DİYARBAKIR HABER - Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinde düzenlenen sergi, hem içerdiği güçlü temalar hem de yoğun ziyaretçi ilgisiyle dikkat çekti. Heykeltıraş ve ressam Gökhan Aslan, sergiye gösterilen ilgiden büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, bölgede kültür ve sanat etkinliklerine olan ilginin her geçen yıl arttığını vurguladı.
Aslan, Sur’da düzenlenen bu tür etkinliklerin çoğalması gerektiğini belirterek, sanatın toplumsal hafızayı diri tutmadaki rolüne dikkat çekti.
“Mezopotamya’nın Sessizliği Sanata Dönüştü”
“Dilsiz Belleğin İz Düşümü” sergisi, Mezopotamya coğrafyasının derin hafızasını ve susturulmuş hikâyelerini sanat aracılığıyla gün yüzüne çıkarıyor. Sergi; toprağa gömülen dillerden, bastırılan kimliklere ve sessizliğe mahkûm edilen kadınların direnişine kadar geniş bir tematik çerçeve sunuyor.
Eserlerde kırmızı, mor ve siyah tonlarının yoğun kullanımı dikkat çekerken; bu renkler, kaos, yas ve direnişin güçlü bir sembolü olarak öne çıkıyor. Serginin merkezinde ise tüm bu karmaşanın ortasında dimdik duran kadın figürü yer alıyor.
Direniş, Hafıza ve Kadın Teması Öne Çıkıyor
Sergide “Mor Kafes”, “Zamanın Laneti”, “Ağır Yük” ve “Kızıl İrade” gibi temalar üzerinden bireysel ve kolektif direniş anlatılıyor. Sanatçı, bir yandan dayanışmanın gücünü “Kolektif Sığınak” ile vurgularken, diğer yandan bireyin kendi iç gücüyle karanlığı aşmasını “Yalnızlığın Gücü” ile ifade ediyor.
Kadın figürü ise serginin en güçlü anlatı unsuru olarak öne çıkıyor. Tüm baskılara rağmen varoluşunu sürdüren kadın, eserlerde hem direnişin hem de yeniden doğuşun sembolü olarak işleniyor.
“Bu sergi bir başkaldırı senfonisi”
“Dilsiz Belleğin İz Düşümü”, yalnızca bir sanat sergisi olmanın ötesine geçerek Mezopotamya’nın kadim hafızasını ve acılarını estetik bir dile dönüştürüyor. Sergi, yasın içinden doğan yaratıcılığı ve sessizliğin içinden yükselen direnişi gözler önüne seriyor.