DİYARBAKIR

Diyarbakır’da Amed Sağlık Platformu’ndan Yaşam Hakkı Nöbeti!

Amed Sağlık Platformu, Rojava’da derinleşen insani krize dikkat çekmek amacıyla Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi önünde “Yaşam Hakkı Nöbeti” eylemi gerçekleştirdi. Açıklamada, Kobanê ve Haseke başta olmak üzere kuşatma altındaki kentler için acil insani koridor çağrısı yapıldı.

Abone Ol

DİYARBAKIR HABER- Amed Sağlık Platformu tarafından Rojava’da yaşanan ağır insanlık krizine dikkat çekmek amacıyla “Yaşam Hakkı Nöbeti” eylemi düzenlendi. Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi önünde gerçekleştirilen eylemde basın açıklamasını Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İşyeri Temsilcisi Sezgin Güler okudu.

Açıklamada, Rojava’da başta Kobanê ve Haseke olmak üzere birçok kentin geçici Suriye yönetimine bağlı silahlı güçler tarafından kuşatma altına alındığı, elektrik ve suyun kesilmesinin toplu ölümlere yol açabilecek son derece tehlikeli bir süreci beraberinde getirdiği vurgulandı.

Loading...

“Kobanê yeni bir Gazze olmasın” çağrılarına rağmen yaşanan gelişmelerin, bölgenin Gazze’yi aşan bir insani felakete sürüklenme riski taşıdığını belirten Güler, savaşın derhal durdurulması ve Rojava’ya kesintisiz, güvenli ve sürekli bir insani koridor açılmasının hayati bir zorunluluk olduğunun altını çizdi.

Yerleşim alanları, hastaneler, sağlık merkezleri, su kaynakları, tarım arazileri ve enerji altyapısının hedef alınmasının uluslararası hukuka göre açıkça savaş suçu ve insanlığa karşı suç olduğunu ifade eden Güler, Rojava’da yaşananların yalnızca bir çatışma değil, sistematik bir yıkım ve ağır bir halk sağlığı krizi olduğunu dile getirdi.

Basına yansıyan bilgilere göre biri 2 aylık, biri 3 aylık, diğerleri 2 ve 4 yaşlarında olmak üzere en az 6 çocuğun açlık ve soğuk nedeniyle yaşamını yitirdiğini hatırlatan Güler, “Geçen her saat yeni ölümlere neden oluyor. Ağır kış koşulları kuşatma altındaki kentlerde yaşamı tamamen olanaksız hale getiriyor. Kaybedilecek bir dakika bile yok” dedi.

Açıklamada ayrıca, Rojava’daki kadınlarla dayanışma amacıyla saçlarını ören sağlık ve sosyal hizmet emekçileri hakkında başlatılan adli ve idari soruşturmalara da tepki gösterildi. Dayanışma eylemlerinin suç sayılmasının kabul edilemez olduğu belirtilerek, bu uygulamaların kamu vicdanını yaraladığı vurgulandı.

SES ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) olarak Sağlık Bakanlığı’na resmi başvuruda bulunduklarını ifade eden Güler, acil müdahale ve sağlık yardımı için insani koridor açılması talebini yineledi.

Amed Sağlık Platformu’nun ulusal ve uluslararası kurumlara yönelik çağrısında; Kobanê başta olmak üzere kuşatma altındaki kentlere insani ve tıbbi yardım koridoru açılması, Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın insani yardıma açılması, sivilleri hedef alan saldırıların durdurulması ve savaş suçlarının bağımsız heyetlerce soruşturulması istendi.

Platform, geçmiş göç ve afet deneyimlerine dikkat çekerek, Suruç üzerinden açılacak bir insani koridor aracılığıyla her türlü tıbbi ve insani desteği sunmaya hazır olduklarını kamuoyuna duyurdu.

Açıklama, “İnsanlık kuşatma altındadır. Yaşam hakkı için nöbetteyiz ve tüm yetkili kurumları daha fazla kayıp yaşanmadan harekete geçmeye çağırıyoruz” sözleriyle sona erdi.