DİYARBAKIR HABER – Kürt entelektüel dünyası, yüzyıllık bir hafızayı yitirdi. 1934 yılında Diyarbakır’ın Lice ilçesinde bir medrese talebesi olarak başlayan, müftülük makamından cezaevi hücrelerine ve oradan Avrupa’nın soğuk sürgünlüğüne uzanan destansı bir yaşam son buldu. Ailesi, Bozarslan’ın vasiyeti üzerine Uppsala’da sessiz bir törenle son yolculuğuna uğurlandığını duyurdu.
Medreseden müftülüğe, müftülükten cezaevine
Bozarslan’ın hayatı, imkansızlıklara karşı kazanılmış bir zaferler silsilesiydi. Türkçeyi ve modern okuma-yazmayı kendi çabasıyla öğrenen, dışarıdan bitirdiği sınavlarla 1956’da müftülük makamına kadar yükselen Bozarslan, asıl mücadelesini statükoya karşı verdi. İslamiyet’teki ağalık ve şeyhlik düzenini eleştiren eserleri nedeniyle devlet bürokrasisiyle karşı karşıya geldi ve iki kez görevinden uzaklaştırıldı.
Bir dilin kaderini değiştiren "Alfabê"
Mehmet Emin Bozarslan’ı tarihe geçiren asıl olay, 1968 yılında yayımladığı "Alfabê" (Kürtçe Alfabe) oldu. Türkiye’de Latin harfleriyle basılan bu ilk Kürtçe alfabe, yayımlandığı gün toplatıldı ve yazarını hapse gönderdi. 1971 darbesiyle tekrar demir parmaklıklar ardına giren Bozarslan, üzerindeki baskıların dayanılmaz hale gelmesiyle 1979’da bir daha dönemeyeceği topraklarından ayrılarak İsveç’e iltica etti.
Sürgünde bir kültür kalesi
İsveç’teki yaşamını "boş bir sürgünlük" olarak değil, bir üretim kampı olarak değerlendiren Bozarslan, kurduğu Deng Yayınevi ile Kürt edebiyatının temel taşlarını kurtardı.
Klasikleri Yaşattı: Ahmed-i Hani’nin ölümsüz eseri Mem û Zîn’i Türkçeye çevirdi. Şerefname ve Mervani Kürtleri Tarihi gibi dev kaynakları modern literatüre kazandırdı.
Hafızayı Tazeledi: Osmanlı döneminin ilk Kürtçe yayınları olan Jîn Dergisi ve Kurdistan Gazetesi’ni Arap harflerinden Latinize ederek 5 ciltlik bir hazineye dönüştürdü.
Çocukların Dilini Kurdu: Hazırladığı masal kitapları ve fıkra derlemeleriyle (Mîr Zoro, Melayê Meşhûr), bir dilin çocukluk belleğini inşa etti.
Gazeteci ailesinin acı kaybı
Merhum yazar, aynı zamanda bölge basınının yakından tanıdığı isimlerin de amcasıydı. Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC) Başkanı Felat Bozarslan ve gazeteci Mahmut Bozarslan’ın amcası olan Mehmet Emin Bozarslan için GGC bir taziye mesajı yayımlayarak, Kürt kültürüne kattığı değerlerin asla unutulmayacağını vurguladı.
Diyarbakır’ın Lice ilçesinden başlayıp Uppsala’nın karlı sokaklarında biten bu 90 yıllık yolculuk, sadece bir yazarın vefatı değil; bir dilin kimliğini koruma mücadelesinin en önemli sayfasının kapanışıdır.