Dolar 18,6336
Euro 19,4066
Altın 1.051,84
BİST 4.874,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 12°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
12°C
Az Bulutlu
Paz 14°C
Pts 12°C
Sal 10°C
Çar 14°C

Diyarbakır’da İlk Kayıt Stüdyosu – (Fahrettin Kanat’ın Yazısı)

31 Ekim 2022 07:59 | Son Güncellenme: 31 Ekim 2022 08:00

Diyarbakır’da ilk kayıt stüdyosu, şiirleriyle tanınan Muharrem Güler tarafından açıldı.

Muharrem Güler 1943 yılında dünyaya geldi, ailenin tek erkek çocuğu olan Güler, Cumhuriyet ilkokulunu bitirdikten sonra, İmam Hatip Ortaokuluna kayıt yaptı. Ancak ekonomik nedenlerden dolayı okulu bitiremeden ayrıldı. Babasına maddi katkıda bulunmak maksadıyla çeşitli işlerde çalıştı.

Ortaokul sıralarındayken güzel sanatlara büyük ilgi duydu. Daha küçük yaşlardan itibaren şiir yazmaya başladı. Baki, Fuzuli, Ziya Paşa, Yahya Kemal Beyatlı, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Arif gibi ünlü şair ve yazarların eserlerini okuyarak, kendini geliştirdi. Yazdığı şiirlerin birçoğu dergi ve gazetelerde yayımlandı. ‘’Hatun Kastalı’’ adlı şiirinin sözleri türkü formunda bestelendi.

1971-1974 yılları arasında Almanya’ya işçi olarak gitti.1974 yılında, özlemini çektiği Diyarbakır’a dönerek kazancının tümüyle bir kayıt stüdyosu açtı. Bu stüdyoda hem kayıt yapıyor, hem de müzik dersleri veriyordu. Nitekim Küçük Emrah, Mahsun Kırmızıgül, Beşir Kaya, Cengiz Eser gibi, çok sayıda ünlü sanatçı, ilk kayıtlarını bu stüdyoda yaptılar.

Güler daha sonra stüdyosunu kapatarak Diyarbakır Belediyesi’nde çalışmaya başladı. 1999 yılında buradan emekli oldu. Emekli olduktan sonra da çalışmalarını sürdürdü.

Diyarbakır Türkülerinin birçoğunu yeniden derleyip kendi stüdyosunda kayıtlarını yapıp, tüm yurda yayılmasına öncülük etti.

Şiirler Eyvan ile Diyarbakır’daki gazetelerde yayınlandı.

Şiirlerinin bir kısmını 1996 yılında ‘’Adım Adım Diyarbakır’’ adlı kitapta topladı. Son olarak ‘’Ben Diyarbekir’im’’ adlı ünlü şiirini yazdı. Ve sur içinde eski halinin görüntüleriyle bir klip çekerek you tube’ta paylaştı.

Ne yazık ki bu değerli insan, ılık bir eylül sabahı evinde küçük bir kaza sonucu düştüğü yerden bir daha kalkamadı. Bilinci kapalı bir şekilde, beş ay boyunca hastanede yoğun bakımda tedavi görmesine rağmen, beyninde meydana gelen bir hasar yüzünden iyileşemedi.

Ve, geride bir birinden güzel şiirler ve hoş seda bırakarak, 30 Ocak 2019 günü aramızdan ayrıldı. 4 erkek ve iki kız evladı babası olan bu değerli hemşerimizi rahmet ve şükranla anıyoruz. Mekânı cennet olsun…

Muharrem Güleri’ in o güzel şiirlerinden birini, onu unutmamak için sizlerle paylaşalım.

DİYARBEKİ’E ÖZLEM

Kırlangıçlar küsmüş dönmüyor geri

Bu şehir tarumar o günden beri

Yadettim yaşadın o eski günleri

Unutmak mümkünmü Diyarbekir’i

Kökünden sökmüşler akasyaları

Kesip de yakmışlar o asmaları

Güzel örtmeleri kantırmaları

Bir bir yok etmişler Diyarbekir’i

Balık’lıda çimer karpuzlar yerdik

Soğukpar’da nane, yarpuzlar yerdik

Şemsilerse akşam çayı içerdik

Beton doldurmuşlar Diyarbekir’i

Bostanlardan cümbüş sesi gelmiyor

Hamravat kurumuş, su içilmiyor

Çok denedim senden vazgeçilmiyor

Terk etmek mümkün mü Diyarbekir’i

Bıraktığım gibi bulurum sandım

Dicle çöplük olmuş haline yandım

Meğerse rüyaymış birden uyandım

Çok özledim eski Diyarbekir’i