Dolar 9,3218
Euro 10,8357
Altın 529,53
BİST 1.418
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 26°C
Çok Bulutlu
Diyarbakır
26°C
Çok Bulutlu
Sal 24°C
Çar 23°C
Per 24°C
Cum 25°C

HEYBELER DOLUSU YOLSUZLUK HİKAYELERİ

HEYBELER DOLUSU YOLSUZLUK HİKAYELERİ
A+
A-
10.01.2018
228

AHMET BEŞENK

Rivayetlere göre Dicle Üniversitesinin geçmiş yönetiminin deve yükü ile yolsuzluk yaptığı iddia edilirken Çuvallar dolusu yolsuzluk belgesi de Ankara’ya götürülen evraklar kervanına katıldı. On binlerce sayfa ihale belgelerinden elde edilecek verilerin akıbeti merakla beklenirken son olarak Hiv vakası ile uluslararası arenada dahi konu olan ve prestiji sorgulanan Dicle Üniversitesi’nin yeni yönetimine kumpas mı kuruldu? Bu kumpaslar içeride mi, dışarıda mı? Amaç ne? Dicle Üniversitesi gelişirse kimler, nasıl etkilenecek? Dicle Üniversitesinde sular bir türlü durulmazken görünmez bir elin sürekli skandal ürettiği ise aşikar. Tüm bu iddialarla adı sürekli olarak olumsuzluklarla anılan Dicle Üniversitesi, kendini aklama yolunda verdiği sınavı başarı ile atlatacak mı yoksa skandallar silsilesi yenileri ile sahnemi alacak? İşte tüm bu soruların yanıtını Dicle Üniversitesi Rektörü Talip Gül veriyor. Gül, yapılanların bir kumpas olduğunu fakat içeriden mi, dışarıdan mı yapıldığını sorguladıklarını söylüyor.

Türlü, türlü isimlerle anılan ama bir türlü bilim ve eğitim yuvası olarak anılmayan Dicle Üniversitesinde sisler dağıldıkça enkazın büyüklüğü daha fazla görülmeye başlandı. Uzun yıllardan bu yana ağır tahribatlar yaşayan ve oldukça kötü hırpalanan Dicle Üniversitesindeki yolsuzluk dosyaları ile kendi iç dinamikleri başa çıkamayınca Rektör Talip Gül tarafından uzun uğraşlar ve ısrarlar sonucu 3 tam yetkili Maliye müfettişi getirtildi. Aylarca Diyarbakır’da kalan müfettişler yolsuzluk yapılmayan hiçbir işlemin olmadığına vurgu yaparak tam 69 çuval dolusu yolsuzluklarla dolu belge, bilgiyi Ankara’ya incelemek üzere götürdü. Müfettişlerin Diyarbakır’da kalmaları halinde en az 2 yıl inceleme yapmak zorunda kalacakları beyan edilirken, soruşturma Ankara’da takip edilecek. Rektör Gül, kimsenin gözünün yaşına bakmayacaklarını belirtirken, içerden ve dışarıdan kendileri ile uğraşanların olduğunu kaydederek son dönemlerde yaşananları da özetledi.

‘EPEYİ YÜKLÜ ONLARCA ÇUVAL DOLUSU BELGE ANKARA’DA’

“Hala FETÖ’nün pisliklerini temizlemeye devam ediyoruz, soruşturmalar devam ediyor bizde. Geçmiş yönetimde olması muhtemel yolsuzluklar, hırsızlıklar konusunda ben bizzat Maliye Bakanlığından 3 tane müfettişleri çağırdım. Maliye Bakanı, Genel Müdürü ile kendim görüştüm, bana müfettiş sıkıntıları olduğunu söyledikleri halde genel müdürü ikna ederek 3 müfettişin gönderilmesini sağladım. Bu müfettişler burada yaklaşık 2 ay çalıştılar, baktılar ki bu işin içinden çıkamıyorlar ki baktılar işler çok uzun bir çalışma gerektirecek bizdeki belge ve bilgileri topladılar, Ankara’ya götürdüler. Epeyi bir yüklü, onlarca çuvallar dolusu belge ve bilgi götürdüler. 3 Maliye müfettişi bize şunu dediler, eğer burada kalırlarsa 2 yıl kalmaları gerektiğini söylediler. Dolayısıyla bizimde ailemiz, çocuklarımız var dediler, biz bu belgeleri kendimizle birlikte götürelim, sonucunu paylaşırız dediler. Bunun sonucunda gerçekte var olan tüm yolsuzluklar dökülecek.”

‘BİZİM YÖNETİMİMİZDE NE YERİZ NEDE YEDİRİRİZ’

“Bizim yönetimimiz için söylüyorum, Biz ne yeriz, nede yediririz. Yeminle söylüyorum, ben devletin bir kalemini evime götürmem, bu kadar hassasım. Bizim ekipteki arkadaşlarımızın hepside öyledir. Bizde 7 Bin çalışan var, bu çalışanların arasında hırsızlık yapanlar olabilir, yolsuzluk yapanlar da olabilir, her türlü insan olabilir. Bende istiyorum ki bizim Üniversitemizde hırsızlık, yolsuzluk yapan birileri var ise tespit edilsin, biz hesabını soralım, dolayısı ile biz bu kadar açığız. Biz hırsızlık, yolsuzluk ve devletin varlığını koruma konusunda çok hassasız. Bu devletin malı, üniversitenin malı bu şehrin malıdır. Bu üniversite, bu şehre hizmet veriyor, buranın bir kuruşunun başka birisinin cebine girmesini istemiyoruz.”

‘SADECE KANTİN İHALESİ BİLE 500 BİN TL’YE YAKIN KAZANDIRDI’

Bakın sadece kantin ihalelerinde ortaya çıkan rakamlara göre bile çok büyük fark var. Geçen seneye kadar verilen kantin ihalelerine kadar Tefe – Tüfe’ye göre kiraları artırılıyormuş ama biz ihaleye çıkartırdık hepsini. 14 Kantin ihaleye çıkardık, toplam kazancımız 481 Bin 620 TL. Yani her yıl yarım Milyon TL peşkeş çekilmiş, bu para bizim döner sermayemize gelmiştir. Dolayısıyla bütün ihalelerimiz şeffaf yapılıyor, herkes gelip ihalelere girebiliyor, bunun dışında ihaleler kurumu zarara uğratacak şekilde ise iptal ediliyor. Dolayısıyla bu kurumun hiçbir kuruşunu hiç kimseye yedirmek istemiyoruz.”

‘NE HACETTEPE, NE DE İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ…’

“Hizmetlerimiz çok fazla, 260 bilimsel faaliyet yaptık 1 sene içersinde, inanın ne Hacettepe ne İstanbul Üniversitesi, hiçbir üniversite bu kadar bilimsel faaliyet yapmamıştır. Bilimsel çalışmalar konusunda çok illeri bir seviyedeyiz. Bizim dönemimizde birçok projeyi başlattık, çoğu faaliyete geçti, şimdi organik tavuk, yumurta, üzüm suyu, gübre üretimi var bizde. Mesela anızlardan kömür üretiyoruz, yenilenebilir enerji konusunda çalışmalarımız aralıksız devam ediyor, o proje sonuçlandığı zaman üniversitemizin tüm elektriği kendimiz üreteceğiz. Üniversitemizde eğitimin kalitesini, ciddiyetini artırdık, öğrencilerimizin eğitimine, Öğretim üyelerinin ve memurlarımızın mesailerine devamını sağladık. Bu üniversitede hiçbir yönetmelik, yönerge yoktu, hiçbir şey yoktu. Biz bir komisyon kurduk, o komisyon sadece 7 ay yönetmeliklerde yönergeleri çıkardı. Yani şu anda kurumsal bir üniversite olduk. Kurumsal üniversite demek şu demektir, yarın Talip Gül buradan gittiği zaman yerine gelecek olan rektör aynı sistemle devam edip gidecektir. Mesela bir konuk evimiz vardı ve oranında yönergesi yoktu. O konuk evinde kalanlar, yiyenler, içenler, hepsinin hesabını devlet veriyordu. Şimdi benim bir misafirim gelince ve konuk evinde kalınca ödemesini kendim yapıyorum.”

 ‘6. YABAN HAYVANLARINI KORUMA MERKEZİNİ BİZİM ÜNİVERSİTEDE AÇIYORUZ’

Yaban hayvanlarını koruma projemiz var, bu projemizi Orman ve Su İşleri Bakanımız geçen hafta imzaladı.  Orman ve Su İşleri Bakanı ile birlikte Türkiye’nin 6. Yaban Hayvanlarını koruma merkezini bizim üniversitede açıyoruz. Gaziantep bu projeyi çok fazla istiyordu çok uğraştı, bizde çok uğraştık, biz kazandık. Bu merkezimiz çok, çok önemli bir merkez.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.