Dolar 8,4782
Euro 10,2862
Altın 507,75
BİST 1.454
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 36°C
Sıcak
Diyarbakır
36°C
Sıcak
Çar 35°C
Per 36°C
Cum 38°C
Cts 41°C

DEPREM VE SAĞLIKÇILAR!..

DEPREM VE SAĞLIKÇILAR!..
A+
A-
02.11.2020
7.502

İLK SÖZ

G Ü V E N

Güvenmek zorundayız beyaz önlüklülere,

Teslim olsun canımız, hem de “emin” ellere!..

MM

GÖZLÜYORUM

DEPREM VE SAĞLIKÇILAR!..

MEVLÜT MERGEN AMİDİ

Her ne kadar “uyarı” spotlarında: “coronavirüs alacağımız tedbirlerden daha güçlü değildir” dense de her geçen gün gücünü biriz daha arttırıyor ve kendinden söz ettirebiliyor,  itiraf edilmese de ikinci dalgasını yaşatıyor bizlere…

Başa dönüldü, İstanbul “haritası” yine “kırmızıya” büründü, zorunlu olmadıkça kimsenin il dışına çıkmaması önerildi, hemen her gün 70 civarında vefat haberi girdi “pandemi” tablosuna, bize göre en önemli gelişme ise sağlıkçılara” istifa veya emeklilik” yolu kapanmış oldu.

Bu ölümcül virüsle mücadelede başı çekiyor, sağlıkçılarımız, onlar olmazsa mücadele tamamen başarısız olacak, istifa etmek isteyenlerin veya emekliliğini isteme durumunda olanların sayısını bilmiyoruz,  ancak ihtimal olarak diyoruz ki “rakam” yüksektir ki bu tedbire başvurulmuş oldu.

Dikkat edilirse coronavirüs mücadelesi “normalleşme” adımları atılırken vatandaşlara bırakılmış oldu, yani bundan böyle herkes kendi tedbirini almalıdır denmeye getirildi vatandaş ise bildiğinden şaşmaz bir halde yaşamını sürdürmeye çalışıyor, “maske” olması gereken yerde değil de, çene altında, kolda gözüküyor.

Pazar yerleri, caddeler, AVM’ler yine kalabalık görüntüsünü koruyor, insandan insana geçen bu virüs, kendisine geniş bir bulaşma alanı buluyor ve hızla yayılırken insanlar tedavi edilmeleri için hastanelere koşuyorlar, sağlıkçılar ise vaka sayısının azalacağını beklerken daha da arttığını görüyor ve tehlike çemberinin kendilerini sarmaya başladığı gerçeğiyle karşı karşıya kalıyor.

Coronavirüs bütün toplumun gözünü korkutmuştur, haliyle insanlar birbirinden kaçar duruma gelmiştir, haliyle doktor ve diğer sağlıkçıların hastalardan kaçınmaları istifa veya emeklilik yolunu tercih etmeleri gayet normal karşılanmalıdır.

Ve yine insanların hastane kapılarına yönelmeleri de normal sayılmalı, kuşku duymadan, hastalığının tedavisinin bu kapıda mümkün olabileceğini düşünmeli ve güven duygusunu yitirmemelidir ki, mücadelede “başarı” elde edilsin.

Her insan hastane kapısına yöneldiğinde bilmelidir ki orada kendisine şefkatle açılacak bir kucak vardır, bazı istisnai olaylar hariç biz sağlıkçılara hep saygı duymuş ve onları baş tacı etmişizdir, bu durum aynen devam etmelidir, bir kısım sağlıkçının istifa temek istemesi veya emeklilik yolunu tercih etmesi  güven duygusunu asla zedelememesi gerekir.

Tıpkı “adalet” arayan insanların güven duygusu içinde adliye kapısına yönelmesi gibi, “güven duygusu” hayatın her safhasında gerekli olan bir duygudur, bu duygu yüreklerde kendine yer bulmazsa tedavisi zor olan, hatta mümkün olmayan “rahneler” açar.

Bu güne kadar nasıl “gönül hoşluğu ve güven duygusu” içinde yöneldiğimiz kamu kurum ve kuruluşların,özellikle hastanelerin kapısına yine aynı duygu içinde yönelmeliyiz ve sağlıkçılara güvenmeliyiz ki coronavirüs kendi gücüne güvenmemiş olsun.

  1. Ekim günü İzmir’deki depremi Afad 6.6, Kandilli 6.9 ABD ise 7 olarak belirledi, yine hazırlıksız, yine tedbirsiz bir şekilde yakalandık, yine güven duygusu içinde hastanelerin kapısına dayandık, sağlıkçıların böyle canla başla çalıştıklarını gördükçe “iyi ki varsınız” dedik.

Şunu ifade etmek gerekir, deprem ve diğer tabii afetlere karşı “tedbir” olarak sadece sağlık teşkilatı vardır, ne kadar kendilerine “görev” düştüğünü görseler gayet sessiz ve derinden işlerine koyulur sağlık dağıtmaya çalışırlar, kapıdaki güvenlikçisinden hemşiresine, hekimine, laborantına kadar hepsi işlerinin başında ve mutluluk içinde koşarlar insanların yardımına..

Yorulsalar da pek dışa vurmazlar yorgunluklarını,  bir hastanın yüzünü güler gördüler mi onlar yüreklerinden gülerler, tabii onların da insan olduklarını, insanların sağlığını düzeltmeye çalışırken kendi sağlıklarının bozulacağını da hesaba katmak gerek, istifa ve emeklilik isteklerini bu çerçevede değerlendirmek gerektiğine inanıyoruz.

Her türlü güvensizliğin yaşandığı günümüzde ne zaman beyaz önlüklü birini görsem, içime ferahlık geliyor ve sağlıkçılara olan güvenim tazeleniyor.

UNUTMA : MASKE – MESAFE VE DUA

Selam ve dua ile

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.