Dolar 18,5693
Euro 18,3020
Altın 1.014,10
BİST 3.392,13
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 34°C
Açık
Diyarbakır
34°C
Açık
Sal 34°C
Çar 34°C
Per 31°C
Cum 27°C

‘KURBAN KESTİK, BİRŞEY OLMAZ’…

‘KURBAN KESTİK, BİRŞEY OLMAZ’…
A+
A-
27 Şubat 2018 00:18

Gün yok ki iş güvenliği alınmadığı için kaza haberi duymayalım. Kimi zaman işverenler maliyeti azaltmak için iş güvenliğini ön plana çıkartmazken, kimi zamanlarda da işçiler Angarya gördükleri için önlem almadan tehlikeye meydan okuyorlar. Her iki durumda da çalışmaya kalkmak intihar etmekte farksız iken 2011 yılında Doç. Dr. Refik Korkusuz, “İş güvenliği müfettişi bulunmayan, yeterli önlemlerin alınmadığı kentte işçiler yaşıyorsa tesadüfendir” demişti. O gün, bugün ne değişti derseniz kocaman bir hiç karşınıza çıkacaktır. Hatta iş güvenliğini neden almıyorsunuz diye sorduğumuz işçi ve işverenler Kurban kestiklerini, ALLAHIN izniyle hiçbir şeyin olmayacağını söylerken kimi çalışanlar ise inşaatlarda çalıştığı alanları göstererek denetim yapılmamasından şikayet ediyor.

İş Güvenliği Uzmanlarının sosyal medya hesaplarında yaptıkları bir açıklama ile İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin haberine göre 2017 yılında 2006 işçinin iş kazası sonucu yaşamını yitirdiğini duyurdu. Yine aynı sitede “Haksız rekabet almış başını gidiyor. Sırf iş alabilmek için fiyat düşürenler sayesinde kaliteden bahsetmek neredeyse imkansız hale geldi. Günde onlarca işyeri ziyareti yapmaya zorlanan uzmanlar nasıl hakkıyla hizmet verebilir?” açıklaması yapılırken dışarıya baktığınız zaman manzara hiçte farklı değil, şehrin göbeği olarak tabir edilen Ofis semtindeki inşaatlarda da iş güvenliğinin alınmaması dikkatlerden kaçmıyor.

Yine aynı paylaşım sitesinde Burak Hekim adındaki uzman ‘Biz kurban kestik bir şey olmaz ALLAHIN izniyle diyenlerle de karşılaştım, sonra o inşaata gitmedim, gidemedim, gidemezdim’ yorumunda bulunuyor.

2004’ten beri iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak çalışan Makine Mühendisi Ümit Yanardağ ise tekli değil de çoklu ölümler daha ses getirdiğine ve dikkat çektiğine değinerek şu açıklamayı yapmıştı: “Avrupa’da tek kişi ölünce halk kıyamet koparır, bizde 30 kişi ölmeyince reaksiyon gösterilmiyor. En ses getiren iş kazası Soma’daki maden faciası oldu. Ne yazık ki böyle toplu ölümler medyanın daha çok gündemine oturuyorken, bir kişi iş kazası geçirip hayatını kaybedince duyurulmuyor bile.

İş kazalarında azalma olmadı, artış var. Sadece sistem oturdu. Artık herkes bir eğitim alıyor. Herkes doktora muayene olup, tedaviden geçiyor. Herkesin sağlığı takip ediliyor. Her işletmede bir uzman ve bir doktorun bulunması gerek. Bizde iş sağlığı ve iş güvenliği kültürü oluştu, sadece uygulamada sıkıntı var. O da parasal sıkıntı. Ucuz eleman bulunuyor. Hayatın ve sağlığın ucuzu olmaz. Çalışma, Sosyal ve Güvenlik Bakanlığı bu denetimleri yaparken daha titiz çalışmalı. Özellikle çok tehlikeli meslek alanlarında bu hassasiyet gösterilmeli.” diyor.

Bilindiği üzere Diyarbakır TOKİ inşaatında sigortasız çalıştırılan bir işçi elektrik akımına kapılarak ağır yaralanmış ve diğer işçiler çalışma sahasındaki iş güvenliğinin sıfır düzeyinde olduğunu kaybetmiştiler. Bu kaza ile birlikte tekrar gündeme gelen iş kazalarını engelleme noktasında bir arpa boyu adım alınmadığı ise Diyarbakır’da yapılan yıkımlar sırasında bir kez daha kendini iyiden iyiye hissettirdi.

‘BAKANLIĞIN RAPORUHERŞEYİ ORTAYA KOYUYOR’

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) İş Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 2016 yılında 45 ilde 4 bin 351 yapı işlerinde yürüttüğü teftişler rapor haline getirildi.

Bu teftiş kapsamında 96 bin 359 çalışana ulaşıldı. Çalışanlardan 2’si çırak, 46’sı stajyerdi. Teftiş yapılan işyerlerinde 21 bin 853 adet mevzuata aykırılık tespit edilirken, bunların 19 bin 680 tanesi teftiş sürecinde işverenler tarafından giderildi. Mevzuat aykırılıkları için işverenlere toplam 19 milyon 699 bin 760 lira ceza kesildi. Müfettişler ilk teftişe gittiklerinde, 1201 iş yerinde risk değerlendirmesi yapılmadığı, 2 bin 185 işyerinde yüksekte çalışmaya karşı gerekli önlemlerin alınmadığı(düşme riskleri kat platform kenarları, asansör boşluğu, merdiven kenarları), 2 bin 291 işyerinde iskeleler ve iskelelerdeki genel tedbirlerin alınmadığı, 2 bin 309 işyerinde elektrik çapmalarına karşı önlemlerin alınmadığı (enerji dağıtım tesisleri ve elektrikle çalışma, topraklama ölçüm raporu vb.), 612 işyerinde düşen cisimlere karşı önlemlerin alınmadığı (yapı alanlarına ve giriş-çıkışlarda malzeme düşmesine karşın önlemler), 1029 işyerinde yangın algılama ve yangınla mücadele önlemlerinin alınmadığı belirlendi.

‘İŞ GÜVENLİĞİ EĞİTİMİ MECBUR KILINDI FAKAT…’

Öte yandan Yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kamu – özel fark etmeksizin tüm işyerlerinde çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konularında eğitim almasını zorunlu tutuyor. Yani berberde çalışan çırak da fabrikadaki işçi de iş sağlığı ve güvenliği eğitimi alacak. Eğitim yükümlülüğüne uyulmaması halinde işverenleri yüksek idari para cezaları bekliyor.

Eğitime tabi tutulmayan her bir çalışan için işverene Bin 120 TL idari para cezası kesilecek. 2014’ün ilk günlerinde yapılan denetimlerde yüzlerce işyerine eğitim programını başlatmadıkları için cezalar kesilmişti.

Aslında bu konuda işverenlerin kafası oldukça karışık, eğitim yapılmasından haberdar olanlar yeterli bilgilendirme yapılmadığı için ne yapacaklarını bilmediklerini öne sürerken ancak yasa bir kişi de çalıştırsan bin kişi de çalıştırsan eğitim vereceksin diyor.

Öncelikle işe yeni giren çalışanlara, çalışmaya başlamadan önce yapacakları iş ile ilgili riskleri, işyerinin genel risklerini ve bu risklerden korunmak için gerekli tedbirleri içeren bir eğitim verilmek durumunda. Eğitim konuları 3 başlıkta toplandı. Bu eğitimlerden ilki çalışma hayatı ile ilgili mevzuat ve çalışanların sorumluluklarının anlatıldığı konulardan oluşmakta. İkinci olarak sağlık konu başlığı altında meslek hastalıkları, ilk yardım ve kurtarma konuları. Üçüncü konu da, teknik konular başlığı altında kimyasal ve fiziksel risk etmenleri, ekranlı araçlarla çalışma gibi konular.

ÇALIŞAN BAŞINA BİN 120 TL CEZASI VAR!

İşverenlerin çalışanlarını eğitime tabi tuttukları süreler, çalışma süresinden sayılıyor. Yani eğitim süresince geçen 4 saatlik süre, kişinin çalışma süresine ekleniyor. Bu süre için de çalışana ücret ödeniyor. Hatta eğitim süresi fazla mesaiye girerse, eğitim süresince çalışmayan işçiye fazla mesai ücreti ödenmesi gerekiyor. Ayrıca eğitim maliyetlerinin çalışanlara yansıtılması da söz konusu değil. Eğitime katılmak için seyahat edecek çalışanın masraflarının işverence karşılanması gerekiyor.
Çalışanları iş sağlığı ve güvenliği konularında eğitime tabi tutmamanın idari para cezası çalışan başına Bin 120 TL. Yani 100 çalışanı olan ve herhangi bir eğitim planlaması yapmamış işverene 112 Bin TL ceza gelebilir. Bu nedenle işverenlerin bir an önce bir eğitim planlaması yapması ve işyerindeki çalışanlarını iş sağlığı ve güvenliği konularında eğitime tabi tutması şart.

‘ÇALIŞMA BAŞLAMADAN RİSK ANALİZİ YAPILMALI’

İnşaatlarda çalışacak işçilerin öncelikle iş güvenliği eğitimlerinden geçirilmesi, akabinde de inşaatta iş güvenliği ile ilgili tedbirlerin alınması gerektiğini söyleyen İş Güvenliği Uzmanı Safa Uğraş Dizdar, çalışmalara başlanmadan önce mutlaka risk analizleri değerlendirmesinin yapılmasının zorunlu olduğunu dile getirdi. AHMET BEŞENK

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.