SON DAKİKA

ŞEHİR ARAŞTIRMALARI MERKEZİ ve AÇIKLAMALAR

Bu haber 13 Mayıs 2018 - 0:01 'de eklendi ve 594 kez görüntülendi.

Şehir Araştırmaları Merkezi’ni oluştururken en çok sıkıntı çektiğimiz husus, şehirlerin tarihini konu alan eserleri bir araya getirmek, gerçekleştirilen sempozyum bildiri kitaplarını edinmek, genel hatlarıyla tarih konulu yazılan eserlerden şehirlerle ilgili bölümleri tespit etmek ve yerel tarih kitaplarını temin oldukça sıkıntılı oldu.

Bir şehir ya da o şehrin bulunduğu bölgede tarihe dair eserleri bütünleştirmek, konu hakkında yazılan eserlerdeki ortak yönlerle çelişen bölümler, tarihin zamana ve mekâna ve şartlara göre kaleme alındığını gösterir.

Bir ideale gönül vermenin, bağlanmanın insanı yalnızlığa iten serencamında otuz senedir aynı fikirde ayak diretme ya haklılığımızın  ya anlaşılmazlığımızın işaretidir. Anlaşılmama hali, kendimizi yeterli ifade edemeyişimiz midir yoksa muhattab bulamayışımız mıdır?

Doğrusu Şehir Araştırmaları Merkezi bizimle başladı, ülke geneline hitap eden makalelerimizle birçok şehirde farklı isimlerle nevş û nemâ buldu.

Bir şehrin kültür, sanat, tarih, mimarî, iktisadî, musıkî olmak üzere yirmiden fazla başlık altında ele alınıp süreli yayınlarla, görsel malzeme zenginliğiyle ele alınmasının o şehre kattığı değeri, maddî şekilde belirlemek, mümkün değildir.

Şehir monografisinin birçok cepheden canlı hafızasını oluşturan çalışmamız, idealimiz Şehir Araştırmaları Merkezi, muhattap bulamayışın verdiği yalnızlık, dar çemberde gittikçe sıkışmaya sebebiyet verse dahi, istenilene ulaşma arzusu daima tehir edilse bile, zaman içinde muhakkak gerçekleşecektir.

Merkezin çıkış noktasının Diyarbakır oluşu, bu sıkıntıların en başında gelmektedir. Bunu kalkıp inkâr etmenin, kabul etmemenin manası olmaz. Diyarbakır’dan başlattığımız, sessiz sedasız yürüttüğümüz Şehir Araştırmaları Merkezi, başka bir ilde hayatiyet bulsaydı, durum içinde olunan ahvâlden farklı olurdu, kuşkusuz.

Bir şehrin her alanında kendisini merkeze alan bu ideal, kapısını çalan herkese istediği konuda az ya da çok bilgiyi belgeli biçimde verecekken, doğru bilinen yanlışların üstünü çizip, istenenin ne olacağını belirleyecekken, on binlerce kitabın, kaynağın, gazetenin, derginin, fotoğrafın hala gün ışığına çıkmaması konunun muhattabının belirsizliğini gösterir.

Şehir Araştırmaları Merkezi’ni bulunduğumuz ildeki kimi katıldığımız sempozyumlarda, dost meclislerinde ve yazabildiğimiz oranda gazetelerle dergilerde, sitelerde dile getirmeye çalışmaktayız. Bu tür hayatiyet taşıyan, ülke geneline hitap eden, medeniyetin yeniden ihyası olarak gördüğümüz, para-pul istemediğimiz, unvan beklemediğimiz, tek başına girişip sürdürdüğümüz, çizdiğimiz yolda yalnız yürümeye mahkûm kılındığımız yolda daima sitem olmayacak, tavrımız gelecek günlere umutla bakmamızın önünde engel değil, kuşkusuz.

İnsanımızın bir ete-kemiğe bürünmeyen, somut hale gelmeyen, ne olduğunu bilmediği konuya temkinli yaklaşımı, tecrübelerden kaynaklanmaktadır. Deneyimlerle hareket eden insanımızla kendisini “akademisyen” olarak adlandıran kimi üniversite camiasının tavrı, aynı kefeye konulmaz. İşe ticarî bakmaktan başka bir şey yapmayan şehirden palazlanan bazı kişiler, şehre olan bağlılıklarını her daim yapılan işten elde edilecek hasılatla eş değer tutmaktadır. Belki siyasî rolde olanları unuttuğumuzu sanan olur ki onlar da bu çerçevede yer alır. Çünkü yerelde siyaset icrâ eden, belirleyici olarak şehre dair yatırımları, kendilerine destek veren tarafların yönlendirmeleriyle gerçekleştirir.

Şehir Araştırmaları Merkezi, günümüzde turizm yatırımlarını, şehrin turizm meseleleriyle ilgilidir. Şehrin kalkınmasında bacasız sanayi olarak görülen, görülmeye zorlanan şehirde yatırımlar yapılması gerekirken, kalıcı çözümler yanında turizm alternatif olarak gösterilmekte, iç ve özellikle dış turizme yönelik deniz, güneş, doğa ve tarih alternatifleri sunulmaktadır.

Şehir Araştırmaları Merkezi, tarihle içiçedir. Tarihle ilgili her eseri bünyesinde bulundurmayı hedefler. Tarihle ilgili yazılan eserleri, çıkan dergileri, yayınlanan gazeteleri, arşivde kalan fotoğraflarla belgeleri içine alır.

Şehir Araştırmaları Merkezi, edebiyatı merkezine alır. O şehirde konu başlıkları altında eser vermiş her ismin eseri, özenle merkezde bulundurulur. Bir şehirde bazen iki yüz isim tarihten bu güne gelir, bazen binlerce isim söz konusu olur. Bu eserleri, o şehre değer katan isimlerle bir araya getirmek ancak konuya duyarlı olanların desteğiyle mümkündür. Çünkü kimi eserler bazen 100 bazen 500 adet basılır, zaman içinde yitiklere karışır. Edebiyat başlığı altında yirmi civarında alt madde açılır; şiir, roman, hikâye, deneme, makale, gezi, söyleşi,.. Bu eserlerde şehre dair yaklaşımlar, örnekler çıkarılarak şehre ait olması gereken her bilgi derlenip toparlanabilir.

Şehir Araştırmaları Merkezi, musıkî alanında eser vermiş isimlere ait her çeşit materyalin toplandığı yerdir. Plâk, Kaset, Ses Kaydı, Kaynaklar, Dergi Makaleleri, Gazete Haberleri,..

Zaten her gün yazmaktayız, merkezin ne olup olmadığını. Can sıkmadan bu yazıyı noktalarken durup düşünmeye davetkâr kılan tek cümle yazalım: Bu merkez kurulsa her şehrin hayatında ne değişir?

Mehmet Ali ABAKAY
Mehmet Ali ABAKAYozdiyarbakirgazetesi@mynet.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
----------------------------------------------------------------------------------------------------