SON DAKİKA

STK’LAR DA SORUMLULUK ALMALI

Bu haber 13 Ocak 2018 - 0:15 'de eklendi ve 280 kez görüntülendi.

AHMET BEŞENK

Uyuşturucu ile mücadele noktasında gecesini gündüzüne katan Yeşilay Derneği Diyarbakır şube Başkanı Yahya Öğren, uyuşturucu illetine bir kez daha dikkat çekerek her geçen gün katlanarak büyüyen uyuşturucu illetinden kurtulmak için toplumun tüm katmanları olarak birlikte hareket edilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Uyuşturucu kullanım yaşının çok düştüğüne de dikkat çeken Öğer uyuşturucu baronlarının çocukları kullanmak maksadıyla kendilerini korumaya aldıklarına da değinerek asıl baronların yakalanması gerektiğinin önemini beyan etti.

Uyuşturucu illeti günümüzün en büyük sorunlarının başında yer alıyor. Sokakların başıboş tenhalarının uyuşturucu tuzakları ile dolu olduğuna vurgu yapan Yeşilay Derneği Diyarbakır şube Başkanı Yahya Öğren, aileleri ve yetkilileri uyarıyor.

‘YANLIZLAŞMAMIZ EN ÖNEMLİ UNSUR’

“Hızla gelişen ve değişen bu dünyada insan yalnızlaştırıldı, ötekileştirici bir tavır takındı. İnsan kendini akla ve hayale gelmeyecek bazı hastalıklı alışkanlıkların kucağına attı. Madde bağımlılığı, sigara bağımlılığı, alkol bağımlılığı, teknoloji bağımlılığını insanoğlu bu dünyada kendine bir çıkış kapısı olarak görmeye çalıştı. Oysa çıkış kapısından ziyade, sıkıntı, dert, elem ve kader kapısı olarak kendisine geri döndü ve madde bağımlılığı bütün dünyanın başına bir felaket gibi çöktü. Bağımlılıktan kaynaklı ölümler her geçen gün artarken laboratuar ortamında üretilen ve insanı insan olmaktan çıkarıp vahşileştiren, canavarlaştıran madde üreticilerinin her geçen gün çok daha fazla kendilerine kurbanlar seçtiklerine şahit olabiliyoruz. Sigara bağımlılığı çok basite alınmakla beraber her gün yeni bir zararının ortaya çıkması, işin doğrusu bizleri dehşete düşürmektedir.’

‘TÜTÜN KULLANIMI BİR STATÜYDÜ ÖNCELERİ’

“Daha düne kadar tütün kullanmanın bir statü gösterisi olarak bizim toplumumuzda büyümenin ve olgunlaşmanın alameti olarak bilindiği, bayramlarda, seyranlarda her yaş gurubuna ikram edilmesi bir marifetmiş gibi algılandığını görülmekteydi. Bu toplumda sigara kullanımı hızlı bir şekilde yayılırken süreç içerisinde çok ciddi manada tütün kaynaklı ölüm vakalarının da karşı karşıya kaldığımızı gerçekliği bizi şaşırtmıyor artık. Bugün Türkiye nüfusunun üçte birinin tütün kullandığı gerçekliği sigara kullanma yaşının 8 – 9 yaşlarına kadar indiği, anne adaylarının %41’inden fazla sigaranın kullandığı ve yılda ortalama dünyada 6 milyon insanın öldüğü, Türkiye’de de 100 bine yakın insanın sigaradan dolayı vefat ettiğini maalesef yeni, yeni öğreniyoruz. Giden milli sermaye, kaybolan hayatlar ve bağımlı olan bir nesil ile karşı karşıya kaldığımızda sonraki zamanlarda ah, vah’larımızın çok da önem arz etmediğini üzülerek söyleyeyim.”

‘EBEVEYLER SORUMLU OLMALI’

“Sigara içen ebeveynlerin çocuklarının da sigara kullanmanın sıklıkla karşılaştığı, çünkü rol model olarak anne ve babanın çocuklarının belleğinde çok ciddi manada yer ettiğini biliyoruz. Her yıl çıkan yangınların başlıca sebebinin sigara olduğu gerçekliği, her 3 Bin paket için bir ağacın kesildiği, günde 10 TL sigaraya veren bir vatandaşın ayda 3 yüz TL, yılda 3 Bin 600 Tl parasını aslında çöpe atıldığını söylemek zorundayız. Madde bağımlılığı kullanımı noktasında sigara kullanımı 1. basamağını teşkil ediyor. Problemlerle baş edemeyen çocuklar sıkıntılarla baş başa kaldığında kendini sigaraya, alkole, uyuşturucuya vererek bir çıkış kapısı olarak görmesi ebeveynler olarak ve eğitim camiası olarak bizim bu anlamda sınıfta kaldığımızın bir belirtisi, bir işaretidir. Bugün Türkiye genelinde madde kullanımının yüzde üç buçuklarda olduğu hakikati karşısında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin 2014 yılında yaptığı bir çalışmada 14 Bin madde kullanıcısının olduğunu hepimiz hayretler içinde karşılıyoruz, bu gerçeği biliyoruz. O yüzden tablonun öteki tarafına baktığımızda esrar kullanımının bu sayıya dahil olmadığını ve esrar kullanıcılarını da bu sayıya dahil ettiğimizde 70 – 75 Binler gibi devasa bir rakamdan bahsediyoruz. Burada suçlu aramaktan ziyade ciddi manada yozlaşan, ciddi manada etik değerlerden uzak tutulan ve ciddi manada problemleri ile baş başa bırakılarak terk edilen acziyet gösteren bireylerle karşı karşıya kaldığımızı unutmamamız lazım. Sigara kullanımında olduğu gibi yasakların yetmediğini, aynı zamanda bilinçlendirme çalışmalarının hızlandırılması gerektiğine ve denetleme mekanizmasının bu toplumda ciddi manada oturtulmasına ihtiyaç vardır. Denetlenmeyen birilerinin adamıdır diye kayrılan, göz yumulan yasaklı yerlerde bu tür maddelerin kullanımına göz yuman sözüm ona birilerinin adamının sadece orada bulunanlara zarar vermediğini, bu toplumda yaşayan herkese zarar verdiği bilincinde olmak zorundayız. Denetleme mekanizmasının hızlandırılması, cezaların caydırıcı olması elbette ki bu toplumda sigaranın da, alkolün de, uyuşturucunun da minimize edilmesine vesile olacaktır.”

‘AMATEM VE ÇEMATEM’İN BİTMESİ BEKLENMEMELİ’

Yıllardır ihmal edilen uyuşturucunun bir ayağı olan tedavi ayağının Diyarbakır’da Ağır aksak yürümesi hakikaten üzücüdür. Bir türlü ne mantıkla kurulmadığı anlaşılmayan fakat Sayın valimizin bu konudaki azmi ve kararı ile beraber inşallah ayın 18’inde ihale aşamasında olacak ve Diyarbakır hizmetine sunulacaktır. Ancak biz hantal işleyen bürokrasinin uzun bir zamana yayıldığını bildiğimiz için Amatem’in açılacağı güne kadar acil bir şekilde kiralama yöntemi ile çalışmalara başlamasının gerekliliğine vurgu yapmak istiyorum. İhalesi ve yapımı biten inşaattan sonra Amatem’in oraya taşınmasını Sayın valimizden istirham ediyoruz. Çünkü madde bağımlılığından dolayı kayıplar her geçen gün gerçekleşiyor. Can kaybının yaşanmaması için tedavi olmak isteyenlere kısa zamanda tedavi noktası olarak cevap veremezsek sonraki zamanlarda tedaviyi reddetme ve tedavinin imkansızlaşacağı gerçekliği vardır. Çematem’in Diyarbakır’da oluşu bizleri elbette ki sevindirmiştir ama gönül isterdi ki Dicle Üniversitesi bünyesinde de Amatem ve Çematem’ın açılması ve bölgeye hitap edecek tedavi merkezlerinin oluşturulması noktasında Üniversitemizde bu konuda elini taşın altına koymasıdır. Kampüs alanı olarak Türkiye’de 2. Büyük  alana sahip olan Dicle Üniversitesi’nin yerleşkesi pekala bu işler için uygundur ve bu işler Diyarbakır’dan başlatılarak bölgeye ve ülkemize örnek olabilecek rehabilitasyon merkezlerine öncelik olarak üniversitemizin yatmasının canı gönülden isteriz.”

‘İSLAMİ KESİMİN ÇOCUKLARI DA BU İLLETTE DÜŞÜYOR’

“Madde kullanımı sadece bir kesimin problemi değil maalesef, bu toplumda Mütedeyyin, dindar ailelerin çocukları da bu hastalığa düçar olabiliyorlar. 2016 yılında Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nün yaptığı çalışmada Bin’e yakın kullanıcının ve yine Bin’e yakın satıcının adli mercilere intikal ettirilmesi olayına baktığımızda içimizi acıtan satıcılar arasında 7 tane çocuğumuzun 12 -15 yaş arasında olduğu, 70 küsur çocuğumuzun da 15 -18 yaş arasında olduğudur. Ne yazık ki yasal boşluklardan faydalanmaya çalışan baronlar çocuklar ceza yemezler ya da az ceza yerler diye çocukları bu işte rahatlıkla torbacı olarak kullanabiliyorlar ve aynı çocuklar önümüze maalesef sadece satıcı olarak değil aynı zamanda kullanıcı olarak da çıkabiliyor. Yapılması gereken Amatem ve Çematem in bütün illerde hızlı bir şekilde açılmalarına sağlanmasıdır. Yeşilay danışmanlık merkezlerinin (YEDAM) aktifleştirilmelidir. İslami camianın, sivil toplum kuruluşlarının bağımlı bireylere yaklaşımı noktasında biraz daha duyarlı olmalarının sağlanması, ebeveynlerin çocuklarına zaman ayırdıkları gibi çocuklarını denetlemeleri, gözlemlemeleri gerekmektedir ve yine var olan yasaların güncellenerek yeniden yürürlüğe konulması, denetim mekanizmasının ciddi bir şekilde oluşturulması, halkın emniyetle çalışabilirliği noktasında yeni bir çalışmanın, yeni bir yol haritasının çizilmesi gerektiğine inanıyoruz.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
----------------------------------------------------------------------------------------------------