Trump uyardı, füzeler konuştu: Kritik ada yerle bir edildi
Tüm dünyanın haftalardır korkuyla beklediği Orta Doğu'daki o büyük kıyamet senaryosu için düğmeye basıldı. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a verdiği "03.00" mühletinin dolmasına saatler kala, füzeler ateşlendi.
Abone Ol
ABD Başkanı Donald Trump'ın günlerdir işaret ettiği o büyük bombardımanın Türkiye saatiyle (TSİ) 03.00'te başlayacağı duyurulurken, beklenen saat gelmeden öncü sarsıntılar bölgeyi vurdu.
ABD ve İsrail savaş uçakları, İran'ın petrol ticaretini ve ekonomisini ayakta tutan en kritik nokta olan Hark Adası'nı gece saatlerinde yoğun bombardımana tuttu. Türkiye, Mısır ve Pakistan'ın arabuluculuk çırpınışlarına rağmen diplomatik kapıların tamamen kapandığı şu dakikalarda, küresel piyasalar ve tüm dünya nefesini tutmuş o büyük yıkımı izliyor.
Hegseth'in işaret fişeğini çaktığı öncü operasyonlar adeta cehennemi andırıyor. Şiraz, Fars ve başkent Tahran'daki altyapılar arka arkaya hedef alınırken, asıl yıkıcı darbe Basra Körfezi'nden geldi.
İran'ın petrol ihracatının yüzde 90'ını tek başına sırtlayan, olası bir Amerikan kara harekâtının üç ana hedefinden biri olarak görülen Hark Adası (Larak ve Keşm ile birlikte) füzelerin hedefi oldu. Amerikan Wall Street Journal gazetesinin sahadan aktardığı bilgilere göre adada tam 50'den fazla stratejik nokta yerle bir edildi. İşin ilginç tarafı, radyo, radar ekipmanları ve adayı ana karaya bağlayan o devasa liman tamamen yok edilmesine rağmen, petrol altyapılarına şimdilik dokunulmadı. Bu hamle, "İstersen vanayı tamamen kapatırım" mesajının en net haliydi.
Sosyal medya hesabından yaptığı son açıklama ise tüyleri diken diken edecek cinsten: "Bu gece bütün bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri gelmeyecek. Bunun olmasını istemiyorum, ama muhtemelen olacak." Ancak Trump açık bir kapı bırakmayı da ihmal etmedi. Tahran'da zihniyetin değiştiğini ve "tam bir rejim değişikliği" yaşandığını ima ederek, son saniyede anlaşma sağlanırsa o meşhur saat 03.00 bombardımanından vazgeçebileceğinin sinyalini verdi. Nitekim Pentagon'un sabah yapılacak çok kritik bir brifingi aniden iptal etmesi, bu "son saniye pazarlığı" ihtimalini güçlendiriyor.
Füzeler havada uçuşurken, diplomasi dili yerini tamamen sokak kavgasına bıraktı. Hedeflerin köprüler ve enerji tesisleri olacağını çekinmeden açıklayan Trump, "Savaş suçu işliyorsunuz" eleştirilerine o bildik üslubuyla, "Bunlar hayvan. 45 bin kişi öldürdüler" diyerek yanıt verdi.
Tabii İran tarafı bu tehditlere boyun eğmiş değil. ABD ile olan tüm dolaylı iletişim kanallarını bıçak gibi kesen Tahran yönetimi, kelimenin tam anlamıyla "gözünü kararttığını" duyurdu.
İran Devrim Muhafızları, iyi komşuluk ve itidal devrinin resmen kapandığını ilan etti. Eğer ABD o kırmızı çizgiyi aşıp elektrik santrallerini vurursa, Tahran'ın yanıtı sadece Amerikan üslerine olmayacak. İranlı yetkililer açıkça meydan okuyor: "Tüm bölge ve Suudi Arabistan tam bir karanlığa gömülecek. Yıllarca bölgenin petrol ve doğalgazından mahrum kalacaklar."
Bununla da yetinmiyorlar. İşler kontrolden çıkarsa, İran'ın vekil güçleri Hint Okyanusu'nu Kızıldeniz'e bağlayan o hayati şah damarını, Babülmendeb Boğazı'nı tamamen kapatacak. Süveyş Kanalı'nın felç olması, dünya ticaretinin durması demek!
Diplomasinin Çöküşü: Pakistan Bile "Savaşa Gireriz" Dedi
Bu kaosun ortasında en yoğun mesaiyi Türkiye, Mısır ve Pakistan harcıyordu. Ancak ipler öylesine koptu ki, arabulucu pozisyonundaki Pakistan bile sabrının sonuna geldi.
"İran ön koşullarda inat ediyor" diyen İslamabad yönetimi, Tahran'a tarihin en sert uyarısını yaptı: "Eğer Suudi Arabistan'a saldırırsanız, biz de müttefikimizi korumak için müdahale ederiz!" Arabulucu bir ülkenin İran'a karşı resmen savaşa girme resti çekmesi, krizin artık bölgesel bir savaşa dönüştüğünün en somut kanıtı. Bir yandan da İsrail, "Gelecek 24 saat belirleyici olacak" diyerek İran'ın demir yollarını ve köprülerini bombalamaya devam ediyor.
Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Google News’te Öz Diyarbakır Gazetesi sitemize
abone olun.