Ekonomik Şartlar Kapsamında Bir Yasağın Meşruiyeti, Fâiz !

Abone Ol

Bazı kesimlerce, Günümüz şartlarında fâizsiz iş yapmanın veya bazı ihtiyaçları karşılamanın zor olduğunu öne sürerek Faizin haramiyetini yumuşatmak istemişlerdir. İslâm, sadece fahiş fâizi ve tefeciliği kaldırmıştır. Buna, riba denir; oysa fâiz, meşru ve mubahtır.” gibi söylemlerle fâizi meşrulaştırma çabasına verilecek cevap, elbette faizin her çeşidi haramdır; bu dini kuralı yumuşatarak; faize ayrı ve meşru bir kılıf ihdas etmenin, haramı, helal kılma girişimi olduğu ve en büyük günahlar arasında olduğunu unutmamak gerekir.

Ayrıca Allah’ın va’zettiği Kuran’ın açık hükmü karşısında, bunun, hiç bir te’vili bulunmamaktadır.

Bilindiği üzere, fâiz yasağıyla ilgili son noktayı koyan, âyet ve hadîslerde “fâiz/ribâ” tabiri,mutlak anlamda kullanılmış olup, kanûnî olup olmaması, devlet veya özel kurumlar tarafından verilmesi veya bileşik fâiz olması gibi hiçbir ayrım yapılmamıştır.

Kur’an’daki âyetlerden hiçbiri, tefecilik olarak bilinen fâizi, feshedip de öteki şekillerini muhafaza etmeyi, asla îmâ etmemiştir. Kur’an ve sünnette bir ifade mutlak olarak geçmişse, onun, bir başka yerde başka bir ifade altında, kayıtlandığına dâir kesin delîl bulunmadıkça, o ifadenin kapsamını, müctehidin kendi görüşüne göre daraltması veya yorumlaması, kesinlikle doğru olmaz.

Bu kutsal kitabın maksadıyla oynamak olur. Ayrıca, bu görüşü savunanlar da dâhil olmak üzere, tüketim amaçlı borçlanmalardan alınan fâizin, cahiliye ribası kapsamında olduğu ve âyetlerde bu fâizin yasaklandığı, herkes tarafından kabul görmüştür.

Hz. Peygamber (s.a.v.), efendimizin, Kur’an’ın ilk müfessiri ve uygulayıcısı olarak, Âl-i İmrân Sûresi’nde yer alan âyetteki fâiz yasağını, yalnızca fahiş şekildeki fâiz çeşitlerini kapsadığı biçiminde anlamış olsaydı; Veda Hutbesi’nde bunu açıklardı ve mezhep imamları da bunu bize naklederlerdi.

Hâlbuki, ilgili âyetler, Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından böyle anlaşılmamış olmalı ki, Efendimiz (s.a.v.); oransal bir ayrımdan bahsetmeksizin, bütün fâiz oranlarının ve türlerinin yasak olduğunu son konuşmasında/Veda Hutbesinde de vurgulu bir biçimde ifade etmiştir.

Faizin Oranına bakmaksızın, gerek amcası Hz. Abbas (r.a.)’ın (ki Kâbe’ye gelen hacılara yaptığı ikramlarındaki cömertliği ile bilinen Abbas (r.a.)’ın), borç verdiği şahıslardan, yüksek oranlarda fâiz alıyor olması, gerek, sahabelerden bir kısmının, yüksek oranda bulunmayan fâiz alacaklarını bile yasakladığını ilan etmiştir.Böylece bu hususun, yoruma açık olmadığı; net bir şekilde, ifade edilmiştir.