Dolar 16,8853
Euro 17,8334
Altın 992,10
BİST 2.554,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 31°C
Açık
Diyarbakır
31°C
Açık
Pts 33°C
Sal 34°C
Çar 38°C
Per 37°C

GÜLİSTAN VE MERVE’NİN HAZİN HİKAYESİ

GÜLİSTAN VE MERVE’NİN HAZİN HİKAYESİ
A+
A-
21.01.2020
618

Tunceli’de, Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi ikinci sınır öğrencisi Gülistan Doku ve Gazinatep Zeugma Müzesi’nde çalışan arkeolog Merve Kaçmış’ın hikayesini muhtemelen sizler de okumuş ya da haberlerde izlemişsinizdir. İki genç kızın Diyarbakırlı olması da acı bir tesadüf.

Önce Gülsitan’ın hikayesini not düşelim bu köşeye:

Gülistan 5 Ocak tarihinden beri kayıp. Akşam kaldığı yurda dönmeyince arkadaşları polisi ve ailesini arayıp haber veriyor.

6 Ocak günü ailenin Tunceli’ye giderek kayıp başvurusu yapması üzerine şehirdeki mobese kayıtları inceleniyor. Kayıtlarının incelemesi sonucunda Doku’nun saat 11.29’da, Atatürk Mahallesi’ndeki minibüs durağından üniversite aracına bindiği ama aracın yol güzergahında bulunan kameralarında yapılan incelemelere rağmen araçtan nerede indiği tespit edilemiyor.

Görgü tanıklarının üzerine Gülistan’ın en son görüldüğü yer Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Dinar Köpürüsü. AFAD, Jandaram Arama Kurtarma, Deniz Kuvvetleri’nden gelen özel ekipler çalışmaları bu bölgeye yoğunlaştırdı. Özel su altı görüntüleme sistemleriyle bölgede yapılan geniş kapsamlı arama çalışmalarından da şu ana kadar herhangi bir sonuç elde edilemedi.

Özel Harekat Kuvvetleri ise hafta başında kırsal alanda kapsamlı bir çalışmaya yapmaya başladı.

Gülistan’ın kaybolması ile ilgili şüpheler, erkek arkadaşı Zaynal Abarok üzerinde yoğunlaşıyor.

Pazar günü Gülistan’nın, Zaynal ile tartıştığı ve onu gören son kişinin Zaynal olduğu iddia edildi. Tunceli Başsavcılığı 10 Ocak’ta yazılı bir açıklama yaptı ve Gülistan Doku’nun yakınlarının erkek arkadaşından şüphelenmesi üzerine şahıs hakkında inceleme başlatıldığını duyurdu.

Savcılık açıklamasında Zeynel Abarok’un evinde arama ve el koyma işlemlerinin yapıldığı, onun ve yakınlarının ifadesinin alındığı, şüpheli şahsın 5 ocak günü şehirdeki hareketlerini tespit etmek amacıyla Tunceli’deki kamera kayıtlarının araştırmasının yapıldığı belirtildi. Hem Gülistan’ın hem de şüpheli Zaynal Abarok’un HTS kayıtları ve baz istasyonlarının bilgilerinin ve son görüşme yaptıkları kişiler ile ilgili bilgilerin detaylı bir şekilde incelendiği kaydedildi.

Zaynal Abarok’un yurt dışına kaçtığı yönünde iddiaları ortaya atıldı. Resmi makamların bu iddiaları yalanlayacak ya da doğrulayacak herhangi bir açıklaması olmadı.

Gülistan’ın kaybolduğu gün 16:26’da Zaynal Abakov ile bir telefon görüşmesi tespit edildi.

Gülistan’ın akıbetini öğrenmek için okul arkadaşları da basın açıklamaları yapıp bazı bilgilerin gizlendiğini savundular.

Üniversite kampüsüne bugün yapılan protestoda da öğrenciler rektörlüğün olaya karşı kayıtsız kaldığını savunan bir açıklama yaptılar.

İki gün önce ortaya çıkan videoda hem Gülitan’ın hem de Zaynal’ın çalıştığı kafenin önünde konuştukları ortaya çıktı. Konuşmadan sonra Gülistan’ın kollarının göğsünde kavuşturup çaresiz bir şekilde kafenin önünden ayrıldığı belli oluyor.

Gülistan’ın ailesi ve arkadaşları onu son güren kişi olan Zaynal’ın gözaltına alınması ve en son görüşmede ne konuştuklarını anlatmasını istiyor. Bu haklı istek ise maalesef hala bir yanıt alabilmiş değil.

 

  1. günde baraj gölünde devam eden arama çalışmalarında ise halen bir sonuç elde edilebilmiş değil. Gülistan’ın hayatta olduğuna dair umutlar ise artık neredeyse tükenmiş durumda.

Ailenin acı bekleyişi ise ne yazık ki o bulunmayıncaya kadar devam edecek.

Arkeolog Merve Mobing Kurbanı mı?

13 Ocak tarihinde Diyarbakır’ın Bağcılar semtinde kardeşlerinin yaşadığı binanın sekizinci katından atlayarak intihar eden Merve Kaçmış’ın trajik hikayesinden haberdar olmuşsunuzdur.

Merve’nin abisi, kardeşinin işyerinde gördüğü baskılar nedeniyle yaşamına son verdiğini iddia etti.

Abi Ömer Ozan Kaçmış’ın anlatımına göre Merve, Zeugma Müzesi’nde 2,5 yıl önce sözleşmeli arkeolog olarak göreve başladı.

Yedi ay önce müzede çalışan arkeologun ihraç edilmesiyle, üzerine zimmetli 9000 bin tarihi eserin devredilmesi için komisyon kurulmuş ve Merve bu eserleri devir alıp zimmetine geçirecek arkeolog olarak görevlendirilmiş.

Envanter sayım  işlemi yaklaşık dört ay devam etmiş komisyon, sayımın sonunda yaklaşık 150 tarihi eserin kayıp, bazılarının da kaydının olmadığını tespit etmiş.

Merve’nin abisinin Ömer, müdürün komisyonun sunduğu raporu kabul etmediğini ve “raporu benim istediğim şekilde hazırlanacak” dediğini iddia etti.

Abi Ömer Ozan Kaçmış, savcılığa verdiği ifadede Zeugma Müdürü E.Ö’nin kardeşinin ölümünden sorumlu olduğunu söyleyerek ondan davacı oldu.

Abisi, Merve’nin eksik envanter ile eserleri teslim almayacağını müdüre söylediğini,  müdürünün ona “Benim elim kolum uzun ve sen daha 2,5 yıllık çalışansın, sen kapa çeneni” dediğini iddia etti.

“Merve de eksik ve kayıtsız eserleri zimmetine alamayacağını söyleyince, müdür deponun anahtarını istemiş ve onu “Deponun anahtarı sendeydi, ne olduysa sendeyken olmuştur” gibi sözlerle suçlayarak eksik ve ya kayıtsız envanterin olduğu gibi kaydedilmesi talimatını vermiş. Merve, eserlerin ve tutanakların fotoğrafın çekmek isteyince de müdür izin vermemiş.”

Merve daha sonra bazı bilgi ve fotoğrafların haberi olmadan bilgisayara yüklendiğini abisine anlatmış.

Kayıp eserlerin faturası ve sorumluluğu Merve’ye ihale edilmeye çalışınca genç kız, izin alıp geldiği Diyarbakır’da ‘Ben yapmadım, masumum. Her yerde kameralar var izleyince göreceksiniz’ notunu bıraktıktan sonra canına kıydı.

Merve’nin avukatı Aslı Pasinli,  onu intihara sevk eden sürecin ayrıntılı bir şekilde incelenerek kişinin yakınları, çalışma arkadaşları vs. ile görüşmeler yapılarak intiharın olası nedenleri konusunda bilgi toplayacaklarını söyledi.

Pskilojik Otopsi adı verilen bu işlemden sonra Merve’nin maruz kaldığı mobing soncunda intihar ettiği anlaşılırsa, açılacak davanın seyri cinayet davasına dönüşebilir.

Kültür Bakanlığı soruşturma başlattı, müdür ile bilikte üç görevli açığa alındı.

Merve geri gelemeyecek ama adaletin yerine gelmesi için umut edelim.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.