Bayram ve Kazalar

Abone Ol

Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla milyonlarca insan yollara düştü. Şehirler boşaldı, memleket yolları doldu taştı. Ancak her uzun tatilde olduğu gibi yine trafik kazaları gündemin en acı başlığı oldu. Televizyon ekranlarında devrilen araçlar, siren sesleri, gözyaşları ve yarım kalan bayram sevinçleri vardı.

Aslında mesele sadece yolların kalabalık olması değil.

Mesele biraz acele, Biraz sabırsızlık, Biraz da “Bana bir şey olmaz” düşüncesi.

Bayram dediğimiz şey; sevdiklerimize sağ salim ulaşabilmek değil midir? Ne yazık ki birçok insan daha çabuk varmak uğruna hız yapıyor, uykusuz direksiyon başına geçiyor ya da trafik kurallarını önemsemiyor. Sonuçta birkaç dakikalık kazanım için koca hayatlar kaybediliyor.

Her bayram sonrası aynı cümleleri duyuyoruz:

“Feci kaza”, “Kontrolden çıktı”, “Bayram ziyareti faciayla sonuçlandı”

Kazaların büyük kısmı önlenebilir hatalardan kaynaklanıyor. Daha dikkatli olmak, hız sınırlarına uymak, yorgun yola çıkmamak ve emniyet kemerini takmak belki de onlarca hayat kurtarabilir.

Belki yolları genişletebiliriz, denetimleri artırabiliriz, cezaları ağırlaştırabiliriz. Ama en büyük çözüm yine insanın kendi vicdanında başlıyor. Çünkü direksiyon başında sadece kendi canımızı değil, başkalarının hayatını da taşıyoruz.

Bayram; acının değil sevincin adı olsun artık.