Dolar 18,5728
Euro 18,2608
Altın 1.012,29
BİST 3.392,13
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 34°C
Açık
Diyarbakır
34°C
Açık
Çar 34°C
Per 31°C
Cum 27°C
Cts 25°C

CAHİT VE BAYRAM!.. – (Mevlüt Mergen’in Yazısı)

A+
A-
22 Eylül 2022 07:48

KÜÇE BAŞI

Diyarbekir’imizin yetiştirdiği güzide insan, güzide şair “Cahit Sıtkı Tarancı” bir şiirinde “bence bayram ufukta gün bitincedir” der, şair “hayal” dünyasında yaşar gibi görünür, ancak öyle değil, gerçekleri haber verir çoğu zaman, önemli olan onu anlayabilmek, yorumlayabilmektir.

Mevlana “şeb-i aruz” kavuşma günü der, ufuktaki gün bitimine, Cahit, bu mısraında bazı işaretler veriyor, mesela, vefatından önce yaşadığı ağır hastalık sebebiyle mi böyle düşündü, hastalık süresince ve ondan önce yalnız değildi, ailesi yanında ekonomik durumları iyi idi, bazıları bu durumu yeterli sanırlar, yani maddeperest bir görüşle yorumlarla olayı, anlayamazlar..

Anlayamazlar hastanın yatağındaki düşüncelerini, isteklerini, hayallerini, nasıl bir acı çektiğini anlayamazlar, her şiirinde ölüme “vurgu” yapan Cahit bu şiirinde acaba ölüm gelse de bayram olsa mı diye düşünmüş, oysa ölüm geçici bir kurtuluştur, hastalık biter, acılar tükenir ve ondan sonra…

Ondan sonra ebedi hayat başlar, eğer yüce Allah kulunu af etmiş hastalığını, acılarını günahlarına kefaret olarak kabul etmiş ve onu af etmişse gerçekten o gün bayram günüdür, biz Cahit için böyle düşünür ve “inşaallah” deriz, Cahit de böyle düşünmüş olacak ki “bence bayram ufukta gün bitincedir” demiştir.

Tasavvuf ehli ise olayı şeyle yorumlar, kul kendisine teslim edilen “can emanetine ihanet etmemiş, onu aldığı gibi tertemiz teslim etmişse mısra şöyle bir değişikliğe uğrar:  “bence bayram emaneti sahibine temiz bir şekilde teslim edincedir” yüce dinimiz İslam bize bu imkanı tanır, “kefaret” kabul eder hastalıklarımızı, üzüntülerimizi, acılarımızı, günahlarımızın af edilmesine vesile olur bütün bunlar..

Bir alime şöyle bir soru sormuştum: “hocam hastalıklar günahlara kefarettir denilir, acaba nezle bir hastalık mıdır, o da günahlarımıza kefaret olur mu?” şöyle cevap vermişti:

“Sen ne diyorsun kardeşim Allah kulunu af etmek için deyim eyerinde ise “bahane” arıyor, hatta bineği biraz inat etse ve kişi bundan üzülse bu bile kefaret olur günahlarına, günümüzde kontak anahtarını çevirince arabasının çalışmadığına duyulan üzüntü bile kefaret sayılır”

İslam rahmet, mağfiret dinidir, peygamberimiz (s.a.v.) Muhammed Mustafa alemlere rahmet olarak gönderilmiş bir peygamberdir, yeter ki kul bire iki demesin, üçlemesin inancını, yüzünü yaratıcısına döndürsün, af istesin, sağlık istesin çünkü Allah “Rabbül alemindir”

Sağlıcakla kalınız, ömrünüze bereket sevgili okurlarım.