“Bir kereden bir şey olmaz” diye başlayan alışkanlıklar, zamanla hem bedenimizi hem ruhumuzu hem de cebimizi esir alabiliyor. Kumar, uyuşturucu ve alkol hepsi ayrı ayrı bağımlılık yapıyor.
Kumarın en tehlikeli yanı umut satmasıdır. Bir sonraki el, bir sonraki kupon. Birçok insan borç sarmalına girer, kredi çeker, sevdiklerinden gizler. Kumar, kısa vadeli heyecan karşılığında uzun vadeli yıkım üretir.
Uyuşturucu maddeler, sorunları çözmez; sadece erteletir. Beyni kısa süreli mutluluk hormonlarına boğarken, uzun vadede bağımlılık, psikolojik çöküş ve fiziksel yıpranma bırakır.
En acı olanı ise şudur: İnsan, zamanla o maddeyi mutlu olmak için değil, normal hissedebilmek için kullanmaya başlar. Sağlık gider, ilişkiler zedelenir, üretkenlik düşer. Geriye çoğu zaman pişmanlık kalır.
Toplumda en “normalleştirilmiş” bağımlılık belki de alkoldür. Oysa alkol karaciğer hastalıklarından kalp sorunlarına, depresyondan aile içi problemlere kadar geniş bir yelpazede zarar verir.
Üstelik ekonomik boyutu da küçümsenemez. Günlük küçük harcamalar, ay sonunda ciddi rakamlara dönüşür. Sağlık masrafları eklendiğinde faturanın kabardığını görmek zor değildir.
Sağlığımız, zamanımız ve paramız, hepsi geri getirilemez hazineler. Bir anlık zevk uğruna bir ömrümüzü harcamaya değer mi?
Bağımlılıktan vazgeçelim.