DİYARBAKIR

Diyarbakır’da Kadın Komün Kent Bostanı’nda ilk hasat heyecanı

Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde kadınların ortak emeğiyle hayata geçirilen Kadın Komün Kent Bostanı’nda ilk hasat gerçekleştirildi. Yerel tohumlarla yetiştirilen patlıcan, biber, domates ve bamya gibi yaz sebzeleri, kadınların emeğiyle toprakla buluşarak ürün verdi.

Abone Ol

DİYARBAKIR HABER - Kayapınar Belediyesi Kadın Politikaları Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Kadın Ekonomisini Güçlendirme Birimi öncülüğünde kurulan Kadın Komün Kent Bostanı’nda üretim sürecinin ilk meyveleri alındı.

Kayapınar Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne ait sera ve fidanlık alanında oluşturulan bostanda, farklı mahallelerden bir araya gelen kadınlar ekimden bakıma ve hasada kadar üretimin tüm aşamalarında aktif rol aldı.

Yerel tohumların kullanıldığı bostanda patlıcan, biber, domates ve bamya başta olmak üzere çeşitli yaz sebzeleri yetiştirildi. Kadınların ortak emeğiyle elde edilen ürünlerin hem ev ekonomisine katkı sağlaması hem de kadınların yerel üretimde daha fazla söz sahibi olması hedefleniyor.

“Kadınların ekonomik ve sosyal geleceğini güçlendiriyoruz”

Kayapınar Belediyesi Kadın Politikaları Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, projenin yalnızca tarımsal üretim amacı taşımadığı vurgulandı.

Açıklamada, doğal ve genetiği değiştirilmemiş tohumlarla başlatılan üretimin ilk hasatla birlikte somut bir ürüne dönüştüğü belirtilerek, çalışmanın bölgenin biyolojik çeşitliliği ve kültürel mirasının korunmasına da katkı sunduğu ifade edildi.

Bostanda yetiştirilen ürünlerin kadınların emeğinin karşılığı olduğu belirtilen açıklamada, projenin kadınların ekonomik ve sosyal açıdan güçlenmesine katkı sunduğu kaydedildi.

Kadınlar arasında dayanışmayı güçlendiriyor

Kadın Komün Kent Bostanı’nın aynı zamanda sosyal dayanışma alanı oluşturduğu belirtildi. Farklı mahallelerden kadınları ortak üretim etrafında buluşturan proje, kadınlar arasındaki sosyal bağların güçlenmesine ve yerel ekonominin desteklenmesine katkı sağlıyor.

Kayapınar Belediyesi, projeyi demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü yerel yönetim anlayışının bir parçası olarak değerlendirirken, bostanın yalnızca sebze üretiminin yapıldığı bir alan olmadığına dikkat çekti.