Dolar 18,8328
Euro 20,2679
Altın 1.139,45
BİST 4.505,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 6°C
Açık
Diyarbakır
6°C
Açık
Cum 7°C
Cts 8°C
Paz 8°C
Pts 9°C

Kaynananın Kileri – (Fahrettin Kanat’ın Yazısı)

18 Ocak 2023 09:21 | Son Güncellenme: 18 Ocak 2023 09:56

Diyarbakır gerçekten geçmişiyle ne kadar övünse hakkıdır. Eski günleri bu günlerde yaşamak çok zor.

Bu günlerde kaynana ve gelin ilişkileri soğuk bir harp gibidir, Kaynana gelini beğenmez, gelin kaynanayı.

Aslında çocuklarını evlendiren anaların elini çekmesi gerekir evlendikten sonra, gelinin işine en ufak bir müdahaleyi yapan kaynana gelinin hoşuna gitmediği gibi bir huzursuzluk meydana geliyor, bu da evlenen gençlerin aralarında bir kavgaya sebep oluyor.

Bu dönemin gelinleri eski dönemlerdeki kaynana gelin ilişkilerini duydukları zaman; ”Valla ben o dönemde olsaydım bir dakika kaynanamın yanında durmazdım, Kaynana bir misafir gelir oturur hiçbir zamanda benim işime karışamaz, bunu kabul etmem”

Peki Eski Kaynana Gelin arasında nasıl bir diyalog vardı; Gelin çocuklarla tartışırken, kilerden bu kez kaynananın sesi yükselir.

”Kız gelin, gelin! Gene küpten kavurma çıkarmışsan ha.. Bak yeri bellidir işte. Yani, sen bu aklınla beni kandıracaksın he? Utanmisan habersiz kavurma çıkarmaya, nefisiz kadın. Ma, İstedin vermedim? Zaten bu kocan sana çok yüz vermiş. Hele akşam gelsin. Biliyem ne söyliyecem.

Elimdeki süpürgeyi hışımla sallayan gelin, kaynananın bu azarlamasına fazlasıyla içerlenir. Başlar kendi kendine söylenmeye;

”Cadı kadın. Gene küplerin başına gitmiş. Muhakkak yine kendine Kayğanağ yapacak. Kendisi zukkumlandı, kabahatını üstüme ati.

Teneþire gelesen, iki kolun yanan uzana inşallah. Bu yaşa gelmiş keftor olmuş, yine utanma iftira atmaya. Akşam yine oğlunu dolduracak üstüme salacak. Allahından bulasın kari… Hiç demisen bu kadın yüklüdür. Sabahtanberi çalişi. İnsafın kurusun senin. Ma, her daim anahtarı belinde kuşağının arasında saklamisan? Yatarken de yastığının altına koymisan? Ma kilerin kapısı hiç açık kali? Ben kapısı kilitli kilere nasıl girerem? Bunu hiç düşünmedin. Bilisen, bilisen yine de bahtın atisan. Rabbim hakından gele keftor kari.

İþte bu yüzden evlenenlerin ilk istediği ayrı ev, kimse kaynanasıyla oturmak istemiyor. Eski kaynanaların zulmü, bu günlerde ayrı evler istemelerine sebep oldu.

Bir evde 2-3 gelin yaşarken, tek kazan kaynarken, ev kirası tek olunca bolluk vardı, şimdilerde 3 çocuğu olan mutlaka üç ev açması gerekir, gelinler kaynana ile oturmamak için ilk ve en önemli istekleri ayrı evde yaşamak.

Not: Bu yazıda bazı kelimeler eski Diyarbakır şivesiyle yazılmış, eskiyi hatırlamak adına yazılmış.