DİYARBAKIR

Diyarbakır Barosu’ndan Bakan Gürlek’in açıklamalarına tepki

Diyarbakır Barosu saymanı avukat Zülküf Ergin Alabalık, Akın Gürlek’in tutuklu ve avukat görüşmelerine ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi.

Abone Ol

DİYARBAKIR HABER - Diyarbakır Barosu saymanı avukat Zülküf Ergin Alabalık, Akın Gürlek’in tutuklu ve avukat görüşmelerine ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi. Alabalık, söz konusu değerlendirmelerin savunma hakkını zedeleyebileceğini ve tecridi derinleştirebileceğini ifade etti.

Adalet Bakanı Gürlek, katıldığı bir televizyon programında tutuklu kişilerin avukatları aracılığıyla dışarıya talimat ve not iletebildiğini öne sürerek mevzuat değişikliği yapılacağını açıklamıştı. Gürlek, bu konuda talimat verdiğini ve düzenlemenin Meclis gündemine getirileceğini belirtmişti.

Açıklamalara ilişkin değerlendirmede bulunan Alabalık, avukatla görüşme hakkının bir ayrıcalık değil, adil yargılanma hakkının ve savunma dokunulmazlığının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Bu hakkın süreyle ya da idari takdirle kısıtlanmasının yalnızca tutuklu ve hükümlüleri değil, doğrudan hukuk devletini zedeleyeceğini belirten Alabalık, savunmanın hukuka uygun şekilde görev yaptığını, süre sınırlamasıyla bunun belirlenemeyeceğini kaydetti.

Cezaevlerindeki yoğunluk ya da güvenlik gerekçelerinin anayasal güvence altındaki savunma hakkının daraltılmasına dayanak yapılamayacağını vurgulayan Alabalık, avukat-müvekkil görüşmelerine getirilecek süre sınırlamalarının özellikle siyasi ve karmaşık dosyalarda telafisi güç hak ihlallerine yol açabileceğini ifade etti.

Alabalık, bu tür uygulamaların tecridi daha da derinleştireceğini savunarak, “Tecrit yalnızca fiziksel izolasyon değildir. Kişinin dış dünyayla kurabildiği tek güvenceli ve hukuki temasın zayıflatılması da tecridin derinleşmesi anlamına gelir” değerlendirmesinde bulundu. Süre sınırlamalarının savunmayı fiilen işlevsizleştirebileceğini belirten Alabalık, bunun savunma makamı üzerinde sistematik bir baskı oluşturacağını dile getirdi.

Adalet Bakanlığı’nın görevinin savunmayı kısıtlamak değil, savunmanın özgür ve etkin biçimde yapılabileceği koşulları sağlamak olduğunu kaydeden Alabalık, avukat-müvekkil görüşmelerinin gizliliğinin savunma hakkının etkin kullanımı açısından zorunlu olduğunu söyledi. Avukatların müvekkilleri üzerinden “haber taşıyıcısı” gibi gösterilmesinin savunma makamını kriminalize eden kabul edilemez bir yaklaşım olduğunu ifade etti.

Alabalık, avukat-müvekkil görüşmelerine yönelik süre sınırlaması ve keyfi uygulama düşüncesinden vazgeçilmesi çağrısında bulunarak, ceza infaz sisteminin güvenlik eksenli değil, hak temelli bir anlayışla ele alınması gerektiğini belirtti.