DİYARBAKIR

Diyarbakır’da araçta yakılan baba ve oğul cinayeti davasında yeni gelişme

Diyarbakır Sur’da 19 Mayıs 2025’te boş arazide yakılan kamyonette ölü bulunan baba ve oğlu, planlı cinayetle hayatlarını kaybetmişti. İlk duruşmada 5 tutuklu sanıktan 4’ü adli kontrolle tahliye edildi.

Abone Ol

DİYARBAKIR HABER - Diyarbakır'ın Sur ilçesinde Remzi Sati (48) ve oğlu Muhammed'in (15) tabancayla öldürüldükten sonra araçlarında yakılmasına ilişkin görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu 5 sanıktan 4’ü adli kontrol şartıyla tahliye edildi.

Sur ilçesi kırsal Köprübaşı Mahallesi yakınlarındaki boş arazide 19 Mayıs 2025’te, 21 GH 662 plakalı kamyonetin yandığını görenler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla bölgeye itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yangın, itfaiyecilerin müdahalesiyle söndürüldü. İncelemede, kamyonette Remzi Sati ve oğlu Muhammed’in cansız bedenleri bulundu. Baba ve oğlun tabancayla öldürülüp, ardından yanıcı maddeyle yakıldıkları tespit edildi. Cenazeler otopsi işlemlerinin ardından mahalle mezarlığındaki aile kabristanında toprağa verildi. Olayla ilgili soruşturma kapsamında Ali Mert İldeniz (25) ile babası Ayhan İldeniz (58), İshak Kaya (40), Mehmet Duruş (26), Mehmet Kaya (44), Osman Kaya (44) ve Ali Özbek (32) gözaltına alındı. Osman Kaya ve Ali Özbek tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, diğer şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Aracı, delilleri yok etmek için ateşe vermiş

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan ve 7’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, sanıklardan Ali Mert İldeniz’in itirafları yer aldı. İldeniz ifadesinde, maktul Remzi Sati ile aralarında hayvan alım-satımı nedeniyle husumet olduğunu, maktulü öldürmek için plan yaptığını ve olay günü 'kayıp inek' senaryosuyla baba ve oğlunu bölgeye çağırdığını anlattı. Tartışma sonrası tabancayla ateş ederek baba ve oğlunu vurduğunu itiraf eden İldeniz, delilleri yok etmek için aracı kolonya dökerek ateşe verdiğini ve hedef şaşırtmak için maktulün telefonundan başka bir sanığa mesaj attığını beyan etti.

‘Kuvvetli yanıcı madde kullanılmış’

İddianamede, sanığın 'kolonya kullandım' beyanına karşın, cesetlerin kömürleşmiş ve karbon halini almış olması nedeniyle yakma işleminin benzin gibi kuvvetli bir yanıcı maddeyle gerçekleştirildiği değerlendirmesine yer verildi. Kriminal raporlarda ise bazı şüphelilerin kıyafetlerinde atış artığı bulgularına rastlandığı, olay saatinde şüphelilerin telefonlarını kapattığı veya baz istasyonu kayıtlarının olay yeriyle örtüştüğü kaydedildi. İddianamede, şüphelilerin dosya kapsamı değerlendirildiğinde aynı fikir eylem birliği içerisinde Remzi Sati ile oğlu Muhammed’i tasarlayarak ve canavarca hisle ateş etmek ve yakmak suretiyle öldürdüklerinin anlaşıldığı belirtilerek ayrı ayrı 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

Sanıkların yargılanması başladı

Sanıkların yargılandığı davanın duruşması, Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmaya sanık Ayhan İldeniz tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı. Diğer sanıklar ise mahkeme salonunda hazır bulundu. Duruşmaya ayrıca sanık ve Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı İl Müdürlüğü avukatları ile maktul Remzi Sati’nin eşi ve avukatları katıldı.

‘Çocuğum benden habersiz suç işlediyse benim ne suçum var’

Duruşmada ifadesi alınan Ayhan İldeniz, olay gününü anlatarak, “Suçum yok, 6 aydan beri hapisteyim. Benden şüphe etmeyin. Çocuğum benden habersiz suç işlediyse benim ne suçum var? Çocuklarıma bakmakla mükellefim. Mağduriyetim sürüyor. Kimseye muhtaç değilim, kaçak silahım da yok. Av tüfeğim ruhsatlıdır. Gece yarısına kadar misafirlerimle ağacın dibinde sohbet ediyordum çünkü bizde misafir kovulmaz. Benzinliğe gitme nedenim de aracımın yakıt ışığı yandığı içindir. Petrole gitmişken ihtiyaçlarımı aldım ve geri döndüm. Olayın olduğu yeri bilmiyorum, hiç gitmedim. Duysaydım önceden olayın olmasına izin vermezdim” dedi.

‘Mesajı görünce olay üzerime kalacak dedim’

Maktulün telefonundan kendisine "Gel hesaplaşalım" mesajı gönderilen sanık Ali Özbek ise, "Olay günü arkadaşlarımla çay içiyordum. Mesaj gelince aradım ama telefon kapandı. Sabah Remzi ve oğlunun kayıp olduğunu duyunca okey taşlarını döktüm; 'Bu iş üzerime kalacak' dedim. Hemen etrafımdakilere mesajı gösterip maktulün yakınlarını aradım. Remzi ağabeyle bir husumetim yoktu" savunmasını yaptı.

‘Dağ gibi oğlum gitti’

Duruşmada müşteki olarak dinlenen anne Filiz Sati, eşi ve oğlunun tuzağa düşürüldüğünü belirterek şunları söyledi:

"Eşimle Ali Mert'in arası iyiydi. Olay günü Ali Mert arayıp 'Hayvanım kaçtı' dedi. Eşim namazını kıldıktan sonra küçük oğlum Muhammed'i de yanına alıp gitti. Gitme dedim ama dinlemedi. Oğlum daha 15 yaşındaydı. Dağ gibi oğlum gitti, hepsinden şikayetçiyim."

Savcılık 3 tahliye istedi

Savcılık mütalaasında, tutuklu sanıklar Mehmet Kaya ve Ali Mert İldeniz’in koşullarında değişiklik olmaması nedeniyle mevcut delil durumu dikkate alınarak tutukluluğun devamına, diğer tutuklu sanıkların ise üzerlerine atılı suçun vasfının değişme ihtimalinin olması ve tutuklu kaldıkları süre göz önüne alınarak adli kontrol şartıyla tahliyelerine karar verilmesini talep etti.

4 sanık serbest bırakıldı

Diğer tanıklar ve avukatların savunmalarının ardından mahkeme heyeti, verilen aranın ardından, Ali Mert İldeniz’in tutukluluğunun devamına, diğer tutuklu 4 sanığın da yurtdışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol şartı ile tahliye edilmesine karar vererek, duruşmayı 25 Haziran günü saat 09.00’a erteledi.