Dolar 16,5627
Euro 17,5568
Altın 970,63
BİST 2.529,26
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 33°C
Açık
Diyarbakır
33°C
Açık
Sal 34°C
Çar 36°C
Per 37°C
Cum 36°C

HER ÜNİVERSİTEYE HER OKULA ŞEHİR ARAŞTIRMALARI DERSİ

HER ÜNİVERSİTEYE HER OKULA ŞEHİR ARAŞTIRMALARI DERSİ
A+
A-
24.04.2018
653

Bilindiği üzere hayatımızın bir parçası haline gelen ve kurulmasında ısrar ettiğimiz Şehir Araştırmaları Merkezi düşüncesi, zaman içinde bir araya getirdiğimiz seksen bir ile ait dokumanterle oldukça ivme kazandı. Mekân meselesini, istenilen biçimde hallettikten sonra tüm ülke şehirlerini içine alan Şehir Araştırmaları Merkezi’nin tecessümü zor olmayacaktır, kuşkusuz.
Günümüzde her şehrimizde üniversitelerin kurulmuş olması, bazı illerimizde birkaç üniversitenin bulunması, artık üniversitelerimizde Şehir Araştırmaları dersini vazgeçilmez hale getirmiştir. Her üniversitede okutulması zorunlu hale getirilmesi elzem olan Şehir Araştırmaları dersi ile o üniversitede okuyan öğrencilerin bulundukları şehrin tarihi, kültürel, iktisadî, ilmî her alanda bilgi sahibi kılınması, ülkenin tanınması ve tanıtılması için gereklilik halini almıştır.

İç turizmi canlandıracak, öğrencinin bulunduğu şehrin merkezini tanıyacak, ilçelerini yerinde görecek ve belki öğrencinin ileride görev alması muhtemel şehirde daha iyi bir hizmet vermesine zemin hazırlayacak Şehir Araştırmaları Dersi, hem o şehrin daha iyi tanınmasını ve bilinmesini sağlayacak hem de tarihî ve kültürel anlamda o şehrin değerlerinin bilinmesine katkı sunacak, tarihî ve kültürel değerler başta olmak üzere birçok zenginliğin bu dersle korunmasına, dünle bu günün arasında köprü olacak, geleceğe tarihî ve kültürel birikimin taşınmasında öncülük edecektir.

Her üniversitede zorunlu hale getirilmesi gereken bu dersle yaşayan yazarlarla şairler ayrı bir önem kazanacak, yerel tarih araştırmaları hızlanacak, folklorik zenginliğin ve buna bağlı gelişecek sosyal aktivitelerin önü açılacak, mutfak kültüründen tutun giyime ve kuşama uzanan geniş yelpazede o şehrin her hususu, kitaplarda motif olarak kalmayacak, yaşlı kuşağın anlatımından, o şehrin değerlerini yaşayanlardan gündelik hayata aks ettirilecek ve her ilde o ile bir canlılık getirilecektir.

Öğrenci sayısı isterse binlerle isterse on binlerle ifade edilen üniversitelerde öğrencilerin yıllarca okuduğu şehre yabancı kalmalarının önü kesilecek, yaşanan şehre dair hem bilgi hem uygulama dersleriyle gerçek hayatla bütünleşecek tarih, edebiyat, sanat, musikî, kültür son yüzyılın gerçekleştiremediği öze dönüşü sağlayacak, kimilerince dikte ettirmek istediği başkasının kültürünü taklid etme hastalığını ortadan kaldıracak, insanımızın genç kuşaklarla bütünleşmesini sağlayacaktır.

Zaman içinde üniversitelerde uygulanmasıyla birlikte ilk ve orta öğretimde de zorunlu hale getirilmesi mümkün olan Şehir Araştırmaları Dersi, konuya yabancılık çeken öğrencilerin ve ders öğretmenlerinin bulundukları şehri her yönüyle tanımalarına bir fırsat teşkil edecektir.

Şehir Araştırmaları, farklı isimlerle kendini bulmamalıdır, okullarda, eğitim ve öğretim kurumlarında. Belki “Şehir Kültürü” denilebilir, Liselerde, Ortaokullarda ” Şehir ve Çevre”, ilkokullarda “Şehrimiz” ismiyle müfredata girer. Üniversitelerde bu mutlaka ” Şehir Araştırmaları ” biçiminde olmalıdır.

Öğretmenin edindiği bilgiyle öğrencilerini yönlendirmesi, öğrencilerin yaşadıkları şehri tanıması, gezmesi, dolaşması, okuması şehirde bir dinamizmi de beraberinde getirecektir, şehir hakkında yanlış bilgilendirmelerin ortadan kaldırılmasını da sağlayacak bu dersler, o şehrin gazetelerinde konuların işlenmesini sağlayacak, televizyonlarında belgesellerin hazırlanmasına vesile olacak, konferansların ve sempozyumların zaman içinde artmasına kapı aralayacak, insanımız kendi yaşadığı şehri başkasına tanıtma ve şehrin birçok alanda kalkınmasına katkı sunacaktır.

Uzun vadede değil, beş yıllık bir zaman diliminde semeresini verecek olan Şehir Araştırmaları ve Şehir Kültürü, Şehir ve Çevre, Şehrimiz gibi isimlerle verilecek dersler, o şehrin her alanda kalkınmasını sağlayacaktır.

Bizde bir hastalık haline gelen ve getirilen dev bütçeli AR-GE Çalışmaları’na bu konuda ihtiyaç yoktur, aslında. Sadece o şehre ait eserlerin devlet eliyle bastırılması ve dağıtılması gerekir. Bunun için de Milli Eğitim ile Kültür-Turizm Bakanlığı’nın ve Üniversitelerin işbirliği yeterlidir.

Üniversitelere öğrenci gönderen Milli Eğitim Bakanlığı’nın Üniversiteler nezdinde çoğunlukla yok sayılmasının da önünü kesecek bu iş birliği, ileride okullarda Şehir Araştırmaları Dersini verecek öğretmen ihtiyacının karşılanması için gereklidir.

Denilebilir ki üniversitelerde bulunan Sanat tarihi, Arkeoloji, Müzik, Resim gibi bölümlerden yetişen ve öğretmen olanlara verilen bilgiler içinde şehirle ilgili fazla bilgi bulunmamaktadır. Belki Müzik Öğretmeni, derslerinde o şehrin musıkî eserlerini derslerinde öğrencilerine aktarabilir. Zaten Sanat Tarihi ve Arkeoloji alanında egemen olan zaman unsuru çoğunlukla Milad Öncesi ve beraberinde ancak 1000’li yıllara bile varmaz.

Şehir Araştırmaları Merkezini her ilde işlev sahibi gördüğümüz zaman ve bu ülkenin her şehrinin tanınıp, bilinmesine sebep olduğumuzu hayatta iken görmemiz, bizim için büyük mutluluk olacaktır. Bırakınız bu pula paraya ihtiyaç gerektirmeyen proje hayat bulsun da bizi etkinliklerine davet etmesin, kimileri. Biliyoruz ki bu ülkeye hizmet edenlerden çok ön plânda görünenler, bu işin sahibi pozisyonunda davranır.

Bu teklifimizle ilgilenecek yetkililer, teklifimizi uygulamaya geçirdiklerinde belki bunca yıldır ihmal edilen ve sadece bizim dile getirdiğimizi varsaydığımız bu teklifimizin beraberinde daha önemli hususlar da vardır. Amacımız bu ülkeye hizmet etmekse, kendilerini hizmete adadıklarını söyleyenler, sesimizi duymalıdır. Sesimizi duymazlık, elbette bizim zararımıza değil, ülke zararına gelişecek durumdur. Biz her hal û kârda sesimizi yükseltecek ve bu şehir araştırmaları hakkında çalışmalarımızı dile getireceğiz. Birileri ilgilenip sahipleninceye kadar… Zaten işimiz bu değil mi?

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.