DİYARBAKIR HABER - Amed Sağlık Platformu, Rojava’da sivilleri hedef alan saldırılara karşı Diyarbakır’da “yaşam hakkı nöbeti” çağrısı yaptı. Platform adına açıklamayı Diyarbakır Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Sabire Aygün okudu. Açıklamada, savaşın derin bir halk sağlığı krizine yol açtığı vurgulandı.
“Savaş bir halk sağlığı sorunudur”
Amed Sağlık Platformu tarafından yapılan açıklamada, 5 Ocak’tan bu yana Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı HTŞ/DAİŞ unsurlarının Halep’in Şêx Maqsûd ve Eşrefîye mahallelerine yönelik saldırılarının tüm Rojava’ya yayıldığı belirtildi. Sivil yerleşim alanlarının hedef alındığı saldırıların, bölgeyi ağır bir insani ve halk sağlığı krizine sürüklediği ifade edildi.
Kobanê’de süren kuşatma nedeniyle gıda, yakıt ve elektriğe erişimin engellendiği, ağır kış koşulları altında en az 5 çocuğun yaşamını yitirdiği bilgisi paylaşıldı. Açıklamada, savaşın en ağır bedelini çocuklar, yaşlılar ve hastaların ödediği vurgulandı.
Platform, “Savaş bir halk sağlığı sorunudur, tedavisi barıştır” diyerek; susuzluk, yetersiz beslenme, salgın hastalıklar ve sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesinin yaşamı doğrudan tehdit ettiğine dikkat çekti.
“Rojava’ya acil insani koridor açılmalı”
Açıklamada, “Kobanê yeni bir Gazze olmasın” çağrılarına rağmen bölgenin çok daha büyük bir insani felaket riskiyle karşı karşıya olduğu ifade edildi. Bu nedenle saldırıların derhal durdurulması ve Rojava’ya kesintisiz ve güvenli bir insani koridorun açılmasının hayati bir zorunluluk olduğu belirtildi.
Yerleşim alanları, hastaneler, sağlık merkezleri, su kaynakları ve enerji altyapısının hedef alınmasının uluslararası hukuka göre savaş suçu ve insanlığa karşı suç olduğu vurgulandı. Rojava’da yaşananların yalnızca bir çatışma değil, sistematik bir yıkım olduğu kaydedildi.
Türkiye ve uluslararası topluma çağrı
Amed Sağlık Platformu, Suriye ve Rojava üzerinde etkisi bulunan devletlere ve uluslararası kurumlara çağrıda bulunarak, sivillere yönelik saldırılar karşısında sessiz kalınmaması gerektiğini belirtti. Rojava’nın hukuki ve siyasal statüsünün korunması için etkin adımlar atılması istendi.
Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine de seslenilen açıklamada, Türkiye’nin radikal selefi örgütlerle değil; Kürt halkı ve Suriye’deki tüm toplumsal kesimlerle diyalog temelinde kalıcı barışa katkı sunması gerektiği ifade edildi.
“Dayanışma suç değil”
Açıklamada ayrıca, Rojava’daki kadınlarla dayanışma amacıyla saçlarını ören sağlık ve sosyal hizmet emekçileri hakkında başlatılan adli ve idari soruşturmalara tepki gösterildi. Kadınların dayanışma eylemlerinin suç sayılmasının kabul edilemez olduğu belirtilerek, bu soruşturmaların “vahşeti değil dayanışmayı hedef aldığı” ifade edildi.
Amed Sağlık Platformu’nun talepleri
Platform tarafından sıralanan talepler şöyle:
Rojava’ya yönelik sivilleri hedef alan tüm askeri saldırılar derhal durdurulmalı
Gıda, su, elektrik ve ilaca erişim için acilen güvenli insani koridor açılmalı
Sağlık kurumları, sağlık emekçileri ve altyapı uluslararası hukuk kapsamında korunmalı
Zorla göç ettirme ve demografik müdahalelere son verilmeli
Bağımsız uluslararası heyetler ihlalleri yerinde incelemeli
Rojava halklarının yerel ve demokratik yönetim hakkı güvence altına alınmalı
Amed Sağlık Platformu açıklamasını, “Barış en temel koruyucu sağlık hizmetidir. Rojava’da hedef alınan yaşam, tüm insanlığın ortak değeridir” sözleriyle tamamladı.