Dolar 13,5513
Euro 15,1222
Altın 779,41
BİST 1.983,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 3°C
Hafif Yağmurlu
Diyarbakır
3°C
Hafif Yağmurlu
Paz 5°C
Pts 10°C
Sal 10°C
Çar 11°C

2022 YILININ SONUNDA SERİ ÜRETİME GEÇİLECEK

2022 YILININ SONUNDA SERİ ÜRETİME GEÇİLECEK
A+
A-
31.12.2019
207

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerli otomobil ile ilgili, “Belirlenen tarihte üretime de geçilecektir, 2022’nin sonunda seri üretim. Milletimiz de Türkiye’nin otomobiline tüm kalbi ile sahip çıkmıştır, başta şahsım olmak üzere siparişleri de almaya başladık” dedi.

Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen TÜBİTAK ve TÜBA Bilim Ödülleri Törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu sene 57 bilim insanının TÜBİTAK ve TÜBA tarafından ödüle layık görüldüğünü, TÜBİTAK’ın 3 farklı kategoride toplam 16 ödül belirlediğini, TÜBA’nın ise 4 farklı alanda 41 ödül vermeye kararlaştırdığını söyledi.
Bilimin ve mühendisliğin her alanında araştırmacılara önemli imkanlar sunduklarını söyleyen Erdoğan, “Mesela 2002 yılında bilim insanlarımıza sadece 150 milyon lira destek sağlanırken bu sene verdiğimiz destek 1,8 milyar liraya ulaştı. Böylece üniversitelerimizin ve sanayimizin araştırma kapasitesini önemli ölçüde artırdık. Bu desteklerle 207 üniversite, bin 572 araştırma, geliştirme ve tasarım merkezi ile 85 teknoparkta faaliyet gösteren araştırmacıların da yanında olduk. Adeta sıfırdan kurduğumuz alt yapı sayesinde araştırma geliştirme harcamalarının milli gelirimizdeki payı ilk defe yüzde 1’i aştı. İnşallah önümüzdeki dönemde bu oranı çok daha artıracağız. Çünkü gönümüz ekonomisinin rekabetçi yapısında öne çıkmanın yolunun ileri teknoloji ve yenilikçilik olduğunu biliyoruz. Güçlü ve sürdürülebilir büyüme oranlarını yakalayabilmemiz için üretimimizi yüksek teknolojiye dayalı katma değerli ürünlere yöneltmek mecburiyetindeyiz. Bilim insanlarımızın ortaya koyacağı başarılar, yenilikler ve keşifler bu dönüşümü gerçekleştirmede kritik öneme sahip” diye konuştu.
Milli teknoloji hamlesi amacıyla Türkiye’yi dünyadaki tüm bilim insanları için çekim merkezi haline getirmek istediklerini belirten Erdoğan, “Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı ile oldukça vizyoner ve yenilikçi bir mekanizma oluşturduk. Çağrımıza dünyanın dört bir yanından başvuru aldık. Alanın en iyisi küresel şirketlerden ve dünyanın en iyi üniversitelerinden araştırmacılar Türkiye’ye gelip bizim kurduğumuz alt yapılarda çalışmayı tercih ettiler. Hali hazırda 98’i Türk, 29’u yabancı olmak üzere 127 üst düzey araştırmacı bu programdan yararlanıyor. Gelen araştırmacıların kendi ekiplerini kurmalarını da temin ediyoruz. Desteklenen her bir araştırmacımız inşallah 5’er doktora öğrencisi yetiştirecek, bu doktora öğrencileri de yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesi çalışmalarında yer alacaklar. Böylece adım adım hedeflerimize yaklaşmış olacağız” şeklinde konuştu.
“2022’nin sonunda seri üretim”
Geçen hafta Bilişim Vadisinin açılışının yapıldığını hatırlatan ve Vadi hakkında bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık yeni teknolojilerin sadece pazarı olmakla kalmayacağız, bu teknolojileri üreten, tüm dünyaya yayan ve kendi koyduğu standartları kabul ettiren bir ülke haline gelmekte kararlıyız. Bilişim Vadimiz bu noktada kritik bir rol üstlenecek. Marmaray bağlantısını yaparak İzmir’deki Teknoloji Üssü ile bütünleştirerek Bilişim Vadisinin cazibesini artırmaya çalışıyoruz. Türkiye’nin Otomobili projesinin burada şekillendirilmiş olması doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Geliştirilen otomobillerin ilk gösterimini de Cuma günü burada yaptık. Gerçekten gurur verici, ümit verici, her türlü taktire layık bir çalışmanın gerçekleştirildiğini gördük. İnşallah aynı azim ve kararlılıkla devam edilerek belirlenen tarihte üretime de geçilecektir, 2022’nin sonunda seri üretim. Bursa’daki fabrika, Gemlik’te biliyorsunuz Silahlı Kuvvetlerimize ait, 4 milyon metrekarelik bir alanının 1 milyon metrekaresini şuanda TOGG, yani Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubuna tahsis ettik. Şimdi süratle fabrikamızı orada yapacak ve oradan uluslararası sulara açılma imkanımız olacak, çünkü aynı zamanda limanı da orada rahatlıkla yapabilme imkanımız var. Projenin her aşamasını adım adım takip ediyor, çıkan her sorunu çözüyoruz. Zira Bursa otomotiv sanayimizin aynı zamanda yan sanayi olarak da Türkiye’de en güçlü olduğu bir yer. Bu proje ülkemiz için otomobil üretmenin çok daha ötesinde bir vizyona sahiptir. Türkiye’nin Otomobili sanayimizi tasarımdan üretime tüm bileşenleri ile geleceğe hazırlama çabamızın müşahhas örneğidir. Projede yer alan herkes gecesini gündüzüne katarak aynı amaç uğrunda emek veriyor ve milletimiz de Türkiye’nin otomobiline tüm kalbi ile sahip çıkmıştır, başta şahsım olmak üzere siparişleri de almaya başladık. Milletimizin projeyi böylesine sahiplenmesi Devrim Otomobilinin önünü kestiler, ama inşallah ama inşallah devrin otomobilinin önünü kesemeyecekler. Yerli ve milli teknoloji hamlelerinin başına gelinlerin inşallah devrin otomobilinde tekrarlanmayacağının en büyük ispatıdır. Ülkemizde maalesef alenen husumetle, atılan her hayırlı adımın karşısında yer almayı muhalefet sanan sığ bir anlayış bulunuyor. Türkiye’de hayata geçirilmiş hiçbir proje yoktur ki, milletimizin vücuduna 200 yıldır adeta bir kene gibi yapışan bu zihniyete rağmen yapılmamış olsun. Biz de son 17 yılda ne yaptıysak sürekli ‘yapamazsınız, başaramazsınız’ diyen bu şeamet tellallarına rağmen başardık. Hiçbir şey üretmediği, hiçbir hizmet ortaya koymadığı halde varlığını sürdüren bu asalak zihniyete teslim olmadık, olmayacağız. Bu hastalıklı zihniyetin en büyük panzehri hep daha büyük projeleri hayata geçirmemiz, büyük başarılar ortaya koymamızdır. Türkiye’nin Otomobili Projesi gibi atılımların ülkemize belki de en büyük katkısı işte budur” dedi.
“Bozdoğan, hedef uçağa yapılan ilk güdümlü atış testini başarı ile tamamladı”
TUBİTAK Savunma Sanayi Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü SAGE’nin kendi alanında önemli başarılara imza attığını belirten Erdoğan, “SAGE tarafından geliştirilen ilk yerli havadan havaya füzesi Bozdoğan, hedef uçağa yapılan ilk güdümlü atış testini başarı ile tamamladı. İlk yerli seyir füzesi SOM ailesinden SOM B-1 ve SOM B-2 füzeleri eklenen yeni yeteneklerini Hava Kuvvetlerimiz tarafından gerçekleştirilen başarılı test atışlarıyla da kanıtladı. Milli mühimmatımız hassas güdüm kitinin TSK’ne teslimatı da gerçekleştirildi. Geliştirilmekte olan çok kritik alt sistemlerimiz arasında yer alan Kaşif, Atlas, SG Konum gibi ürünler savunma sanayi firmaları tarafından kullanılmaya başlandı. İnşallah SAGE’den önümüzdeki dönemde çok daha büyük başarılar bekliyoruz. Aynı şekilde kutuplarda ülkemizin bayrağını dalgalandıran Türkiye Antarktika Bilimsel Araştırma Kampı da kuruldu. Kamp bünyesindeki meteoroloji istasyonu faaliyete geçti ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığının deniz tabanı haritalaması da gerçekleştirildi. Konuyu Boris Jhonson ile de görüştüm, belki de İngiltere ile bu çalışmayı daha da yaygınlaştırarak sürdüreceğiz. Nihai hedefimiz Antarktika Anlaşmalar Sisteminde gözlemci ülke statüsünden danışman ülke statüsüne geçerek kıtanın geleceğinde söz sahibi olmaktır” diye konuştu.
2 hafta önce Malezya’da Kuala Lumpur zirvesine katıldığını belirten Erdoğan, Türkiye olarak 15 anlaşma ile bu zirveden dönüldüğünü, bunlardan birinin de TUBİTAK ile Malezya, Katar ve Endonezya’daki muadilleri arasında Mükemmeliyet Merkezi kurulmasına ilişkin anlaşma olduğunu belirten Erdoğan, “Amacımız; güvenlik, gıda, sağlık, ulaşım, enerji, bilgi ve iletişim teknolojilerinde ülkelerimizin ortak ihtiyaçlarına çözüm getirmektir. Bilgi ve teknolojiyi paylaşmanın yanı sıra araştırmacılarımızın serbest dolaşımını sağlamak da beklentilerimiz arasındadır. Oluşturacağım bu enerjinin diğer ülkeleri de cezbedeceğini düşünüyorum. Aslında biz bu merkez ile geniş çaplı bir teknoloji atılımının ilk adımını atmış olduk” açıklamasında bulundu.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a TÜBİTAK Bilim ve Teknik 1990 Ağustos sayısını hediye etti. Kanal İstanbul’un gündemde olduğunu kaydeden Bakan Varank, TÜBİTAK Bilim ve Teknik dergisinin 1990 Ağustos sayısında merhum Jeoloji Yüksek Mühendisi Yüksel Önem’in bir makalesi olduğunu ve makalenin sonunda, “İstanbul Kanalı şimdilik şüphesiz bir hayaldir ama insanoğlu tarih boyunca hep gönlündeki büyük hayalleri erişmek savaşını vermemiş midir? Bu da onlardan biridir işte” ifadelerine yer verdiğini söyledi.
Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de buradan hareketle 1994’te İstanbul’a belediye başkanı olduğum zaman Kanal İstanbul projesi üzerinde çalışmaya başladık ve o dönemden itibaren şu anda da Binali Yıldırım ile birlikte kendisi ulaştırma bakanı olduğunda dedik ki süratle Kanal İstanbul’u hayata geçireceğiz. Tabi heyecanımız çok büyüktü. Çünkü Kanal İstanbul ile birlikte biz bir şeyi ispat ediyorduk. O da neydi. Bir İstanbul boğazının bırakın ihtiyaca cevap vermeyi sürekli olarak kazalarla, Montrö’nün ayrı bir siyasi tehdidi. Bize çok daha farklı bir burada yatırım gerekir dedik ve bunu da bilim teknoloji de okuduğumuzda demek ki biz doğru istikametteyiz, o zaman bunu yapmamız lazım dedik. Bunu da gerçekten İstanbullulara bu projeyi takdim ettik. Ne yazık ki hala anlamayanlar, anlamak istemeyenler var. Bunu birinci köprüde yaptılar, ikinci de, üçüncü de yaptılar, Marmaray’da, Avrasya Tüneli’nde, Osman Gazi Köprüsü’nde, Orhan Gazi Köprüsü’nde yaptılar. İsteseler de istemeseler de Kanal İstanbul’u yapacağız. Şu anda dünyada 50’yi aşkın bu şekilde kanal var. Bütün bu kanallar sadece bir lüks olsun dile yapılmıyor. Hepsi bir ihtiyaca yönelik yapılıyor. Kanal İstanbul’u yaparken 2 tane de modern akıllı şehri bununla beraber inşa edeceğiz. 2 yolumuz var ya yap-işlet-devret ile ya da milli bütçeyle yapacağız. Türkiye bunu yapmaya zaten kendisi muktedirdir. Yap-işlet-devret olursa bizim için çok iyi olur. Olmadı milli bütçeyle bunu yapmamız mümkün. Her ikisinde de şu anda elimizde imkanlar var. Hayırlı uğurlu olsun” açıklamasını yaptı. İHA

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.