İşsizlik maddi manevi zarar veriyor

Abone Ol

Yapılan açıklamalara göre Türkiye'de işsizlik oranı bir önceki aya göre 27 bin kişi azalarak 3 milyon 33 bin kişiye düşmüş. Ancak, bu veriye rağmen çevremizde gördüğümüz tablo, işsizlik oranının düşündüğümüzden çok daha yüksek olduğunu gösteriyor. Sokaklarda, alışveriş merkezlerinde, hatta sosyal medyada sürekli olarak daha fazla insanın iş aradığını, ekmek parası için mücadele verdiğini görmekteyiz. Bu durum, ekonomiyle ilgili açıklamalarla paralel gitmeyen bir gerçeklik oluşturuyor.

Resmi işsizlik oranlarının düşmesi, iş bulmanın kolaylaştığı anlamına gelmeyebilir. Gerçek anlamda istihdam edilemeyen ve evine ekmek götüremeyen insanların sayısı, istatistiklerle gösterilenlerden çok daha fazla olabilir.

İşsizlik, sadece maddi sıkıntılar yaratmakla kalmaz, bireylerin psikolojik ve toplumsal sağlığı üzerinde de olumsuz etkiler bırakabilir. İnsanlar iş bulamadıkları, geçimlerini sağlayamadıkları zaman, çaresizlik içinde kalabilirler. Bu tür bir çaresizlik, illegal yollara başvurma isteğini tetikleyebilir. Uyuşturucu ticareti, kaçakçılık, hırsızlık, dolandırıcılık gibi suçlar, aslında yalnızca işsizliğin değil, genel ekonomik dengesizliklerin, sosyal eşitsizliklerin ve eğitimdeki eksikliklerin bir sonucudur. İnsanlar sadece para kazanmak değil, aynı zamanda hayatlarını bir anlamda kurmak için bu tür yollara başvurabilirler. Ancak bu noktada, işsizliğin tek başına suç oranlarını artırdığı iddiası da eksik bir bakış açısıdır. İşsizlikle birlikte, eğitim eksiklikleri, psikolojik bozukluklar ve toplumsal güvensizlikler de bu suçu tetikleyebilir.

Bir babanın, ailesinin geçimini sağlamakta zorlanması, onun için hayatta belki de en ağır yüklerden biridir. Çocukların talepleri, okul masrafları, gıda ihtiyaçları ve genel yaşam standardı, işsiz bir babanın omuzlarına büyük bir sorumluluk yükler. Ekonomik krizin etkisiyle, bu sorumluluğu taşıyamayan birçok baba, ailevi ilişkilerde gerginliklere yol açabilir. Bu da çocukların psikolojik gelişimini olumsuz yönde etkiler.

Emekli maaşları, asgari ücret gibi ekonomik düzenlemelerin iyileştirilmesi, toplumun geniş kesimlerinin yaşam standartlarını yükseltebilir. Aynı şekilde, çalışanlar için daha güvenli iş koşullarının sağlanması, güvencesiz işlerin ortadan kaldırılması da önemli bir adımdır.