Dolandırıcılık Suçu Nedir?

Abone Ol

Dolandırıcılık suçu kısa ve öz olarak bir kişinin hileli davranışlarla bir kimseyi aldatması, kendisine veya başkasına yarar sağlamasıdır. Dolandırıcılık suçunun oluşması için haksız bir yarar sağlanması gerekir. Tabi burda dolandırıcılığın hursızlıktan farklı olduğunu vurgulamak gerekir. Bizim hukukumuzda her iki suç birbirinden farklı tanımlandığı gibi karşılığında alınan cezaları da farklıdır. Hırsızlık suçundan farklı olarak dolandırıcılık suçunda hileli davranış söz konusudur. Yani hileli davranışlarla bir kimsenin aldatılması sonrasında kendisine veya başkasına yarar sağlanırsa dolandırıcılık suçu işlenmiş olur.

Ancak, basit dolandırıcılık suçunda fail hileli hareketi karmaşıklaştıran araçlar kullanmadan dolandırıcılık teşkil eden fiilleri daha çok yeteneklerini kullanarak basit bir şekilde sergiler. Örneğin, fiilin basit dolandırıcılık suçu olarak kabul edilebilmesi için failin hileli hareketleri yaparken bilişim sistemlerini, dini duyguları, banka veya kredi kurumlarını araç olarak kullanmaması veya kendisini polis, savcı vb. bir kamu görevlisi olarak tanıtmaması gerekir. Çünkü bu fiillerin hileli hareket yapılırken kullanılması halinde TCK m.158'deki açık düzenleme nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçu oluşur.

SON ZAMANLARDA DOLANDIRICILIK SUÇLARINDA YAŞANAN CİDDİ ARTIŞLARIN SEBEPLERİ NELERDİR?

Son zamanlardaki dolandırıcılık suçalrındaki artışın birçok sebebi var tabi. Bunların başında; dijitalleşmenin hızlanması, kişisel verilerin kolay sızdırılması, ekonomik sıkıntılar, kolay yoldan ve çok para kazanma hırsı sayılabilir. Özellikle yapay zeka gibi ileri teknolojilerin dolandırıcılar tarafından profesyonelce kullanılması ve kurum ve kuruluşların buna engel olabilecek teknik donanıma sahip olmaması bu suçu oldukça kolaylaştırmaktadır.

Uzmanların ve güvenlik raporlarının vurguladığı temel nedenler şunlardır:

A. Teknolojik Gelişmeler ve Yapay Zeka

· Yapay Zeka Kullanımı: Dolandırıcılar ses taklit etme ve sahte görüntü oluşturma (deepfake) gibi yöntemlerle insanları çok daha kolay ikna edebilmektedirler.

· Dijital Kanallar: Mobil bankacılık, sosyal medya, e-posta ve SMS ağlarının yaygınlaşması dolandırıcıların hedef kitlesini büyütmektedir.

· Sahte Siteler: Dolandırıcılar gerçeğinden ayırt edilemeyen birebir kopya internet siteleri kurabiliyorlar. Örneğin PTT AVM sitesi en çok kopyalanan sitelerden biridir.

B. Finansal Teknolojiler ve Kripto Paralar

· Takip Edilemezlik: Kripto para birimleri ve anonim dijital cüzdanlar, çalınan paraların dakikalar içinde yurt dışına transfer edilmesini ve izinin kaybettirilmesini kolaylaştırmaktadır.

· Hızlı Para Transferi: Dijital bankacılık ve hızlı fon transfer sistemleri, paranın sistem içinde çok hızlı dağıtılmasına yol açarak bloke konulmasını zorlaştırmaktadır.

C. Veri Güvenliği ve Ekonomik Faktörler

· Kişisel Veri Sızıntıları: Vatandaşların telefon, TC kimlik ve adres gibi gizli bilgileri siber suç ağlarının eline rahatlıkla geçebilmektedir.

· Ekonomik Beklentiler: Enflasyonist ortam ve geçim sıkıntıları, insanları "kısa yoldan yüksek kazanç", "düşük faizli kredi" veya "borsada kesin kazanç" gibi sahte vaatlere karşı daha savunmasız hale getirmektedir. Örneğin kredi puanı düşük olduğu için bankaların kredi vermediği kimselere ulaşılarak “size kredi çıkaratabilirim” vaadiyle TC kimlik bilgilerini, bankacılık şifrelerini ve ıban numaralarını ele geçirerek bunları dolandırcılık eylemlerinde kullanmaktadırlar.

· Profesyonel Yöntemler: Dolandırıcılar artık kurumsal bir dil kullanarak güven sağlıyor ve kurbanların zaaflarını (kredi, ödül, ceza korkusu) ustalıkla kullanıyorlar. Banka şubesinde çalışan bir banka personeli gibi kişileri arayıp “size kredi çıktı. Kredi vereceğiz”, “kredi kartı aidatınız iade edilecek ıban bilginizi verirseniz tarafınıza iadenizi gerçekleştireceğiz” gibi ustaca bir dil kullanarak insanların mağduriyetine sebep olmaktadırlar.

· Kurumsal Kimlik İstismarı: Diğer bir husus kurumsal kimlik istismarı. Dolandırıcıların kullandığı yaygın yöntemlerden biri de budur. Kendilerini polis, asker, savcı olarak tanıtıp kurbanlar üzerinde korku, panik ve aciliyet duygusu yaratarak mantıklı düşünmeyi engellemekte ve “şu adar parayı şu hesaba 1 saat içerisinde yatırmazsan terör suçundan ceza alacaksın” gibi oluşturdukları korku duygusu ile insanları tuzağa çekmekte ve mağdur etmektedirler.

D. Hukuki ve Altyapısal Zorluklar

· Siber Sınırlar: Dolandırıcıların genellikle siber güvenlik altyapısı zayıf veya suçlu iadesi zor olan ülkelerden operasyon yürütmesi, kolluk kuvvetlerinin takibini zorlaştırmaktadır. Patates hat diye tabir edilen, kim olduğu bilinmeyen yabancı uyruklu şahıslar adına kayıtlı GSM hatlarından mağdurlar aranmaktadır. Bu şekilde kimin aradığı tespit edilememektedir. Hakeza ıban ve kimlik bilgileri ele geçirilen kişiler adına kripto hesaplar açılmakta ve para transferleri saniyeler içerisinde ıbanlardan kripto hesaplardaki varlıklara dönüştürülmekte ve yurt dışına tarnsfer edilmektedir.

· Yeni Yöntemlerin Hızı: Ne yazık ki kolluğun dolandırıcılar hızına yetişmesi çok zor. Dolandırıcı Suçluların geliştirdiği yeni dijital taktikler, yasal düzenlemelerin ve güvenlik duvarlarının güncellenme hızından daha hızlı yayılmaktadır. Siber suçlarla mücadele birimlerinin yeterli olmaması da bunun en büyük etkenlerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.

BU SORUNA YÖNELİK ÇÖZÜM YOLLARI NELERDİR?

Dolandırıcılık sorununa kesin bir çözüm bulunması; devletlerin, bankaların, teknoloji şirketlerinin ve bireylerin birlikte hareket ettiği dörtlü bir savunma mekanizmasıyla mümkündür. Suçlular teknolojiyi ne kadar hızlı kullanıyorsa, koruma sistemlerinin de o kadar proaktif ve yapay zekâ odaklı olması gerekir.

Bu küresel tehdidi engellemek için atılması gereken somut adımları şöyle sırlamak mümkündür:

A. Yasal Düzenleme Düzeyinde Çözümler

· Caydırıcı Cezalar: Siber suçlar ve nitelikli dolandırıcılık cezaları artırılmalı, denetimli serbestlik kapsamı dışına çıkarılmalıdır.

· Uluslararası İş Birliği: Suçluların sınır ötesi kaçışını engellemek için küresel siber suç sözleşmeleri ve anlık istihbarat paylaşım ağları genişletilmelidir.

· Veri İhlali Yaptırımları: Kişisel verileri sızdıran şirketlere verilen idari para cezaları, ciro bazlı hale getirilerek en üst seviyeye çıkarılmalıdır.

· SIM Kart Restriksiyonları: Yeni çıkarılan veya yedeklenen SIM kartların bankacılık işlemlerinde kullanımı için uygulanan bloke süreleri ve kimlik doğrulama adımları katılaştırılmalıdır.

B. Bankacılık ve Finans Sektörü Çözümleri

· Yapay Zekâ ile Anlık Takip: Bankalar, kullanıcıların olağan dışı transferlerini (örneğin gece yarısı tüm birikimin kripto borsasına atılması) yapay zekâ ile tespit edip işlemi anında askıya almalıdır.

· Ortak Kara Liste Havuzu: Dolandırıcılıkta kullanılan IBAN ve telefon numaraları, tüm bankaların anında görebileceği ortak bir merkezi havuzda toplanarak bloke edilmelidir.

· Geri Çekme Süresi (Cooling-off): Yüksek miktarlı veya riskli görülen yeni transferlerde, paranın hesaba geçmesi için 1 ila 2 saatlik bir onay/bekleme süresi zorunlu kılınmalıdır.

C. Teknoloji ve Telekomünikasyon Çözümleri

· Caller ID (Arayan Kimliği) Güvenliği: Telekom operatörleri, dolandırıcıların kendilerini "0850"li kurumsal hatlar veya "155" gibi resmi numaralar üzerinden gizlemesini sağlayan (spoofing) altyapı açıklarını tamamen kapatmalıdır.

· Biyometrik Zorunluluk: Dijital bankacılık ve kripto para transferlerinde sadece SMS şifresi değil, yüz tanıma veya ses analizi gibi biyometrik doğrulamalar standart hale getirilmelidir.

· Deepfake Filtreleri: Sosyal medya ve mesajlaşma platformları, yapay zekâ ile üretilen sahte ses ve videoları yükleme aşamasında tespit eden otomatik filtreler kullanmalıdır.

D. Bireysel Savunma ve Bilinçlenme (Kişisel Çözümler)

· "Kurumsal Arama" Şüphesi: Sizi arayan kişi polis, savcı veya bankacı olduğunu söylese bile onlara inanmamalı; telefon kapatılıp kurumun resmi numarası bizzat aranmalıdır.

· Dijital Hijyen: Her platformda aynı şifre kullanılmamalı, iki aşamalı doğrulama (2FA) kesinlikle aktif edilmeli ve kaynağı belirsiz linklere tıklanmamalıdır.

· Şüphe Kasını Geliştirmek: Piyasa değerinin çok altında olan ilanlara, "kesin kazanç" vaat eden yatırım tekliflerine ve "hesabınız ele geçirildi" diyen panik içerikli uyarılara her zaman şüpheyle yaklaşılmalıdır.

Bir sonraki köşe yazımızda görüşmek dileğiyle..