DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır’ın en önemli tarihi yapılarından biri olan Diyarbakır Ulu Camii ile ilgili dikkat çeken bir iddia gündeme geldi. Diyarbakır Şehir Araştırmaları Merkezi, camide yerleri belli olmasına rağmen iki kitabenin kayıp olduğunu öne sürerek kamuoyuna çağrıda bulundu.
Merkezin kurucusu Araştırmacı-Yazar Mehmet Ali Abakay, yaptığı açıklamada Diyarbekir’in tarih boyunca çok sayıda medeniyete ev sahipliği yaptığını hatırlatarak, Ulu Cami’deki kitabelerin bu zengin geçmişin önemli bir parçası olduğunu vurguladı.
Abakay, “Diyarbekir’de beyliklerden imparatorluklara kadar altmışı aşkın yönetim hüküm sürdü. Ulu Cami’de hem iç avluda hem de dış cephede çok sayıda kitabe bulunuyor. Ancak iki kitabenin yerinin boş olduğu alanı tespit ettik. Bu durum bugüne kadar kamuoyuna yansımamıştı” dedi.
“Yeri belli, kendisi yok”
Şehir Araştırmaları Merkezi’nin uzun yıllara dayanan çalışmaları sonucunda ulaşılan bulguların dikkat çekici olduğunu ifade eden Abakay, “Yaptığımız araştırmalarda bu iki kitabe hakkında net bir bilgiye ulaşamadık. Kaynaklarda yer almıyor. Seyyahların notlarında izine rastlanmış olabilir ama elimizde somut bir veri yok. En çarpıcı nokta ise kitabelerin yerlerinin açıkça belli olması, ancak kendilerinin ortada olmaması” diye konuştu.
Tarihi soru işaretleri: Söküldü mü, çalındı mı?
Kitabelerin akıbetine ilişkin çeşitli ihtimaller üzerinde durduklarını belirten Abakay, şu soruları gündeme getirdi: “1515 yılında Osmanlı hâkimiyetine geçildikten sonra bu kitabeler önceki devletleri öven ifadeler içerdiği için mi kaldırıldı? Eğer Selçuklu dönemine ait olsaydı yerinde kalır mıydı? Safevîlerle yapılan savaş sonrası mı söküldü? Yoksa tarihi eser kaçakçıları ya da dönemin müsteşrikleri tarafından mı götürüldü?”
Bu soruların henüz net bir yanıtı olmadığını vurgulayan Abakay, arşiv fotoğrafları üzerinde detaylı incelemelerin sürdüğünü kaydetti.
“Bu bir kültürel kayıp olabilir”
Uzmanlar, kitabelerin kayıp olmasının yalnızca fiziksel bir eksiklik değil, aynı zamanda kentin tarihsel hafızası açısından ciddi bir kayıp olabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle Diyarbakır gibi çok katmanlı bir geçmişe sahip şehirlerde, bu tür unsurların korunmasının büyük önem taşıdığı ifade ediliyor.
Kamuoyuna çağrı
Şehir Araştırmaları Merkezi, konunun aydınlatılması için akademisyenler, tarihçiler ve ilgili kurumlara çağrıda bulundu. Açıklamada, “Bu kitabelerle ilgili bilgi, belge veya görsele sahip olan kişi ve kurumların bizimle iletişime geçmesini bekliyoruz” denildi.
Diyarbakır’ın simge yapılarından biri olan Ulu Cami’deki bu iddia, hem kentte hem de tarih çevrelerinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşlerken, gözler şimdi yapılacak araştırmalara ve ortaya çıkacak yeni belgelere çevrildi.