DİYARBAKIR HABER- Dicle Nehri’nde uzun yıllardır devam eden kirlilik, kötü koku ve çevresel tahribat iddiaları yeniden gündemin merkezine oturdu. Daha önce gazetemizin Dicle Nehri’ndeki kirliliğe dikkat çeken haberinin ardından bir inşaat firmasının yetkilileri gazetemize ulaşarak, bir süredir yürüttükleri araştırmalarda elde ettikleri bilgi ve belgeleri kamuoyuyla paylaşmak istediklerini belirtti.
Firma yetkilileri, yöre halkından gelen yoğun şikâyetler üzerine tamamen toplumsal sorumluluk anlayışıyla konu üzerinde çalışma yaptıklarını ifade etti. Yapılan incelemeler sonucunda Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren arıtma tesisinden çıkan bazı atıkların Dicle Nehri’ne ulaştığının tespit edildiğini öne süren yetkililer, elde ettikleri görüntü ve belgeleri ilgili kurumlara sunduklarını söyledi.
İddialar arasında dikkat çeken detaylar
Firma yetkililerinin iddiasına göre, çevreye zarar verdiği öne sürülen bazı kimyasal atıkların bir kısmı taşeron firmalara ait iş makineleri ve araçlar kullanılarak çeşitli alanlara gömüldü ve üzerleri kapatıldı. Bu durumun görüntüler ve saha incelemeleriyle kayıt altına alındığı ileri sürüldü.
Yetkililer, topladıkları bilgi ve belgeleri güvenlik birimlerine teslim ettiklerini, konuyla ilgili Yenişehir ve Eğil ilçelerindeki ilgili kolluk kuvvetlerine resmi başvurularda bulunduklarını ifade etti.
Balık ölümleri ve tarımsal risk iddiası
İnşaat firması tarafından dile getirilen bir diğer önemli iddia ise Organize Sanayi Bölgesi 4. Etap yağmur suyu hattının, Devlet Su İşleri’ne ait sulama kanalına bağlanması oldu. Bu bağlantı nedeniyle bazı kimyasal maddelerin sulama suyuna karıştığının tespit edildiği öne sürülürken, söz konusu kanalda balık ve diğer canlı ölümlerinin yaşandığının görüntülerle kayıt altına alındığı iddia edildi.
Köylüler içme suyunu satın almak zorunda kaldı
İddialara göre, kimyasal içerikli olduğu öne sürülen suların bölgedeki artezyen ve sondaj kuyularına karışması nedeniyle bazı köylerde içme suyu kaynakları kullanılamaz hale geldi. Bu durumun ardından köy sakinlerinin günlük su ihtiyaçlarını hazır içme suyu satın alarak karşılamak zorunda kaldıkları belirtildi.
Yaşanan durumun köylüler üzerinde hem ekonomik hem de sosyal mağduriyet yarattığı ifade edilirken, bazı vatandaşların konuyla ilgili kolluk kuvvetlerine ifade verdiği öğrenildi. Köylüler, içme suyu kaynaklarının güvenliğinin sağlanmasını ve iddiaların tüm yönleriyle araştırılmasını talep ediyor.
Bölgedeki çiftçilerin tarım arazilerini sularken sudaki renk değişimi ve koku nedeniyle durumdan şüphelendikleri, bazı arazi sahiplerinin konuyu CİMER’e taşıdığı ancak beklentilerini karşılayacak bir sonuç alamadıklarını ifade ettikleri aktarıldı.
Loading...
Loading...
“Bu sadece bir çevre sorunu değil”
Firma yetkilileri, meselenin yalnızca çevre kirliliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, Dicle Nehri boyunca binlerce dönüm tarım arazisinin bu suyla sulandığını hatırlattı.
Yetkililer yaptıkları açıklamada, “Dicle Nehri sadece Diyarbakır’ın değil, bölgenin yaşam kaynağıdır. Eğer iddialar doğruysa bu durum yalnızca suyu değil, toprakları, tarımsal üretimi ve insan sağlığını da doğrudan ilgilendiriyor. Bu nedenle konuyu yargıya taşıdık. Tüm kamu kurumlarını, sivil toplum kuruluşlarını, meslek odalarını ve duyarlı vatandaşları bu süreci takip etmeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Bir damla suya sahip çıkmak zorundayız”
Konuya ilişkin mücadelelerini sürdüreceklerini belirten firma temsilcileri, çevrenin korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.
Yetkililer, “Bu ülkenin bir karış toprağının ve bir damla suyunun kirletilmesine göz yumulmamalıdır. Dicle Nehri’nden sulanan arazilerde yetişen ürünler milyonlarca insanın sofrasına ulaşıyor. Bu nedenle iddiaların tüm yönleriyle araştırılmasını, sorumluların tespit edilmesini ve gerekli işlemlerin yapılmasını bekliyoruz. Konuya duyarlılık gösteren herkesle elimizdeki bilgi ve belgeleri paylaşmaya hazırız” açıklamasında bulundu.
Öte yandan söz konusu iddialarla ilgili olarak yetkili kurumların yapacağı inceleme ve soruşturmaların sonucu merakla bekleniyor.