Dolar 13,7194
Euro 15,5684
Altın 786,58
BİST 1.910
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 9°C
Çok Bulutlu
Diyarbakır
9°C
Çok Bulutlu
Pts 14°C
Sal 14°C
Çar 12°C
Per 12°C

KALP ÇARPINTISINI TETİKLEYEN 9 FAKTÖR

KALP ÇARPINTISINI TETİKLEYEN 9 FAKTÖR
A+
A-
03.05.2018
162

Kardiyolog Doç. Dr. Ömer Alyan, kalp atışlarının rahatsız edici şekilde hissedilmesinin “çarpıntı” olarak kabul edildiğini belirterek, bunun genellikle basit nedenlerden kaynaklanıyor olsa da göğüs ağrısı, nefes darlığı ya da bayılma durumu eşlik ettiğinde önemli bir hastalığın göstergesi olabileceğini vurguladı.

Memorial Dicle Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Ömer Alyan, kalp çarpıntısını tetikleyen nedenler hakkında bilgi verdi. Kalbin sağlıklı bir insanda 60-100 kez arasında attığını ve bu durumun kişinin efor durumuna göre değiştiğini anlatan Alyan, “Kalpte ani hızlanmalar ve yavaşlamalar oluyorsa, kalp yerinden çıkacakmış gibi hissediliyorsa ve kişi bu süreçte kendini rahatsız hissediyorsa ‘kalp ritim bozukluğu’ denilen ‘aritmi’ üzerinde durulabilir. Kişi koşarken, heyecanlanırken, duygusal travma yaşarken veya stres altındayken kalp atışları normal olarak hızlanır. Ancak hiçbir sebep yokken aniden kalp atışının hızlandığı hissediliyorsa, mutlaka uzman görüşü alınmalıdır” dedi.

Çarpıntı şikayeti olan kişilere aritmi tanısı koymanın mümkün olduğunu anlatan Alyan, “Bu yüzden aritmi şikayeti olan hastaların ayrıntılı bir kalp muayenesinden geçmeleri önerilir. İlk aşamada EKG (elektrokardiyografi) çekilerek ritim bozukluğuna ilişkin bir işaret olup olmadığı incelenir. Ardından tiroit hastalıklarında da ritim bozukluğu görülebileceğinden hastaya kan tahlilleri uygulanır. EKO ile de kalbin ve kapaklarının yapısında bir hastalık olup olmadığı kontrol edilir. Sürekli çarpıntısı olmayan ancak ara ara şikayetleri olan hastalar, 24 saatlik EKG kaydını alan holter cihazı ile takip edilebilir. Bununla günün herhangi bir saatinde olan ritim bozukluğu kaydedilerek ritim bozukluğu tanısı konulabilir” diye konuştu.

Kalp çarpıntısına neden olan faktörlere dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çeken Alyan, bunları şöyle sıraladı:

“Fazla miktarda kahve, kolalı içecek veya çay tüketimi, kansızlık, kalp damarlarında tıkanıklıklar, kalp kapaklarında problemler, tiroit problemleri, düzensiz ve doktor kontrolünde olmayan ilaç kullanımları, kadınlarda menopoz öncesi dönem, vitamin eksiklikleri ve kan şekerinde düzensizlik.”

Kalp çarpıntısını kontrol altına almak için yaşam tarzı değişikliklerinin önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Alyan, şunları kaydetti:

“Stresi yönetmek, çay ve kahve tüketimini sınırlamak ve düzenli uyku bu önemler arasında sayılabilir. Çarpıntıya bayılma gibi şikayetlerin eşlik etmesi durumunda, yaşamı tehdit edici ritim bozukluklarının varlığı gündeme gelebilir. Bu durumda ilaç tedavilerinin yanı sıra EPS (elektrofizyolojik çalışma) ve ablasyon tedavileri uygulanır. EPS işlemi, kasık bölgesindeki damardan girilerek kalbin içine yerleştirilen kablolar aracılığı ile kalbin elektriksel aktivitesi hakkında bilgi edinmek için yapılan girişimsel bir yöntemdir. Ablasyon ise EPS’nin ileri aşaması olarak farklı bir yöntemle radyofrekans (RF) dalgalarını kullanarak oluşan ısıyla kalp ritim bozukluğunun kaynaklandığı dokuları ortadan kaldırır. Diğer bir yöntem olan kriyoablasyon da kalpte ritim bozukluğuna neden olan odakları dondurarak, sorunun ortadan kaldırılması için uygulanan bir işlemdir.”  İhsan ÖZDEMİR

Kardiyolog Doç. Dr. Ömer Alyan, kalp atışlarının rahatsız edici şekilde hissedilmesinin “çarpıntı” olarak kabul edildiğini belirterek, bunun genellikle basit nedenlerden kaynaklanıyor olsa da göğüs ağrısı, nefes darlığı ya da bayılma durumu eşlik ettiğinde önemli bir hastalığın göstergesi olabileceğini vurguladı.

Memorial Dicle Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Ömer Alyan, kalp çarpıntısını tetikleyen nedenler hakkında bilgi verdi. Kalbin sağlıklı bir insanda 60-100 kez arasında attığını ve bu durumun kişinin efor durumuna göre değiştiğini anlatan Alyan, “Kalpte ani hızlanmalar ve yavaşlamalar oluyorsa, kalp yerinden çıkacakmış gibi hissediliyorsa ve kişi bu süreçte kendini rahatsız hissediyorsa ‘kalp ritim bozukluğu’ denilen ‘aritmi’ üzerinde durulabilir. Kişi koşarken, heyecanlanırken, duygusal travma yaşarken veya stres altındayken kalp atışları normal olarak hızlanır. Ancak hiçbir sebep yokken aniden kalp atışının hızlandığı hissediliyorsa, mutlaka uzman görüşü alınmalıdır” dedi.

Çarpıntı şikayeti olan kişilere aritmi tanısı koymanın mümkün olduğunu anlatan Alyan, “Bu yüzden aritmi şikayeti olan hastaların ayrıntılı bir kalp muayenesinden geçmeleri önerilir. İlk aşamada EKG (elektrokardiyografi) çekilerek ritim bozukluğuna ilişkin bir işaret olup olmadığı incelenir. Ardından tiroit hastalıklarında da ritim bozukluğu görülebileceğinden hastaya kan tahlilleri uygulanır. EKO ile de kalbin ve kapaklarının yapısında bir hastalık olup olmadığı kontrol edilir. Sürekli çarpıntısı olmayan ancak ara ara şikayetleri olan hastalar, 24 saatlik EKG kaydını alan holter cihazı ile takip edilebilir. Bununla günün herhangi bir saatinde olan ritim bozukluğu kaydedilerek ritim bozukluğu tanısı konulabilir” diye konuştu.

Kalp çarpıntısına neden olan faktörlere dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çeken Alyan, bunları şöyle sıraladı:

“Fazla miktarda kahve, kolalı içecek veya çay tüketimi, kansızlık, kalp damarlarında tıkanıklıklar, kalp kapaklarında problemler, tiroit problemleri, düzensiz ve doktor kontrolünde olmayan ilaç kullanımları, kadınlarda menopoz öncesi dönem, vitamin eksiklikleri ve kan şekerinde düzensizlik.”

Kalp çarpıntısını kontrol altına almak için yaşam tarzı değişikliklerinin önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Alyan, şunları kaydetti:

“Stresi yönetmek, çay ve kahve tüketimini sınırlamak ve düzenli uyku bu önemler arasında sayılabilir. Çarpıntıya bayılma gibi şikayetlerin eşlik etmesi durumunda, yaşamı tehdit edici ritim bozukluklarının varlığı gündeme gelebilir. Bu durumda ilaç tedavilerinin yanı sıra EPS (elektrofizyolojik çalışma) ve ablasyon tedavileri uygulanır. EPS işlemi, kasık bölgesindeki damardan girilerek kalbin içine yerleştirilen kablolar aracılığı ile kalbin elektriksel aktivitesi hakkında bilgi edinmek için yapılan girişimsel bir yöntemdir. Ablasyon ise EPS’nin ileri aşaması olarak farklı bir yöntemle radyofrekans (RF) dalgalarını kullanarak oluşan ısıyla kalp ritim bozukluğunun kaynaklandığı dokuları ortadan kaldırır. Diğer bir yöntem olan kriyoablasyon da kalpte ritim bozukluğuna neden olan odakları dondurarak, sorunun ortadan kaldırılması için uygulanan bir işlemdir.”  İhsan ÖZDEMİR

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.