Dolar 15,9670
Euro 16,7701
Altın 934,29
BİST 2.393,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 29°C
Açık
Diyarbakır
29°C
Açık
Per 25°C
Cum 26°C
Cts 29°C
Paz 24°C

DİYARBAKIR TOYLARI NEREDE KALDI – (Ferda Taşçı’nın Yazısı)

A+
A-
09.05.2022
1.682

Eski Diyarbakır’ı hem bildiğimiz hem de büyüklerimizden dinlediklerimiz kadarıyla  artık göremiyoruz. Daha çok büyüklerimizden dinledik eski Diyarbakır’ı.

Bildiklerimizi dinlediklerimizi şöyle bir köşemize taşıyalım dedik.

Eski Diyarbakır’da evlerde Şa’re kesme günlerinde olduğu gibi Toy’lar da (Düğünler) Diyarbakır folklorunun kaynağıydı adeta. Düğünlerde geleneklere göreneklere büyük bir titizlikle uyulur. Her bir şeyin eksiksiz yerine getirilmesine özen gösterilirdi. Çünkü, mahallede düğünler özellikle kadınlar arasında uzun süre çok konuşulurdu. Mahalleli kadınların sohbetlerinde düğün dedikoduları önemli yer tutardı. Gelinin güzelliği yada çirkinliği, damadın eksikleri, Damat ve Gelin evlerinin hazırlıkları çeyizlik eşya, düğünde neler yapılmış, neler yenilmiş, neler içilmiş, kim geneline ne takmış, kim ne hediye götürmüş tüm ayrıntıları ile günlerce konuşulurdu.

Başta çalgıcılar olmak üzere düğünlerin değişmez tipleri vardır. Sesi güzel olanlar, güzel oyun oynayanlar, şakacılar, her düğünde baş köşeye oturtulurlar.

Düğünde çalgıcılar o zamanlarda, çalgıcı Tarık ile Celal, Kenan temiz, İbrahim Macit, Beytullah güneri, ve saz çalan İbrahim dayı erkeklerin düğününde bulunurlardı.

Kadınların kına gecesinde, Çalgıcı hede ile mede baş köşedeydi, bunlar olmadığı zaman Celal ile Tarık Kadınların kına gecesinde araya perde çekilerek bunlar eşlik ederdi.

Kına geceleri ayrı, düğün, yani gerdek gecelerinde ayrı eğlenceler düzenlenir.

Eğlencelerin ağırlığı daha çok damat evinde yapılan Kına gecelerindedir.

Düğün hazırlıkları en aza bir ay önceden başlatılır.

Tanıdık terzi ve kunduracıya biri damat biri Sağdıç için iki takım elbise siparişi verilir. Son üç gün tüm akrabalar düğün evinde toplanır, Kına gecesi için çeşitli yemekler ve mezeler hazırlanır. Eğlenceler, damat evi yeterli değilse, ya bir akrabanın yada bir komşunun geniş avlusuna alınır. Seçkin ve yaşlı konuklar için eyvanda veya oturma odasında özel masalar hazırlanır. Gençler içinde rahat hareket edip oynasınlar diye avluda yada eyvanda masalar kurulur. Çalgıcılar, sesi güzel olan gençler baş köşe oturtulur. Kına gecesinin tüm ikramı genellikle sağdıç tarafından karşılanır. Kına eğlenceleri gelin ve damadın evlerinde ayrı ayrı yapılır. Gelin evindeki eğlenceler kadınlar, damat evindeki eğlencelere erkekler katılır.

Eğlenceler, kına gecesinde içkili, gerdek gecesinde ise içkisizdir.

Gerdek gecesinde, eğlenceler erken başlar, Yatsı ezanın ardından damat şarkılar ve türküler eşliğinde tıraş ettirilir. Arkadaşları ve yakınları tıraş olurken önündeki peşkire toplu iğnelerle kağıt paralar iliştirilir. Bunlar bahşiş olarak berbere kalır. Damat tıraş olurken de şarkılar, türküler eşliğinde oyunlar oynanır. Sesi güzel ola biri Berber Gazeli’ni okur; Bu arada damadın elbiseleri tek tek elden ele dolaştırılarak giydirilir. Şarkılar, türküler arasında hep bir ağızdan sık sık ‘’Ki zava, ki zava-Kim damat, kim damat’’ diye naralar atılır..

Damat giydirildikten sonra sağdıç ve bir yakını koluna girer, mahallede gezdirilir, yakında bir ziyaret varsa ora da ziyaret edilir, sonra damat arkasına vurularak gerdek odasına gönderilir.

Bu arada Damat gezdirilirken sık sık maya okunur, mayaları da en çok Rahmetli berber Enver okurdu.

BERBER GAZELİ

Esme ey badi saba bir dahi canan eline,

Deste zülfün dağıtıp, düşme rakip eline,

Şimdi yüz vermez o şuh vakti sehergah eline,

Umarım, berber elin ta bileğinden kesile

****************

Her biri Bağdad-ü Basra’ya değerdi,

Herbir teli Çin-ü Maçin’e bedeldi.

Herbir teli Hind-ü Yemen’e değerdi.

Dökme o aşıkın saçlarını yerlere,

Seni şevka ederim, Hazret-i Hakka, Ecele.

 

 

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.