SON DAKİKA

BAROLAR DİYARBAKIR’DAKİ CİNAYETİ KINADILAR

Bu haber 22 Mayıs 2019 - 9:59 'de eklendi ve 284 kez görüntülendi.

Doktor eşi tarafından katledilen avukat için Diyarbakır Barosu ve Diyarbakır Tabipler Odası ile ülkedeki birçok baro tarafından ortak basın açıklaması düzenlendi.

Diyarbakır’da doktor eşi tarafından 14 kurşunla katledilen avukat Müzeyyen Boylu Issı için Diyarbakır Barosu ve Tabipler Odası tarafından Diyarbakır Adliyesi önünde ortak basın açıklaması düzenlendi. Yapılan basın açıklamasına çok sayıda avukat, doktor ve vatandaşlar katıldı.
Grup adına basın açıklamasını okuyan Diyarbakır Barosu Kadın Merkezi Koordinatörü Habibe Danışman Deyar, Diyarbakır Barosu olarak taziyeleri baro hizmet binasında kabul edeceklerini söyledi.

Deyar, “Bu vahşi cinayetin başka ölümlere neden olmaması için elimizden gelen her türlü çabayı sarf edeceğimiz, soruşturma ve kovuşturma sürecinin takipçisi olacağımızı, failin en ağır şekilde cezalandırılması için tüm gücümüzle çalışacağımızı kamuoyuna deklare etmek isteriz. Kadın cinayetlerinin durdurulamadığı günlerden geçiyoruz. Bir kez daha bu acı olayla şiddet uygulayanın eğitimli olup olmamasının kadına bakış açısını değiştirmediğini, toplumsal statü ve eğitim düzeyi değişmeksizin kadın üzerinde tahakküm kuran erkek egemen bir bakış açısının devam ettiğini görmekteyiz. Kadın cinayetlerinde koruyucu ve önleyici tedbirlerin alınmadığı, yargılamaların adil, etkin hızlı yürütülmediği müddetçe de bu cinayetlerin önüne geçmek mümkün olmayacaktır. Kadına yönelen erkek şiddetini bir kez daha kınıyoruz. Sözlerimize katledilen meslektaşımızın sözleriyle son veriyoruz. Kadına yönelik şiddetin her türlüsünün karşısında olup, tüm kadınlarında kendi doğal hakları konusunda bilinçlenip bu konuda güçlü bir tutum sergilemeleri gerektiğini ifade ediyoruz. Ayrıca devletin şiddette uğrayan kadınlara yönelik can güvenliğini sağlaması ve yasal haklarını kullana bilmeleri için bir takım tedbirler alması gerekmektedir. Her şeyden önce kadının kendi özgürlüğüne endekslenmesi en doğru tutumdur. Her zamankinden daha fazla bu temelde kadının bunu hak ettiğini ve buna ihtiyaç duyduğunu belirtiyoruz.’ Kadın meslektaşımızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadığımızı kendisine Allah’tan rahmet, ailesine tüm sevenlerine, Diyarbakır Barosuna ve tüm meslektaşlarımıza başsağlığı diliyoruz” dedi.
“Failin bir hekim olması olayın vahametini bir kat daha artırmaktadır”
Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Dr. Şerif Demir ise meslektaşları tarafından böyle bir olayın yaşanmasının kendilerini derinden etkilediğini söyledi. Ailesine ve Diyarbakır Barosu’na başsağlığı dilediklerini kaydeden Demir, “Kuşkusuz yaşanan olayda sorunların şiddet ile çözmenin kadına yönelik şiddetin toplumsal kültürde giderek daha da fazla yer bulmasının etkisi vardır. Ancak failin bir hekim olması olayın vahametini bir kat daha artırmaktadır. Hekimlik, yaşama hakkına en üst düzeyde saygı gösteren bir meslektir. Hekimler bu tutumu sadece mesleki uygulamalarında değil, işleri dışındaki yaşantılarında da sürdürmelidirler. Gündelik hayatta şiddete karşı olmak ve şiddetten uzak durabilmek mesleki uygulamalarda ve hastalarımızın sağlıklı yaşam hakkına verdiğimiz önemin göstergesi ve teminatıdır” diye konuştu.
Basın açıklamasının ardından baro binasında taziyeler kabul edildi.

Bitlis Barosu

Bitlis Barosu, Diyarbakır’da eşi tarafından 14 kurşunla vurularak öldürülen kadın avukat için bir basın açıklaması yaptı.
Baro avukatları, Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde avukat Müzeyyen Boylu Issı’nın öldürülmesine tepki gösterdi. Bitlis Adliyesi önünde toplanan avukatlar adına basın açıklamasını okuyan Bitlis Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Avukat Tuba Arslan Köstekçi, meslektaşları Issı’nın öldürülmesinin bir kadın cinayeti olduğunu belirtti. Kadına şiddetin önlenmesi için her zaman fedakarca çalışan kadın avukatların, bu kez kadın cinayeti nedeniyle bir meslektaşlarını yitirmenin üzüntüsü içerisinde olduklarını ifade eden Köstekçi, “Eğitimli kişiler arasında yaşanan bir boşanma davasının bile kadın cinayetiyle sonuçlanması, ülkemizin kadına şiddetin geldiği durum açısından vahim ve ürkütücüdür. Bu cinayet bize kadına karşı toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ve ayrımcılığın geldiği noktayı çok acı bir şekilde göstermektedir. Konu kadın olduğunda sosyal, ekonomik ve eğitim farkının olmadığını görmek son derece rahatsız edici bir durumdur. Kadına şiddeti artıran nedenler, boşanma davalarının açılması ve nafaka talepleri değildir. Şiddeti artıran nedenlerin başında toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmaması ve kadının özgür bir birey olarak değerlendirmeyip, onu aile içinde sadece bir eş, bir anne, bir kardeş rolüyle sınırlı olarak gören ve göstermeye çalışan zihniyet gelmektedir” dedi.
Meslektaşlarının öldürülmesini kınayan Köstekçi, başta Issı’nın ailesine ve tüm meslektaşlarına başsağlığı dileyerek, davanın takipçisi olacaklarını belirtti.
Bolu Barosu
Avukat Müzeyyen Boylu’nun boşanma aşamasında olan eşi tarafından öldürülmesi Bolu Barosu avukatları tarafından protesto edildi.
Bolu Barosu Kadın Hakları Komisyonu üyeleri, Diyarbakır’da boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından öldürülen avukat Müzeyyen Boylu için Bolu Adliyesi önünde bir araya geldi. Boylu’nun öldürülmesini protesto eden üyeler, yaşananın bir kadın cinayeti olduğunu ve kadına karşı toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin, ayrımcılığın geldiği noktanın acı bir şekilde görüldüğünü söyledi.
Grup adına basın açıklaması yapan Komisyon Başkanı Avukat Fatma Kubilay, boşanma davasının bile kadın cinayetiyle sonuçlanmasının, ülkede kadına şiddette gelinen vahim ve ürkütücü bir durum olduğunu ifade etti. Kubilay, “Bu cinayet bize kadına karşı toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin, ayrımcılığın geldiği noktayı acı bir şekilde göstermektedir. Konu kadın olduğunda sosyal, ekonomik ve eğitim farkının olmadığını görmek son derece rahatsız edici bir durumdur. Bu cinayet bize ’kral çıplaktır’ demektedir. Son yıllarda kadınlara yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artması sistemde birçok yanlışın olduğunu bize göstermektedir. Yetkililerin şiddetle mücadelede başarı gösteremediği bir sonuç olarak karşımızdadır. Sistemin kadını korumadığı, önleyici ve koruyucu tedbirlerin etkisiz olduğu bir gerçektir” dedi.
Yetkilileri göreve davet eden Kubilay, “Özellikle son zamanlarda boşanma davalarının ve nafaka taleplerinin kadına karşı şiddeti arttırdığı yönünde kamuoyunda oluşturulan algı kadına karşı şiddetin artmasına yol açmıştır. Bu tehlikeli durumun derhal sonlandırılması için yetkilileri göreve davet ediyoruz. Kadın şiddetini artıran nedenler boşanma davalarının açılması veya nafaka talepleri değildir. Kadına karşı şiddeti artıran nedenlerin başında toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmaması ve kadını özgür bir birey olarak değerlendirmeyip onu aile içerisinde sadece bir eş, bir anne, bir kardeş rolü ile sınırlı olarak gören ve göstermeye çalışan zihniyet gelmektedir. Bu nedenle yetkililerin samimi ve ciddi bir şekilde; kadına bakış açısını değiştirmek için toplumsal zihniyet dönüşümünü sağlayacak çalışmalar yapması zorunluluğunu bir kez daha önemle ifade ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Erzincan Barosu

Erzincan Baro Başkanı Adem Aktürk, Avukat Müzeyyen Boylu’nun öldürülmesine ilişkin açıklama yaparak, “Meslektaşımız Avukat Müzeyyen Boylu’nun öldürülmesi kadın cinayetidir.” dedi.
“Kadına karşı şiddetin önlenmesi için her zaman fedakârca çalışan avukatlar olarak bu kez kadın cinayeti nedeniyle bir meslektaşımızı yitirmenin çok büyük üzüntüsü içindeyiz” diyen Erzincan Baro Başkanı Adem Aktürk, şu açıklamada bulundu:
“Eğitimli kişiler arasında yaşanan bir boşanma davasının bile kadın cinayetiyle sonuçlanması; ülkemizde kadın şiddetinin geldiği durum açısından vahim ve ürkütücüdür. Bu cinayet bize kadına karşı toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin, ayrımcılığın geldiği noktayı acı bir şekilde göstermektedir. Konu ‘kadın’ olduğunda sosyal, ekonomik ve eğitim farkının olmadığını görmek son derece rahatsız edici bir durumdur. Bu cinayet bize ‘Kral çıplaktır” demektedir. Son yıllarda kadınlara yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artması sistemde birçok yanlışın olduğunu bize göstermektedir. Sistemin kadını korumadığı, önleyici ve koruyucu tedbirlerin etkisiz olduğu bir gerçektir. Özellikle son zamanlarda boşanma davalarının ve nafaka taleplerinin kadına karşı şiddeti arttırdığı yönünde kamuoyunda oluşturulan algı kadına karşı şiddetin artmasına yol açmıştır. Kadın şiddetini artıran nedenler boşanma davalarının açılması veya nafaka talepleri değildir. Kadına karşı şiddeti artıran nedenlerin başında toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmaması ve kadını özgür bir birey olarak değerlendirmeyip onu aile içerisinde sadece bir eş, bir anne, bir kardeş rolü ile sınırlı olarak gören ve göstermeye çalışan zihniyet gelmektedir. Bu nedenle yetkililerin samimi ve ciddi bir şekilde; kadına bakış açıcını değiştirmek için toplumsal zihniyet dönüşümünü sağlayacak çalışmalar yapması zorunluluğunu bir kez daha önemle ifade ediyoruz.
Meslektaşımız Av. Müzeyyen Boylu’nun öldürülmesini kınıyor, ailesine; başta Diyarbakır Barosu olmak üzere tüm meslektaşlarımıza başsağlığı diliyor, davanın takipçisi olacağımızı beyan ediyoruz. Erzincan Barosu olarak dün olduğu gibi bugün de kadının insan haklarının sağlanması için mücadelemizi fedakârca sürdüreceğimizi ve kamuoyuyla paylaşıyoruz.”

Mersin Barosu

Mersin Barosu’nun kadın avukatları, 3 günde biri avukat 3 kadının öldürülmesini kınadılar. Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Şirin Güner, kadına yönelik şiddeti artıran nedenlerin başında, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanamamasının geldiğini söyledi.
Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi Üyeleri, Mersin Adliyesi Baro Odası’nda yaptıkları açıklamayla son 3 gün içinde 3 ayrı kentte 3 kadının öldürülmesini kınadılar. Tüm Türkiye’de TÜBAKKOM ve barolar tarafından eş zamanlı yapılan ortak açıklamayı, Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Şirin Güner okudu.
Av. Güner, kadına karşı şiddetin önlenmesi için her zaman fedakarca çalışan kadın avukatlar olarak, Diyarbakır Barosu üyesi kadın meslektaşları Müzeyyen Boylu’nun, doktor eşi tarafında 14 kurşunla, Aydın’dan Nergis Yavaş’ın eşi tarafından bıçaklanarak, İzmir’de de Gizem Tabak ve iki yaşındaki oğlunun, birlikte olduğu erkek tarafından öldürülmelerinin büyük üzüntüsü içinde olduklarını söyledi.
“Vahim ve ürkütücü bir tablo”
Av. Müzeyyen Boylu’nun öldürülmesinin, bir kadın cinayeti olduğunun altını çizen Güner, “Eğitimli kişiler arasında yaşanan bir boşanma davasının bile kadın cinayetiyle sonuçlanması; ülkemizde kadın şiddetinin geldiği durumun vahim ve ürkütücü bir tablosudur. Bu cinayet bize kadına karşı toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin, ayrımcılığın geldiği noktayı acı bir şekilde göstermektedir. Konu ‘kadın’ olduğunda sosyal, ekonomik ve eğitim farkının olmadığını görmek son derece rahatsız edici bir durumdur. Son yıllarda kadınlara yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artması, sistemde birçok yanlışın olduğunu bize göstermektedir” dedi.
“Davanın takipçisi olacağız”
Özellikle son zamanlarda boşanma davalarının ve nafaka taleplerinin kadına karşı şiddeti arttırdığı yönünde kamuoyunda oluşturulan algının, kadına karşı şiddetin artmasına yol açtığını dile getiren Güner, “Bu tehlikeli durumun derhal sonlandırılması için yetkilileri göreve davet ediyoruz. Kadın şiddetini artıran nedenler, boşanma davalarının açılması veya nafaka talepleri değildir. Kadına karşı şiddeti artıran nedenlerin başında, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmaması ve kadını özgür bir birey olarak değerlendirmeyip, onu aile içerisinde sadece bir eş, bir anne, bir kardeş rolü ile sınırlı olarak gören ve göstermeye çalışan zihniyet gelmektedir. Bu nedenle yetkililerin; kadına bakış açısını değiştirmek için toplumsal zihniyet dönüşümünü sağlayacak çalışmalar yapması zorunluluğunu bir kez daha önemle ifade ediyoruz. Meslektaşımız Av. Müzeyyen Boylu’nun öldürülmesini kınıyor, ailesine, başta Diyarbakır Barosu olmak üzere tüm meslektaşlarımıza başsağlığı diliyor, davanın takipçisi olacağımızı beyan ediyoruz. Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak, dün olduğu gibi bugün de kadının insan haklarının sağlanması için mücadelemizi kesintisiz sürdüreceğiz” diye konuştu. İHA

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
----------------------------------------------------------------------------------------------------