DİYARBAKIR HABER - Dersim’de 2020 yılında kaybolan ve artık hayatta olmadığına kesin gözüyle bakılan Gülistan Doku dosyasında yeni bir gelişme yaşandı. Doku’nun kaybolmasının ardından Uzunçayır Barajı’nda yürütülen arama çalışmalarında görev alan iki dalgıç, “delil karartma” suçlamasıyla tutuklandı.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı su altı arama ekibinde görev yapan iki dalgıç (kurbağa adam), ifadelerinin ardından mahkemeye sevk edildi. Mahkeme, iki dalgıcın “delil karartma” iddiasıyla tutuklanmasına karar verdi.
JINNEWS’in haberine göre, tutuklanan dalgıçlar Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından dönemin Valisi Tuncay Sonel’in talimatıyla başlatılan baraj arama çalışmalarında görev almıştı.
Barajda bulunan not ve makas
Gülistan Doku’nun kaybolduğu ilk günlerde kamuoyunda “intihar” iddiası gündeme getirilmiş, Uzunçayır Barajı’nda geniş kapsamlı arama çalışmaları başlatılmıştı.
Arama sırasında dalgıçlar tarafından Gülistan Doku’ya ait olduğu belirtilen bir reçete parçası, not kağıdı ve makas bulunduğu açıklanmıştı. Dalgıçların 8 Ocak 2020 tarihinde hazırladığı tutanakta, bulunan kağıt parçalarının üzerinde “psikolojikmen bize baskı yaratıldığını” ifadesinin okunabildiği belirtilmişti.
Tutanakta şu ifadeler yer aldı:
“08.01.2020 günü saat 11.45 sıralarında Aktuluk Mevkii Dinar Köprüsü civarında Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı su altı araştırma ekibi tarafından yapılan araştırmada; birbirine yapışık vaziyette, üzerinde Gülistan Doku isimli şahıs adına çıkarılan barkodda bulunan doktor reçetesi ile üzerinin okunabildiği kadarıyla ‘psikolojikmen bize baskı yaratıldığını’ ibaresi bulunan ve ıslanmış vaziyette kağıt parçaları bulunmuştur…”
Tutanakta, bulunan parçaların delil niteliği taşıdığı ve Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edildiği kaydedildi.
Bilirkişi: Kağıdın 14 metre derinliğe batması mümkün değil
Dosyaya giren bilirkişi incelemesinde ise barajda bulunan kağıt parçalarıyla ilgili tespitler yer aldı.
Bilirkişi raporunda, “Bir kağıdın hiçbir şekilde barajda 14 metre dibe batmayacağı, suyun hareketiyle sürüklenerek akıp gideceği” değerlendirmesinde bulunulduğu öğrenildi.
Bu tespitin ardından, baraj aramalarında bulunan materyallerin nasıl ve ne zaman bulunduğuna ilişkin soru işaretleri yeniden gündeme geldi.