ÖZEL HABER

Diyarbakır’da 2026 YKS sonuçları sonrası Eğitim Sen’den sistem eleştirisi

Eğitim Sen Amed 2 No’lu Şube Eşbaşkanı Serhat Kılıç, 2026 YKS sonuçlarını değerlendirerek eğitim sistemindeki fırsat eşitsizlikleri, sınav odaklı anlayış ve kamusal eğitimin zayıflatılmasına dikkat çekti. Kılıç, çözümün bilimsel, laik ve kamusal eğitim politikalarının güçlendirilmesinden geçtiğini söyledi.

Abone Ol

DİYARBAKIR HABER - Eğitim Sen Amed 2 No’lu Şube Eşbaşkanı Serhat Kılıç, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, ortaya çıkan tablonun eğitim sistemindeki kronik sorunları bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtti. Kılıç, yaşanan başarısızlığın öğrenciler ya da eğitim emekçileriyle açıklanamayacağını, temel sorunun yıllardır uygulanan sınav odaklı ve eşitsizlik üreten eğitim politikaları olduğunu ifade etti.

ÖSYM’nin bu yıl da adayların net ortalamalarını açıklamadığını belirten Kılıç, yalnızca doğru cevap ortalamalarının paylaşılmasının önemli bir eksiklik olduğunu söyledi. Sınav sonuçlarının bölgesel dağılımının kamuoyuyla paylaşılmamasının da eğitimdeki coğrafi ve sosyoekonomik eşitsizlikleri görünmez hale getirdiğini dile getiren Kılıç, fırsat eşitsizliğinin başarı düzeyini doğrudan etkileyen temel faktörlerden biri olduğunu kaydetti.

Açıklanan verilere dikkat çeken Kılıç, TYT’de 40 soruluk Temel Matematik testinde doğru cevap ortalamasının 6,4, 20 soruluk Fen Bilimleri testinde ise 3,9 olduğunu hatırlattı. Alan Yeterlilik Testi’nde (AYT) matematik ortalamasının 7,1, fizikte 2,6, kimyada 2,1 ve felsefe grubunda 1,8 doğru cevapta kaldığını belirten Kılıç, yanlış cevapların doğruları götürdüğü dikkate alındığında net ortalamalarının çok daha düşük seviyelerde olduğuna işaret etti.

Kamuoyunda “sıfır çeken” olarak ifade edilen ve puanı hesaplanamayacak düzeyde doğru cevap veren aday sayısındaki artışın da kaygı verici olduğunu vurgulayan Kılıç, geçen yıl 40 bin 818 olan bu sayının bu yıl 67 bin 87’ye yükseldiğini belirtti. Bir yıl içinde 26 binden fazla gencin bu tabloya eklenmesinin bireysel başarısızlıkla açıklanamayacağını ifade eden Kılıç, bunun eğitim sistemindeki yapısal sorunların açık göstergesi olduğunu söyledi.

Sınava başvurduğu halde katılmayan aday sayılarının da dikkat çekici olduğunu belirten Kılıç, TYT’de 170 bin 551, AYT’de 154 bin 857 ve YDT’de 60 bin 370 adayın sınava girmediğini hatırlattı. Bu durumun gençlerin yalnızca sınava değil, eğitim yoluyla gelecek kurabileceklerine dair umutlarını da kaybetmeye başladığını gösterdiğini dile getirdi.

Kamusal eğitimin zayıflatılması nedeniyle özellikle emekçi ve dar gelirli ailelerin çocuklarının daha ağır koşullarda eğitim almak zorunda kaldığını belirten Kılıç, üniversiteyi kazanan öğrencilerin ise barınma, beslenme, ulaşım ve yüksek yaşam maliyetleriyle mücadele ettiğini, mezuniyet sonrasında ise diplomalı işsizlik gerçeğiyle karşı karşıya kaldığını söyledi.

Açıklamasının sonunda çözüm önerilerini sıralayan Kılıç, gençleri tek bir sınavın belirlediği rekabetçi sistemden kurtaran, bilimsel, laik, demokratik ve kamusal eğitimi esas alan, öğrencilerin çok yönlü gelişimini önceleyen ve fırsat eşitliğini güçlendiren eğitim politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, “Eğitim bir ayrıcalık değil, herkes için eşit ve nitelikli biçimde sunulması gereken temel bir kamusal haktır.” ifadelerini kullandı.