Dolar 18,5540
Euro 18,1142
Altın 992,49
BİST 3.154,21
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 34°C
Açık
Diyarbakır
34°C
Açık
Cts 33°C
Paz 32°C
Pts 32°C
Sal 32°C

GÜVEN – (Selçuk Şimşek’in Yazısı)

A+
A-
9 Ağustos 2022 08:52

Güven; birine herhangi bir korku, kaygı, çekinme, şüphe ve tereddüt duymadan inanma ve bağlanma duygusudur.

Güven genellikle bir kişinin dürüstlüğüne olan inancımız olarak da tanımlanır.

Kişinin başka bir kişi, kişiler, kurumlar, olaylar ya da durumlar karşısında kendisinin fizyolojik ve psikolojik bir zarar görmeyeceğine dair yaşadığı duyguların toplamıdır.

Bu duyguyu yaşayan insanın söylem, eylem, tutum ve davranışları güvenin göstergesidir.

Bireyde güven duygusu doğumdan itibaren başlar: Anne bebeğin karnını doyurur, altını temizler ve sevgisini sunar, bebek de fiziksel ve duygusal ihtiyaçları karşılandığı için kendini güvende hisseder. Böylece bebek için anne bir güven kaynağına, bebekte aldığı olumlu mesajlarla güvenli bir bireye dönüşür.

Sosyal bir varlık olan insanın, günlük yaşam aktivitelerini düşünsel ve ruhsal anlamda sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi için asgari düzeyde güven duygusuna sahip olması gerekir.

Ayrıca güven hissi, insanların duygu, düşünce, ihtiyaç ve isteklerini muhataplarıyla daha rahat paylaşmalarını da teşvik eder.

Çünkü güvenin olduğu yerde dürüstlük, yakınlık ve destek vardır.

Güven; samimiyettir, içtenliktir, iletişimdir, inançtır, bireyi ve toplumu mutlu kılar.

Güven bir toplumu bir arada tutan en önemli ve temel değerlerden biridir.

Toplumda güven vermeye ihtiyacı olan ve güven duymaya ihtiyacı olan iki grup vardır. Bu gruplar huzurlu bir toplum için bir birlerine karşı güven tesis edecek tavır ve davranışlar geliştirmelidir.

Bireyler, esnaflar, kurullar ve kurumlar etkileşim için de oldukları paydaşlarına güven duygusu vermek zorundadır.

Çocuk, anne – babaya; eşler birbirine; aile komşuya; birey topluma; öğrenci öğretmene; toplum polise – jandarmaya; hasta doktora; davalı – davacı,  savcıya – hâkime; vatandaş devlete güvenmelidir.

Birey olarak güvenilir olmanın yolu; söylem ve eylem birliği konusunda tutarlılık, zaman kavramı konusunda duyarlılık, samimiyet ve inanmak ile ölçülür.

Toplumda sevgi ve güveni inşa etmenin yolu ön yargılarımızdan kurtulmaktan geçer.

Belirsizlik ve bilinmezlik güvensizlik ortamını besler ve büyütür.

Güven duygusunu; ailede, iş hayatında ve sosyal yaşamda tüketen en önemli unsurlardan bir tanesi de yalandır.

‘‘Bazı insanları her zaman kandırabilirsiniz, herkesi bazen kandırabilirsiniz, ama herkesi her zaman kandıramazsınız.’’ der Abraham Lincoln.

Bunun için yalan, dolan, hile üzerine kurulmuş ve kurgulanmış bir yaşam insanı huzur ve güven ortamından uzaklaştırır.

Robert Bosch “İnsanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim” der.

Araştırmalar, güvenin ilişkilerde emniyet ve güvenç hissini artırırken, korunma ve savunma ihtiyacını azalttığını ortaya koyar.

Toplumda sarsılan ve yok olan güven duygusu, gelecekte bir arada olma idealini ve iradesini de yok eder.

Yaşamın her alanını güvenli kılmak için insan ilişkilerini sağlam temeller üzerine kurmamız gerektiğini unutmamak gerekir.

Hayatı, güven duyan ve güven duyulan emin bir birey olarak yaşama çabası ve gayreti içinde olmak dileğiyle…

 

 

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.