DİYARBAKIR HABER- Güneydoğu Sanayici ve İş İnsanları Derneği (GÜNSİAD) Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu, düzenlenen Değerlendirme Toplantısı’nda basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Toplantının açılışında basın mensuplarına teşekkür eden Bedirhanoğlu, Türkiye’nin 1 Ekim 2024’ten itibaren tarihi bir süreçten geçtiğini söyledi.
Yeni çözüm sürecinin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin DEM Partili yetkililerle tokalaşmasıyla başladığını hatırlatan Bedirhanoğlu, aradan geçen 15 ayda birçok kritik eşiğin aşıldığını ifade etti. Abdullah Öcalan’ın çağrısı sonrası örgütün kendini feshettiğini ve silah bıraktığını ilan ettiğini, Türkiye sınırları içindeki silahlı unsurların sınır dışına çıkarıldığını ve sınır bölgelerinden çekildiğini anımsattı.
“Çatışmasızlık tarihi bir kazanımdır”
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulmasının da sürecin en önemli adımlarından biri olduğunu vurgulayan Bedirhanoğlu, GÜNSİAD olarak komisyona davet edildiklerini ve görüşlerini ifade ettiklerini belirtti.
Komisyon üyelerinin İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüşmesinin ve siyasi partilerin sürece dair raporlarını kamuoyuyla paylaşmasının da tarihi önem taşıdığını dile getirdi.
Sürecin başlamasından bu yana çatışma haberlerinin gelmemesinin büyük bir kazanım olduğunu kaydeden Bedirhanoğlu, “İnsanlarımızın yaşamlarını kaybetmediği bir dönemi yaşıyoruz. Bu durum hepimize daha büyük bir sorumluluk yüklüyor” dedi.
“Toplumsal barış ancak hukukla güçlenir”
Silah ve şiddetin gündemden tamamen çıkmasının ancak hukuk yoluyla mümkün olacağını ifade eden Bedirhanoğlu, hukukun toplumsal barışın hizmetine sunulması gerektiğini vurguladı. GÜNSİAD olarak silahları bütünüyle devre dışı bırakacak yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini savunduklarını belirtti.
Bedirhanoğlu, farklı toplumsal kesimlerin taleplerini dikkate alan bir demokratikleşme ve hukuk reformunun da hayati önemde olduğunu dile getirerek, Meclis’teki tüm siyasi partileri ve toplumsal kesimleri bu “hukuk seferberliğine” katkı sunmaya davet etti.
Bölge ekonomisi için somut talepler
Konuşmasında bölgenin ekonomik kalkınmasına ilişkin taleplerini de sıralayan Bedirhanoğlu, yatırımcıların finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve maliyetlerin düşürülmesi gerektiğini söyledi.
GAP Projesi’nin hızlandırılarak tamamlanmasının bölge için kritik önemde olduğunu vurgulayan Bedirhanoğlu, hava ulaşımında uçak sefer sayılarının artırılmasının ticaret ve turizme büyük katkı sağlayacağını belirtti.
Karayolu ve demiryolu altyapı çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini ifade eden Bedirhanoğlu, artan girdi maliyetleri nedeniyle ciddi kriz yaşayan emek yoğun tekstil sektörüne yönelik muafiyet ve desteklerin de hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
“Nefret dili kabul edilemez”
Çözüm süreçlerinin aynı zamanda bir inşa süreci olduğuna dikkat çeken Bedirhanoğlu, bu dönemde kullanılan dilin son derece önemli olduğunu söyledi.
Barış ve uzlaşıya hizmet eden bir üslubun benimsenmesi gerektiğini vurgulayan Bedirhanoğlu, siyasetçi Leyla Zana’ya yönelik kullanılan üslup ve nefret dilini sert bir şekilde kınadıklarını ifade etti.
Leyla Zana ismi üzerinden köpürtülen Kürt karşıtı söylemlerin çözüm sürecini sabote etmeye yönelik girişimler olduğunu dile getiren Bedirhanoğlu, bu tür kışkırtmalara karşı toplumsal olarak uyanık olunması gerektiğini belirtti.
Diyarbakır için kritik uyarılar
Konuşmasının sonunda Diyarbakır’da son dönemde artan bazı olumsuzluklara da dikkat çeken Bedirhanoğlu; çeteleşme faaliyetleri, uyuşturucu kullanımındaki artış ve fuhuş organizasyonlarının kentin huzurunu tehdit ettiğini söyledi.
Bu sorunlarla mücadelede toplumsal mutabakatın şart olduğunu vurgulayan Bedirhanoğlu, mülki ve yerel yöneticiler başta olmak üzere tüm siyasi partileri ve sivil toplum örgütlerini ortak mücadeleye çağırdı. Bu mücadelenin kampanya ruhuyla sürekli gündemde tutulması gerektiğini belirten Bedirhanoğlu, “Herkesi bu olumsuzluklara karşı sorumluluk almaya davet ediyoruz” dedi.