bende bir sorun yok çok şükür, ama içim rahat olsun diye PSR testi yaptırdım. Meğer protokol değişmiş, negatif bile çıksa sonuç PSR testi yapılan her vatandaş14 gün boyunca karantinaya alınıyormuş. Bir süredir karantinadayım ben de. Aile hekimliğinden hemşire beni her gün telefonla arayıp durumumu yokluyor sağolsun, ben iyiyim eyvallah ama şehir hasta diyorum, susuyor..

Hem ablamın yaşadıklarından, hem de hastaneye gittiğimizde, hastalığı atlatan insanların anlattıkları hikayelerini dinledikçe, bazı gözlemlerim oldu. Onları burada sizinle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle testi pozitif çıkan tüm hastalara karşı toplumun yaklaşımı çok acımasız, kendilerini korumak adına maske bile takmayan sevgili halkım, karantinaya alınan ev ve şahıs görünce, şeytanı taşlama arzusuyla dolup taşıyor adeta. İnsanlar sırf toplumsal damgalanmaktan çekindikleri için ya doktor gitmiyor ya da filyasyon ekiplerini yanlış ve eksik bilgilendiriyor, günlük, sosyal hayatlarını aynı şekilde devam ediyorlar.

Kamu çalışanı olsa dahi, bir temas hikayesi bile olsa, raporlu sayılmıyor, izinlerini kullanmaları dayatılıyor. PSR testi yapılmadan, çalışmaları istenen çok kişi gördüm.

Kalabalık aile ortamında temaslı olan bazı yakınlar “beni filyasyona söyleme” diyerek karantinadan kurtulmaya çalışıyor.

Bazı hastaların aile içinde bile dışlanabildiğini duydum, bu yüzden moral ve dirençleri daha çok düşüyor. Tek başına 14 gün boyunca hem hastalık hem dışlanmayla mücadele etmek çok yorucu olmalı gerçekten.

PSR testinin yaygınlaşması gerekirken, sadece temaslı ya da coivd belirtisi gösteren hastalara yapılıyor olması da ayrı bir sıkıntı.

Görüştüğüm bir yetkili testin güvenilirliği düşük olduğu için 14 gün karantina uygulaması olduğunu söylemişti.

Covid 19 süreci ile mücadele tek başına sağlık çalışanıyla sürdürülebilecek bir mesele değil gerçekten. Toplumsal anlamda bu hastalığın ciddiyetinin ölümler artmadan farkına varılması gerekiyor. Dicle Üniversitesi Enfeskiyon Ana Bilim Dalı Başkanı Mustafa Çelekn Hoca’nın söylediği gibi “Bu virüsle yaşamayı öğrenmemiz ve kabul etmemiz lazım. Toplumda bir pandemi kültürü oluşmalı ve herkes kişisel tedbirini almalı” demişti.

Yine başa dönelim, bu sabah yolum yine kırtasiyeye düştü, dükkan sahibi üzgün görünüyordu. Beni görür görmez “Hocam, size sözünü ettiğimi teyzemin oğlu vardı ya, onun abisini de üç gün önce kaybettik. Şeker hastası idi, 46 yaşındaydı. Çok üzgünüz, taziye kurulmadı, ama abiler, kardeşler, akrabalar aileyi ziyarete gitmiş.

Şimdi aile ve çevresinden 60 kişiye pozitif teşhisi konulmuş. Gözümüzle görmeyince inanmak istemiyorduk ama bunun bedelinin çok ağır olduğunu bu kayıplarla öğrendik” dedi.

Evet, dediğim gibi, şehirde artık hemen herkesin bir covid hikayesi var. Ölümler evlerden uzak olsun ama kader diyerek geçiştiremeyelim lütfen!

Kişisel hijyen, maske, eldiven ve sosyal mesafeye her zaman dikkat edelim. Sağlıklı günler diliyorum…

 

 

Hatice Kamer
Hatice Kamer[email protected]

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
----------------------------------------------------------------------------------------------------