POLİTİKA

Bakırhan: Viledalı Analistler Kürtlere akıl vermeyi bıraksın

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM’deki grup toplantısında Ortadoğu’daki gelişmeleri değerlendirdi. Kürtler hakkında yorum yapan bazı çevrelere tepki gösteren Bakırhan, “Kürtler nerede nasıl davranacağını bilen bir halktır” dedi.

Abone Ol

DİYARBAKIR HABER - Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM’de düzenlenen haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ortadoğu’da savaşın giderek büyüdüğünü söyleyen Bakırhan, bölgenin “resmen toz duman içinde” olduğunu ifade etti.

Bir devletin gücünün yalnızca askeri kapasiteyle ölçülemeyeceğini vurgulayan Bakırhan, İran örneği üzerinden rejimlerin asıl gücünün halkın rızasından geldiğini söyledi.

Bakırhan, “Dünyanın neresinde olursa olsun bir rejimi güçlü yapan şey ne füzeler ne de savaş uçaklarıdır. Bir devleti güçlü yapan, halkından aldığı rızadır. Halk devlete ne kadar rıza gösteriyorsa o devlet o kadar güçlüdür” dedi.

İran yönetimini de eleştiren Bakırhan, Tahran’ın halkın taleplerini dikkate almak yerine askeri yatırımlara ağırlık verdiğini savundu.

“İran rejimi bu gerçeği anlamadı. Halklardan, inançlardan ve kadınlardan rıza almak yerine kaynaklarını silaha ayırdı. Kadınların özgürlüğünü yasakladı, ekonomiyi yönetemedi ve kimliklere özgürlük tanımadı” ifadelerini kullandı.

“Dış müdahaleler demokrasi getirmiyor”

Bakırhan, bölgedeki çatışmalardan çıkarılması gereken ikinci sonucun ise dış müdahaleler olduğunu söyledi.

Bir ülkede rejimin dış müdahalelerle değişmesinin demokrasi getirmediğini belirten Bakırhan, şunları kaydetti:

“Dış müdahalelerle bir ülkede rejimi değiştirmek o ülkeye huzur ve demokrasi getirmez. Bir ülkeye demokrasi ve refah gelmesinin yolu kendi toplumsal dinamiklerinden geçer. Savaş büyüdükçe sınırlar değil, acılar genişliyor. Küresel ve bölgesel güçler tepişirken bedeli halklar ödüyor.”

Bakırhan, dış müdahalelerin sona ermesi gerektiğini ancak inkârcı rejimlerin de değişmesi gerektiğini söyledi.

“Kürtlere akıl vermeye çalışanlar var”

Kürtlerin ve Kürt siyasi hareketinin tutumunun açık olduğunu söyleyen Bakırhan, buna rağmen bazı çevrelerin Kürtlere “akıl vermeye çalıştığını” dile getirdi.

“Kürtleri söz kurabilen, strateji geliştirebilen ve kendi geleceği hakkında karar verebilen bir halk olarak görmeyenler var” diyen Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:

“Dünyanın neresinde bir mermi patlasa gözü Kürtleri arayan ‘viledalı analistler’ bir anda ekrana çıkıyor. Andıç gibi açıklamalar yapıyorlar. Kendini Kürtlerin hamisi sanan siyasetçiler Kürtlere akıl vermeyi meslek edinmiş.”

“Kürtler ne yapacağını bilir”

Bakırhan, bazı yorumcuların Kürtlerin dış güçler tarafından kullanıldığı yönündeki söylemlerine de tepki gösterdi.

“Kürtler artık dış güçlerin kendilerine faydası olmadığını anlamalı” şeklindeki yorumlara değinen Bakırhan, şu sözleri kullandı:

“Bu boş hamaset ile gerçeği perdelemeyi bırakın. Kürtlere akıl vermekten vazgeçin. Kürtler nerede nasıl davranacağını, nerede el uzatacağını, nerede kendisini savunacağını çok iyi bilen bir halktır.”

“Dünya neden sürekli Kürtleri konuşuyor?”

Son dönemde uluslararası gündemde Kürtlerin sıkça tartışıldığını belirten Bakırhan, bunun tesadüf olmadığını söyledi.

“Son bir haftadır tüm dünya Kürtleri konuşuyor, odak İran. Bir ay önce odak Suriye’ydi. Daha önce Irak’tı. Dünya neden sürekli Kürtleri konuşuyor?” diye soran Bakırhan, bölge devletlerinin bu soruya yanıt araması gerektiğini ifade etti.

Bakırhan, Kürtlerin yaşadıkları ülkelerde eşit ve özgür yurttaşlar olmaması nedeniyle bu meselenin sürekli gündeme geldiğini söyledi.

“Eğer Kürtler yaşadıkları ülkelerde eşit ve özgür yurttaşlar değilse, kimliksiz ve baskı altında yaşıyorsa elbette Kürtler konuşulacaktır. İran’da konuşulan da kimliksiz bırakılan Kürtlerdir” dedi.