Gerçekten Diyarbakır kara doydu. Sanki yıllardır biriken hasretini tek bir kışa sığdırdı şehir. “Eskiden kar yağardı” diye anlatılan hikâyeler, bu yıl gerçeğe dönüştü. Sokaklar beyaza büründü, surlar karla taçlandı, Dicle’nin kıyısında soğuk bir sessizlik çöktü şehre.
Kar berekettir derler. Doğrudur. Toprağın suya doyması, barajların dolması, baharın verimli gelmesi demektir. Çiftçi için umut, doğa için nefes, gelecek için teminattır.
Kar, bereketiyle birlikte zorluklarını da getirdi. Diyarbakır gibi kışa alışkın olmayan bir şehirde günlük yaşam ağır aksak ilerledi. Okullar tatil oldu, yollar kapandı, ulaşım aksadı. Sabah işe gitmek bir mücadeleye dönüştü. Sobası olmayan evlerde soğuk, yoksulluğu daha da sert hissettirdi.
En çok da dar gelirli mahallelerde kar romantik olmaktan çıktı. Isınma sorunu, elektrik kesintileri, ulaşamayan yardımlar. Beyaz örtü bazı evlerin üzerine sadece soğuk değil, çaresizlik de serdi. Kar kartpostallık görüntüler sunarken, arka sokaklarda hayat daha da zorlaştı.
Bir yanda çocukların sevinci vardı. Hayatlarında belki ilk defa bu kadar kar gördüler. Kartopu oynadılar, kardan adam yaptılar, sokaklarda kahkahalar yankılandı. Öte yandan yaşlılar, hastalar, yolda kalanlar vardı.
Kar eriyip gidecek ama hatıralar kalacak. Bu yıllar ileri ki zaman da hep anlatılacak.