GÜNDEM

Gülistan Doku dosyasında kördüğüm çözülüyor mu?

Gülistan Doku soruşturmasında 5 yıldır çözülemeyen dosyada düğüm çözülüyor. Hastane kayıtlarının silinmesi, gizli tanık ifadeleri ve mezarlık iddialarıyla soruşturma yeni bir boyut kazandı.

Abone Ol

DİYARBAKIR HABER - Gülistan Doku dosyasında 5 yıllık kördüğüm çözülüyor. "Ucu nereye giderse gitsin" denilerek derinleştirilen soruşturmada, aralarında üst düzey isimlerin de olduğu 11 şüpheli cezaevine gönderilirken, Erzurum'da gözaltına alının Eski Tunceli Valisi Tuncay Soner adliyeye sevk edildi.

Tunceli'de 21 yaşındaki Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada çok kritik aşamaya gelindi.

Yaklaşık 5 yıldır "kayıp" olarak aranan Doku ile ilgili ulaşılan yeni deliller doğrultusunda, kamu görevlilerinin de aralarında bulunduğu geniş bir şüpheli ağına yönelik operasyon gerçekleştirildi.

11 şüpheli tutuklandı

Soruşturma kapsamında "kasten öldürme", "cinsel saldırı" ve "suç delillerini yok etme" gibi ağır suçlamalarla gözaltına alınan 15 şüpheliden 10'u tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklananlar arasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, Abakarov'un annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Valinin koruma polisi Şükrü Eroğlu ve SIM kart verilerini sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, dönemin Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir yer alıyor.

ABD'de bulunan şüpheli Umut Altaş hakkında ise yakalama kararının ardından uluslararası kırmızı bülten çıkarıldı.

Eski Vali adliyede

"Suç delillerini yok etme" şüphesiyle Erzurum'da gözaltına alınan Eski Tunceli Valisi Sonel adliyeye sevk edildi.

"Kayıtlar profesyonelce silinmiş"

Soruşturma dosyasında yer alan en dikkat çekici bulgulardan biri, Gülistan Doku'nun kaybolmadan kısa süre önce Tunceli Devlet Hastanesine yaptığı girişe dair kayıtların dijital sistemden kasıtlı olarak silinmesi oldu.

Bilirkişi raporlarına yansıyan bilgilere göre, Doku'nun 31 Aralık 2019 saat 09.09'da hastaneye giriş yaptığı POLNET kayıtlarında sabit olmasına rağmen, hastane bilgi yönetim sistemindeki (HBYS) LOG kayıtlarının profesyonel bir müdahaleyle yok edildiği tespit edildi. Savcılık, silinen kayıtlarda Doku'nun "gebelik ve kalp sesi ölçümü" gibi başlıklarla muayene edildiğine dair izler bulunduğunu, bu verilerin kim tarafından silindiğinin araştırıldığını belirtti.

Gizli tanık "Şubat" ve mezarlık kazısı

Soruşturmanın seyrini değiştiren bir diğer gelişme ise "Şubat" kod adlı gizli tanığın beyanları oldu. Gizli tanık; Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş'ın Doku'yu öldürdüğünü, cesedin koruma polisi Şükrü Eroğlu tarafından Pertek ilçesindeki Koçpınar köyü mezarlığına gömüldüğünü, ancak 1-2 yıl önce yerinin değiştirildiğini iddia etti.

Bu iddia üzerine 12 Ocak 2025'te bölgede yer altı görüntüleme cihazlarıyla (YGC) yapılan taramalarda, uzmanlarca "bir şahsın gömülüp sonradan çıkarıldığına dair" toprak yapısında boşluk ve oksitlenme tespit edildi. Ancak yapılan kazıda herhangi bir kemik parçasına rastlanmadı.

Şüpheli Sonel'in savunması: İtibar suikastı

"Kasten öldürme" suçundan tutuklanan Mustafa Türkay Sonel, ifadesinde tüm suçlamaları reddetti. Gülistan Doku'yu tanımadığını öne süren Sonel, "Benim ateşli silahım yok, sadece airsoft (oyuncak tüfek) merakım var. Adımın bu olayla anılması babamın vali olması sebebiyledir, bu bir itibar suikastıdır." dedi. Ancak savcılık, olay gecesi Sonel'in telefonunun Doku'nun son görüldüğü Sarı Saltuk Viyadüğü bölgesinde baz vermesini ve PTS kayıtlarını "kuvvetli suç şüphesi" olarak değerlendirdi.

Adalet Bakanı Gürlek: Ucu nereye giderse gitsin

Adalet Bakanı Gürlek, "Kamu vicdanında derin iz bırakan bu soruşturma tüm yönleriyle yeniden ele alınmakta; hiçbir şüphe ve iddia göz ardı edilmeden, ucu nereye giderse gitsin kararlılıkla araştırılmaktadır." ifadelerini kullanmıştı.

Ayrıntılar gelecek…