Bakımsız Hastane Kalmamalı!

Abone Ol

Hastane, Şifa bulacağımız, derdimize çare arayacağımız yerlerdir. Ama ne yazık ki Diyarbakır’da bazı hastaneler bu tanımdan çok uzak. Sanki terk edilmiş bir binaya girmişsiniz gibi. Çalışmayan asansörler, bozuk klimalar, kokudan girilemeyen tuvaletler, arızalı buzdolapları ve ilgisiz, yorgun düşmüş personel. Bu tablo ne sağlık sistemine ne de insan onuruna yakışıyor.

Temmuz sıcağında, gölgede bile termometreler 45 dereceyi gösterirken bir hastanede klimanın çalışmaması yalnızca konfor meselesi değildir. Bu, hastanın sağlığını doğrudan etkileyen, hatta riske atan bir durumdur. Sadece hastalar değil, orada gün boyu görev yapan sağlık personeli de aynı çilenin ortağı oluyor. Böyle bir ortamda kim, nasıl hizmet verebilir?

Bozuk asansörleri düşünün. Sedye taşınması gereken katlarda asansör çalışmıyor. Yaşlılar, engelliler, bebekli anneler. Herkes merdivenle inip çıkmak zorunda kalıyor. Bu görüntüler 2025 Türkiye’sine yakışıyor mu?

Bazı hastaneler artık tadilatla kurtarılacak durumda değil. Çürük sıvalar, çatlamış duvarlar, sağlıksız bekleme salonları… Bu binalar yıkılıp yerine yeni, modern, insani şartlara uygun sağlık tesisleri yapılmalı. Vatandaşa değer vermenin ilk adımı, ona insan gibi muamele edebileceği bir ortam sunmaktır.

Yetkililere açık çağrımızdır: Bu hastaneleri gezip yerinde görün. Raporlarla değil, halkla konuşarak gerçek tabloyu görün. Sağlık sadece ilaçla, cihazla olmaz. Ortam da bir o kadar önemlidir. Çünkü insan ancak kendini güvende hissettiği yerde iyileşir.