İhanet.
Her insanın başına gelebilecek doğal yaşam travmalarından biridir.
Yalnız kalbinin değil aklının da bir yerde kırılması,
İnsanlara olan, aşka olan , en kötüsü de aslında seninle ilgisi bile yokken kendine olan güveninin dahi sarsılmasıdır.
Tıpkı bir yas bir travmaya tepki verir gibi ihanete de aynı doğal tepkilerle karşılık verir insan.
Şok, inkar, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme ile yol alır.
Bazılarının bir hata diye anlattığı, bazılarının ise bir anlık boşlukla açıkladığı o şey: sadakatsizlik…
Ne bir hata ne de bir anlık boşluktur.
Sadakatsizlik bir seçimdir.
Fakat olay görünenden daha komplikedir.
Bugün bende bu konu da nedenleri ve nasılları masaya yatırmak istiyorum. Bunu yaparken bilimsel temelde referans olarak Carl Jung’ın gözlem ve çalışmalarından esinlenerek konuşacağım.
Sadakatsizlik üzerine bize anlatılan en büyük yalan kesinlikle bunun bir anlık dürtü, kontrol edilemez bir tutku bir zayıflık anı olduğudur. Olay baştan sona bir proje şeklinde ilerler. Tek gecelik öncesi, sonrası olmayan bir cinsel birleşme değil burada kastım. Daha uzun soluklu sistematik ihanetler. Özellikle çok sık rastladığımız “Erkektir Yapar” ihanetleri.
Sadakatsizlik etmiş birinden şu cümleyi çok sık duyarsınız:
“Nasıl oldu bilmiyorum”.
Hayır biliyorlar.
Ne zaman başladığını. Nerede buluştuklarını. Neler konuştuklarını. Size süreçte hangi bahaneleri ve yalanları uydurduklarını elbette biliyorlar.
Zihinsel bir şalteri indirdikleri için rutinde kendilerini suçlu hissetmezler. Evde iyi bir baba dışarıda örnek bir eştirler. Fakat yasak ilişkisinde bambaşka biri. Buna benlik parçalanması diyoruz. Birçok erkek zaten ergenlik itibariyle birçok benlik oluşturduğu için bir de yasak ilişki yaşayan tarafları onlara o an için yük gelmez. Fakat üzgünüm ama buna değinmeden geçemeyeceğim duygusal olarak sağlıklı olan bir kişi paralel hayatlar sürdüremez. Sinir sistemi bu parçalanmış benlikleri reddeder. Gelin görün ki toplum yine de bu konuda erkeğe gizli bir izin vermiştir. Bense buna elbette katılmıyorum.
Erkeklik hormonları yalan söylemek ihanet etmek için bir ruhsat değildir. Kaldı ki inanın bana “elin tavuğu komşusuna kaz görünür” hesabı sizin evde hor davranıp görmezden geldiğiniz o kadınlarda dışarıda başka erkekler tarafından arzu edildiği halde sizin ilgisizliğinizin gölgesine sığınıp ötekinin alakasına sırtını kendi rızasıyla dönebiliyor.
Buradan da tekrar anlıyoruz ki evet sadakatsizlik kesinlikle bir seçimdir.
Sorumluluktan kaçmak isteyince seçici hafıza erkek için harika bir sığınak olur. Hatta bir çoğu aslında eşini sevdiğine bile inanır. Esasen sevdiği çoğu zaman kurulu düzenidir. İhanet eylemi ortaya çıktığında ise kendi ihanetinin kurbanı gibi davranır.
Karımı seviyorum ama ona sistematik bir şekilde ihanet ediyorum.
Ne çelişki ama.
Bilişsel çelişki bu evet. Haliyle tolere etmek için savunma mekanizmalarını kullanır.
Mantığa bürür, gerekçelendirir, küçümser.
Kötü bir adam değil anlaşılmamış bir erkektir. Eşinin yeterince tatmin edemediği karmaşık ihtiyaçları olan bir zavallı bir varlık.
Peki sebebi neydi? Ayrı ayrı veya birlikte birçok sebep var.
Duygusal boşluktan dolayı yapanlar; ev, sorumluluk, koşturma derken artık bir lojistiğe dönmüş evlilik kurumunda kendini gören , gününün nasıl geçtiğini soran kötü şakalarına gülen evlilik zorunluluğuyla katlanan değil onu seçen birini ister. Yani olay sadece cinsellik değildir bağ da kurmak ister.
Erkekliklerinin onaylanması için yapanlar; aile babası olmak ve zaman içinde gençliğin elden gitme korkusu ile tetiklenip yaşamsal coşkuyu yeniden kazanmak maksadı taşır. Dopamini direk egoya enjekte etmek gibidir. Fakat bu yenilik ve haz tedariği geçicidir. 3 ay 6 ay veya bir yıl sürer. Böylece zihin artık üçüncü, dördüncü hazlar peşine düşer.
İntikamcı dürtülerle yapanlar, evliliğinde bir hesaplaşma listesi tutar. Ona göre karısı değişmiştir, eskisi gibi özenli değildir veya gelişmiştir ve kendisi onun artık gerisindedir. İhaneti ona karşı kullanacağı bir silah olarak görür ve kendini ispat edeceği bir krallık inşa eder. Böylece kendince ona kim olduğunu gösterecektir.
En yaygın sebeplerden biri de evdeki tatmin etmeyen cinselliktir. Sebep karım cinsellik istemiyor değil de benim istediğim gibi istemiyordur. Bu tip erkekler karısıyla konuşmaya bile cesaret edemediği cinsel fantezilerini sorgusuz sualsiz yerine getirecek insanlara meyil ederler .
En tehlikeli olan ise narsistik güdülerle aldatanlardır. Çünkü gerçek bir pişmanlık duymazlar. Dünya onun etrafında dönüyordur. Karısı ile sosyal görünümünü korur yasak ilişkisi ile macera dürtüsünü harekete geçirir , egosunu besler ve heyecan sağlar. Onun dünyasında her iki kadında nesnedir. O her şeyi hak eder. O iyi bir eştir ve bu yaptığı onun iyiliğinden eksiltmez. Hatta başkaları daha kötü şeyler bile yapıyordur. Yani her zaman gerekçesi vardır. Sadakatsizlik eylemi ortaya çıktığında ise partnerine verdiği zarara değil bozulan imajına üzülür.
Sadakatsizlik eylemi ortaya çıkan erkek de bazı savunma mekanizmaları geliştirir.
Öncelikle inkar eder. Bu eylem gerçekte olmuyor bir mana ifade etmiyordur. O beni buna itti ve kim olsa böyle yapardı tarzında rasyonalize etmeler başlar. Yansıtma yaparak partnerini soğuk ve ilgisiz olmakla suçlar. Oysa davranışını meşrulaştırmak için en başta duygusal olarak kapanan kendisidir. Sadakatsizlik kötü bir evliliğin değil kendi iç çatışmalarını yönetemeyen kişiliğin belirtisidir.
Peki aldatılan taraf gözünden bakınca görülmesi gereken ipuçları nelerdir:
Birden şifre konan telefonlar. Uzayan işler. Eve ilginin ya tamamen azalması ya da fark edilmemek için daha abartılı ilgi gösterme, kendine eskisinden daha çok özen gösterme, değişen iletişim, telefon geçmişini silmeler, uzunca kalınan tuvaletler, aşırı ayrıntı veren hikayeler…
Aldatılan taraf gözüyle bakıldığında ise aslında olay erkeğin anlattığı kadar vahim değildir. Kadın evliliğinin ihmal edildiğinin bir uykuda bir krizde olduğunun farkındadır. Fakat beklemediği o ihaneti öğrendiği zaman şok olur.
İhanetin öteki failinin cephesinde ise bazıları evli olduğunu bilmediği o ilişkinin kurbanıdır. Bazıları ise bile bile kabul eder. Özgüveni düşüktür ve erkekten bir parça alır. Birine bağlı olan bir erkeği çalmanın hazzını ister veya gerçekten sevildiğine ve erkeğin uğruna eşini bırakacağına inanır. Evliliği zaten bitmiştir de o malum felaketten sonra gelmiştir.
Hikaye farklı zeminlerde gelişse de netice çoğu zaman birbirine benzer ve genelde her şey ortaya döküldüğünde giden taraf hep hikayenin faili değil mağdurudur.
Peki sadakatsizlik yaşanan bir ilişki tekrar sağlıklı bir şekilde devam edebilir mi ?
Uzman kimliğimle baktığımda eğer sadakatsizlik eden kişi gerçek anlamda pişmansa ve hatasını telafi etme konusunda gönüllüyse, sadakatsizliğe uğrayan kişi yeniden inşaya hazır ve kronik şüpheci olmamaya aynı konu etrafında dönmeden affetmeye niyetliyse belki yeniden sağlıklı bir bağ kurulabilir. Rağmen devam eden ilişkiler vardır ama hep mutlu son yazılır mı bilinmez.
Kadın ve insan kimliğim ise bana sadakatsiz bir bireyle yol arkadaşlığı edilemeyeceğini fısıldıyor. Güven kırıldıktan sonra yeniden onarılmasının ihtimali bana göre epeyce zordur. Çünkü parçalanmış bir şeyin kırıkları bir araya getirilse de bir daha eskisi kadar sağlam olmayacaktır
ve bilirsiniz çatlaklardan içeri muhakkak ışık sızar.
Yol zaten yorucu en azından yolda iyiye, güzele, doğruya rastlamanız temennisi ile.