EKONOMİ

Emekliye yeni zam ve maaş sistemi: Hesap sil baştan mı?

Milyonlarca emekliyi ilgilendiren maaş sistemi için kapsamlı bir revizyon masada. Üçlü hesaplama dönemi sadeleşebilir, zam farkları giderilebilir ve prim–gün dengesi yeniden kurulabilir. Peki yeni model kimleri avantajlı, kimleri dezavantajlı yapacak?

Abone Ol

DİYARBAKIR HABER - Milyonlarca emekli ve çalışanın maaş ile zam hesabında değişiklik için çalışma başlatıldı. Üçlü maaş hesaplama yapısının sadeleştirilmesi, zam farklarının giderilmesi, gün sayısının etkisinin artırılması, güncelleme katsayısındaki yıllık farkların azaltılması ve SSK / Bağ-Kur uygulamalarının yakınlaştırılması başlıkları öne çıkıyor.

Türkiye'de SGK'dan emekli aylığı ile dul-yetim aylığı alan dosya sayısının 17 milyona yaklaştığı belirtilirken, emekli maaşı hesaplama ve zam sisteminde revizyon için komisyonun çalışmalara başladığı aktarılıyor.

Emekli maaşı nasıl hesaplanıyor?

Mevcut uygulamada emekli maaşı üç ayrı döneme göre hesaplanıyor: 1999 öncesi, 2000-2008 arası ve 2008 sonrası. Her dönem için farklı Aylık Bağlama Oranı (ABO) ve çarpanlar kullanıldığı için özellikle 1999 öncesi çalışması fazla olanlar açısından avantaj oluştuğu ifade ediliyor.

Hesaplamada hangi kriterler kullanılıyor?

Sabah'ın aktardığına göre, maaş hesabında sigortalının prime esas kazancı (SPEK), her dönem için ABO, önceki yılın güncelleme katsayısı, önceki yılın enflasyonu ve büyümenin yüzde 30'u ile içinde bulunulan yılın enflasyon artışları gibi başlıklar dikkate alınıyor. Ayrıca sistemin karma yapısının sadeleşmesi, zam farklarının giderilmesi ve aktüeryal dengenin güçlendirilmesi ihtiyaçları vurgulanıyor.

1- Üçlü aylık hesaplama sistemi

Sorunun, üç ayrı döneme göre farklı hesaplama yapılmasından kaynaklandığı, bu karma yapının emekliler arasındaki maaş dengesini bozduğu belirtiliyor. Çözüm olarak tek bir hesaplama formülüne geçilmesi ve primlere dayalı hesaplamada sabit bir ABO uygulanması öneriliyor.

2- Maaş artışlarındaki farklar

SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin zamlarının 6 aylık enflasyona göre, memur emeklilerinin ise toplu sözleşme düzenine göre artması nedeniyle oranların ayrıştığı aktarılıyor. Çözüm olarak tüm emekliler için ortak bir artış formülü oluşturulması ya da 6 ayda bir yerine aylık enflasyon kadar artış modelinin tartışıldığı ifade ediliyor.

3- Gün sayısının etkisi

Mevcut sistemde gün sayısının etkisinin sınırlı kaldığı, daha çok yatırılan primin belirleyici olduğu, bu nedenle uzun süre çalışan bir kişinin daha az çalışan bir kişiden düşük maaş alabileceği belirtiliyor. Çözüm önerisi olarak, prim kadar çalışma gün sayısının da maaşa daha güçlü yansıması ve sistemde kalmanın "daha cazip" hâle getirilmesi dile getiriliyor.

4- Yıllar arasında güncelleme farkı

Emekli olunan yıl ile bir sonraki yıl arasında maaş farkı oluşmasının, güncelleme katsayısındaki enflasyon ve büyüme gibi değişken parametrelerden kaynaklandığı belirtiliyor. Çözüm olarak sabit bir güncelleme katsayısı belirlenmesi, böylece yıllar arası farkların ve "emeklilik tarihi" tartışmalarının azalması öneriliyor.

5- Taban maaşın üzerindeki aylıklar

2019'dan beri uygulanan taban maaşın düşük aylık alanlar için avantaj sağladığı, ancak tabanın hemen üstündeki maaşlarda dengesizlik tartışmalarına yol açtığı ifade ediliyor. Çözüm seçenekleri arasında taban maaşın kaldırılıp kök aylıklara kademeli seyyanen artış yapılması veya taban maaş korunacaksa hemen üstündeki aylıklara kademeli artış getirilmesi yer alıyor.

6- SSK / Bağ-Kur şartları farklı

2008'de kurumların SGK çatısı altında birleşmesine rağmen "norm birliği" sağlanamadığı, bu nedenle emeklilik şartları ve aylık hesaplarında farklılıkların sürdüğü belirtiliyor. Çözüm olarak SSK ve Bağ-Kur için maaş bağlama sisteminin eşitlenmesi, ayrıca Bağ-Kur'da 9 bin gün olan prim şartının 7 bin 200 güne düşürülmesine yönelik düzenlemenin gündemde olduğu aktarılıyor.