SON DAKİKA

O ŞEHİR KALMADI HAFIZALARDA (1)

Bu haber 13 Haziran 2018 - 0:06 'de eklendi ve 1.962 kez görüntülendi.

Yaşadığınız şehre turist gibi geldiğinizi düşünün. Rehber eşliğinde, doğduğunuz, büyüdüğünüz şehri tanımaya başlarsınız.

Geldiğiniz şehrinizi hatırlamaya çalışırsınız, birden bire. Gelmeden önce hafızanızda kalan şehri düşünür ve heyecanlanırsınız.

Doğduğunuz evi, koştuğunuz sokakları, mahalle bakkaliyesini, leğende hamur götürdüğünüz fırını, arada bir annenizle babanızla içine doğru gittiğiniz diğer mahalleleri düşünürsünüz, heyecanlanırsınız.

Gelmeden önce birkaç fotoğrafa bakarsınız, dünden kalan. Çocukluk günlerinize dair kenarı yırtık, solmuş, bazıları kırık fotoğraflarla çocukluğunuzun geçtiği mahalleyi hatırlarsınız.

Arkadaşlarınızın bazısının ya soy ismini ya adını unutmuş olabilirsiniz. Bazı kıyıda köşede kalmış olanları ya hatırlarsınız ya anne veya baba adıyla işi kotarmaya bakarsınız.

Çocukluk döneminden arkadaşlarınızdan kimlerin kaldığını merak edersiniz. Seneler sonra geldiğinizde arkadaşlarınızla neler paylaşabileceğinizi düşünürsünüz. Neler konuşmanız gerekir? Başınızdan geçen olaylar nelerdi?

Hangi bahçeye dut yemek, erik çalmak için gittiğinizde yakalanmışsınız?

Hangi mahalle delikanlılarıyla kavun-karpuz savaşına girerken yenilmişsiniz veya yenmişsiniz?

Gideceğiniz şehirde hangi konağın ya da köşkün kapısını bayram sabahı çalmış, neler verilmiştir, size?

Bayramlık almak için hangi esnafı gezdiniz babanızla, annenizle?

Hangi kardeşinizin elbisesi küçüldüğü için sizin ölçülerinize göre tekrar sökülüp dikildi?

Siz, ilkokula gidişinizin ilk gününü hatırlar mısınız? Elinizden tutan babanız mıydı, anneniz miydi? Veya mahalle çocuklarından bir üst sınıfa gidenlerle mi okula vardınız?

Okulda size verilen farklı bir tada sahip ekmeği yerken ne düşündünüz? Size içirtilen süt tozu ile kendinizi nasıl hissettiniz?

Kaybettiğiniz silginizin yerine yanlışlarınızı defterinizde silmek için, annenizin tokyo terliğinin aşınan topuk kısmından hiç kopardığınız bir parça oldu mu?

Kaleminiz tükenmeye doğru gidince parmaklar arasına sıkıştırmak için, tükenmez kalem kapağını kullandınız mı?

İlk karnenizi alırken evden beklentileriniz nelerdi? Evde nasıl karşılandınız, elinizdeki karneyle?

İlk oruç tuttuğunuz zaman, sırtına alan oldu mu sizi, avlunun içinde gezdirerek?

Bayramların unutamadığınız hatıraları canlandı mı, gözünüzde?

Siz, seneler sonra geldiğiniz şehrinizde kendinizi yabancı hissediyorsanız, taşların yerinden nasıl sarsıldığını görüyorsanız ne düşünürsünüz?

Lülelerinden akan suların kuruduğu, su yalaklarının zincirli taslara yabancı kaldığı, çeşme kitabelerinin tahrip edildiği, boyandığı, yerinden çıkarıldığı sokaklarda tarihî evlerin üstüne çıkma katlarının yükseldiği, kimsesiz kolu kanadı kırık evlerin yalnızlığa terk edildiği ortamda çocukluğunuzdan ne eser kalmış mıdır?

Fırınlarda kokusu yükselen ekmekten eser olmadığını görünce ne düşüneceksiniz? Mahalle fırınından alacağınız ekmeğin nasıl renk değiştirdiğine şaşıracak mısınız?

Esnafın kepenklerini indirmeden camiye gittiği zamanları hayal ederken hırsızlıklara karşı tedbire gerek duymadığı zamandan kepenkleri kilitlediği zamanlara taşınırken, evlerinin demir çelik kapılarına ikinci kapı takanların, balkonlarını demirleyenlerin, pencerelerine korkuluk takmadan kendilerini rahat hissetmedikleri günümüzle bir karşılaştırma yapabilecek misiniz?

Çocukluğunuzun yıllarında avlusunda oynadığınız evlerin yerine yeller mi esiyor? Çok katlı apartman işgaline uğramış evlerin fotoğraflarına bakıp avunurken konu-komşudan kimler kalmıştır, mahallenizden?

Yoğurdunuzu, peynirinizi, yağınızı aldığınız köy semt pazarını mı aradınız? Doğrudan AVM’lere gitmeniz lazım. Mahallenizdeki bakkaliyeden ancak çocukların alabileceği albenili gofretleri, şekerleri, naylon topları, abur-cubur yiyecekleri bulursunuz. Başka bir şey aramayın, bakkaliyeden.

Siz, rehberinize yaşadığınız sokakları, gezdiğiniz mahalleleri sormayın, zinhar!.. Çok katlı apartmanların yerinde tarihî evleri, konakları, köşkleri söze katmayın. Muhakkak rehberiniz, bir yolunu bulup, bunlardan haberdar olmadığını söyleyecektir.

Bayram namazını kıldığınız camii, muhakkak gecekondularla-gündüzkondularla sarıp sarmalanmıştır, çepeçevre.

(DEVAMI YARIN)

Mehmet Ali ABAKAY
Mehmet Ali ABAKAYozdiyarbakirgazetesi@mynet.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
----------------------------------------------------------------------------------------------------