DİYARBAKIR

Diyarbakır için kritik toplantı! DİTAM’dan çarpıcı tespitler

DİTAM’ın düzenlediği “Diyarbakır Yerel Hizmetleri İzleme Ağı” toplantısında, kentin sorunlarının çözümünde sivil toplumun rolü masaya yatırıldı. DİTAM Başkanı Azizoğlu, Diyarbakır’da sivil toplumun bazı alanlarda güçlü, bazı alanlarda ise yetersiz kaldığını söyledi.

Abone Ol

DİYARBAKIR HABER- Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) tarafından düzenlenen “Diyarbakır Yerel Hizmetleri İzleme Ağı” toplantısı, kentteki sivil toplum temsilcileri, akademisyenler ve siyasetçilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Diyarbakır’daki bir otelde düzenlenen toplantıda, yerel yönetim süreçlerine sivil toplumun katılımı ve kentin temel sorunları kapsamlı şekilde ele alındı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan DİTAM Başkanı Mesut Azizoğlu, konuşmasına kısa süre önce hayatını kaybeden eski DİTAM Başkanı Mehmet Vural’ı anarak başladı. Vural’ın Diyarbakır’daki sivil toplum mücadelesine yarım asrı aşan katkılar sunduğunu belirten Azizoğlu, “Kendisini her zaman saygı ve minnetle hatırlayacağız” dedi.

Azizoğlu, DİTAM tarafından 2024 yılında kurulan “Yerel Hizmetleri İzleme Ağı”nın, Avrupa Demokrasi Vakfı desteğiyle yürütülen “Diyarbakır Kent Sorunlarının Çözümünde Sivil Toplumun Katılımı Projesi”nin devamı niteliğinde olduğunu ifade etti.

Üç temel hedef belirlendi

Projenin üç ana amaca dayandığını belirten Azizoğlu, bu hedefleri şöyle sıraladı:

* Sivil toplumun Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin 2025-2029 stratejik planına katılımının incelenmesi,

* Belediyenin 2025 yılı faaliyetlerinin analiz edilmesi,

* 2027 yılı eylem planı ve performans esaslı bütçe sürecine sivil toplumun etkin katılımının sağlanması.

Projenin, Birleşmiş Milletler’in 2015 yılında kabul ettiği ve 2030’a kadar uygulanması hedeflenen 17 maddelik “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları” çerçevesinde yürütüldüğünü belirten Azizoğlu, özellikle “Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar” başlığının referans alındığını vurguladı.

Sivil toplumun güçlü ve zayıf yönleri ortaya kondu

Toplantının ilk oturumunda, “Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar Yolunda Diyarbakır” başlığı altında Akademisyen Dr. Cuma Çiçek tarafından hazırlanan rapor sunuldu. Raporda, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin 2025-2029 stratejik planına sivil toplumun katkı düzeyi analiz edildi.

2024 yılı Ocak ayında yaklaşık 80 sivil toplum kuruluşunun katılımıyla yapılan odak grup toplantılarından elde edilen verilerin değerlendirildiği raporda dikkat çekici sonuçlara yer verildi. Buna göre, Diyarbakır’daki sivil toplum kuruluşlarının toplumsal cinsiyet eşitliği, katılımcı yönetişim ve kültürel alanlarda güçlü olduğu; ancak sosyal politika, ekonomik kalkınma ile iklim ve çevre konularında sınırlı kapasiteye sahip olduğu tespit edildi.

Raporda ayrıca, sivil toplumun zayıf olduğu alanlarda kapasite geliştirmesi, orta düzeyde olduğu alanlarda ölçek büyütmesi ve güçlü olduğu alanlarda sürdürülebilirliği sağlaması gerektiği önerildi.

Yerel yönetim ve sivil toplum iş birliği vurgusu

Azizoğlu, İzleme Ağı’nın yalnızca rapor üretmekle sınırlı kalmayacağını, aynı zamanda yerel politika üretim süreçlerine sivil toplumun katılımını güçlendirmeyi hedeflediğini ifade etti. Ayrıca ağın sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması amacıyla bir yönerge hazırlandığını ve ön sekreterya oluşturulduğunu belirtti. Bu yapıda Diyarbakır Barosu, Tabip Odası, DTSO ve TMMOB İl Koordinasyon Kurulu’nun da yer aldığı bildirildi.

Ekonomi politikaları ve bölgesel eşitsizlikler tartışıldı

Toplantının ikinci oturumunda ise “Türkiye’de Geçmişten Günümüze Uygulanan Ekonomi Politikalarının Bölgesel Eşitsizlikler Üzerindeki Etkisi” başlığı ele alındı. Oturumda farklı siyasi partilerin ekonomi temsilcileri ile Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya konuşmacı olarak yer aldı.

Azizoğlu, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Kürtlerin yaşadığı bölgelerin ihmal edildiğine dair yaygın bir kanaat bulunduğunu belirterek, resmi istatistiklerin de bu durumu desteklediğini ifade etti. Azizoğlu, Bu çerçevede, yeni sanayi koridoru projeleri ve ekonomik politikaların bölgesel eşitsizlikler üzerindeki etkisinin tartışılması gerektiğini söyledi.

“Gündelik sorunlar daha fazla konuşulmalı”

Sivil toplumun bilgi ve deneyiminin çözüm süreçlerinde daha fazla dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Azizoğlu, “Diyarbakır’ın yoğun politik gündemi içinde geri planda kalan gündelik yaşam sorunlarının daha fazla konuşulması gerekiyor. DİTAM’ın bu çalışmadaki temel amacı da budur” ifadelerini kullandı.

Toplantı, katılımcıların değerlendirmeleri ve önerileriyle devam ediyor.