ÖZEL HABER

Diyarbakır’da doğa yeniden nefes aldı!

Dicle Üniversitesi yerleşkesinde bulunan Kabaklı Göleti, son yağışlarla birlikte yeniden su tutarak eski seviyesine yaklaşırken, bölgedeki zengin biyoçeşitlilik için umut oldu. Uzmanlar, bu sevindirici gelişmeye rağmen iklim krizine karşı kalıcı önlemler alınması gerektiğini vurguluyor.

Abone Ol

DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır’da doğa adına sevindirici bir gelişme yaşandı. Dicle Üniversitesi kampüsü içerisinde yer alan Kabaklı Göleti, son dönemde etkili olan yağışların ardından yeniden suyla dolarak eski seviyesine büyük ölçüde ulaştı. Uzun süredir kuraklık tehdidi altında bulunan göletin canlanması, hem akademik çevrelerde hem de doğaseverler arasında memnuniyetle karşılandı.

Biyoçeşitlilik ve çevre koruma alanında çalışmalar yürüten Prof. Dr. Ahmet Kılıç, göletteki su seviyesinin yükselmesinin ekosistem açısından kritik bir gelişme olduğunu belirtti. Kılıç, Kabaklı Göleti’nin yalnızca bir su kaynağı olmadığını, aynı zamanda zengin bir yaşam alanı sunduğunu ifade etti.

Gölet çevresinde 150’den fazla kuş türünün yanı sıra memeli hayvanlar, sürüngenler, balıklar ve çok sayıda böcek türünün yaşadığını vurgulayan Kılıç, bu doğal alanın bölge ekosistemi için hayati önem taşıdığını söyledi. Yağışlarla birlikte su seviyesinin yükselmesinin, bu canlıların yaşam döngüsünü doğrudan olumlu etkilediğine dikkat çekti.

Ancak bu gelişmenin kalıcı bir çözüm olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Kılıç, küresel ölçekte etkisini sürdüren iklim krizine dikkat çekti. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’nin de bu krizden etkilendiğini ifade eden Kılıç, yağışların her zaman aynı seviyede devam etmeyeceğini hatırlattı.

Uzman isim, doğanın korunması için sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, özellikle kurumlar arası iş birliğinin önemine vurgu yaptı. Su kaynaklarının korunması, doğal yaşam alanlarının sürdürülebilir şekilde yönetilmesi ve ekosistemlerin desteklenmesi adına uzun vadeli stratejilerin şart olduğunu dile getirdi.

Kabaklı Göleti’nde yaşanan bu toparlanma, Diyarbakır’da doğanın kendini yenileyebilme gücünü bir kez daha gözler önüne sererken, aynı zamanda çevre bilincinin artırılması ve koruma çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini de hatırlatıyor.