Dolar 17,9633
Euro 18,3059
Altın 1.027,88
BİST 2.857,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 40°C
Açık
Diyarbakır
40°C
Açık
Sal 40°C
Çar 40°C
Per 39°C
Cum 39°C

LİVANELİ NE DEMİŞTİ? – (Mevlüt Mergen’in Yazısı)

A+
A-
27.07.2021
1.084

GÖNLÜMCE

İSLAM

Kimine yeter oldu önemli marka olmak,

O şablonu kullanıp meramına kavuşmak.

“Fotoşop”  yapar gibi değiştirir tabloyu,

Sanır ki bu yöntemle toplayacak tüm oyu!..

MM

SÖZ GELİŞİ

Başta CHP olmak üzere bazı siyasi partilerin solcu olmadıkları yolunda sözler etmişti, yani “samimi değiller” demeye getirmişti, 1960 askeri darbesinden sonra bazı kavramlar girdi siyaset literatürüne, sağcı gibi, solcu gibi, deyim yerinde ise bir “kulvar” oluştu siyaset meydanında çizgilendirildi o kulvar ve her bir “fırka”  o çizgilerden biri üstünde koşmaya başladı.

Bazıları “ipi” göğüsler gibi olsa da bazıları “çizgi” değiştirmede ustalaştı, ipi göğüslemek için koşarken seyircilere “sanal görüntü” vermeye çalıştılar, kimi sağına gitti çizginin, kimi soluna, kimisi de ortasını tercih etti, aslında hiç birisi samimi” değildi o fırkaların, çünkü çizgileri ayrı olsa da uymak zorunda oldukları “koşu” talimatı aynıdır.

“Fırka” derken “parti” demek istiyoruz, 1960 askeri darbesinin bir ABD projesi olduğunu zaman gösterdi, o proje ile halkı bölmek, parçalamak amaçlanmıştı, asırlarca Osmanlı’nın ayakta tutmaya çalıştığı, milli birlik dağılmış ve halk kendisi için biçilen kaftanı giymek zorunda kalmıştı, yani kimileri sağcı olacak, kimileri solcu olacak, kimileri solun çok ötesinde “komünist” olarak görüntü vereceklerdi.

Şu anda serbest olan komünist partisi ilk zamanlar yasaklıydı, koşuda kızışanlar ise sağcı ve solcu parti mensupları oldu, çok insan hayatını kaybetti bu kızışma günlerinde, taşlar bir türlü yerine oturmuyordu ta ki sağcıların iktidar yanlısı, solcuların muhalefet olmaları görüntüsü sağlanıncaya kadar.

Cumhuriyetin kuruluşundan 1946-50 seçimlerine kadar CHP tek başına iktidar olmanın ağırlığı altında kaldı, bu ağırlıktan bir türlü kurtulamadı, bu ağırlık ayak bağı oldu CHP’nin tek başına iktidara gelmesinde, geçmişte ki “din” karşıtı uygulamaları ise bu partiye bir “kara leke” olarak miras gibi kaldı, sanırım Livaneli bütün bunları kast ederek CHP ve bazı patilerin gerçek solcu olmadıkları yolunda sözler söyledi.

Bize göre Livaneli sanki “taraf” tutmuştur, çünkü sözünü ettiğimiz kulvarda kendileri için ayrılan çizgiler üzerinde koşanların tamamı samimi değil, bu sözümüzü biraz açıklayalım,  her ne kadar sağcı ve solcu kavramları sözünü ettiğimiz proje gereği olarak ortaya çıkmış olsa da “sağ” çizgi üzerinde koşanların da tıpkı “sol” çizgidekiler gibi samimiyetleri, yani gerçek sağcılıkları “ilahi ifadeyle ashab-ı yemin” yoktur, olamaz da, çünkü “laisizm” devletin olmazsa olmazıdır, laiklik, çizgi değiştirmeyi yasaklar..

Şu anda yüz civarında siyasi parti vardır, bunların hiç birisinin tüzüğünde “laikliği” kaldıracağına dair bir  “vaat”  yoktur, gel gör ki ülkenin insanı Müslümandır, bundan yararlanmak gerekir diye düşünüp ortaya atılan bazı siyasi partiler ya yüksek mahkeme tarafından kapatılmışlardır, ya da laiklik demoklesin kılıcı olarak bunların tepesindedir.

1924 anayasası 1960 askeri darbesinden sonra yürürlükten kaldırıldı,  24 anayasasında “devletin dini İslam’dır” yazarken müteakip anayasaların hiç birinde bu ifade ve ibare yer almadı, şu anda yeni bir anayasadan söz ediliyor lakin “değiştirilemez ve değiştirilmesi dahi teklif edilmez “dört” madde yerini korumaktadır/koruyacaktır.

Bize göre sözü edilen yeni anayasa çıkarılsa bile “zor” görülüyor, değişen sadece gerektiğinde değişebilir “esnek” maddelerden oluşacaktır ki şimdi mevcut anayasa için “yamalı bohça” denmiyor mu?

Sözü noktalayacak olursak Livaneli’nin sözlerine dönüş yaparak bütün siyasi partiler için tanıtım amacıyla  “yok birbirimizden farkımız, ancak biz sağcıyız, biz solcuyuz, biz milliyetçiyiz” sözleri, yine sözde ve ellerinde malzeme olarak kalacak ve sağcının da, solcunun da,  “içi boş” böbürlenmelerine halk  kanacak ve bu kanaatle sandığa gidilecektir..

Yanlış mı yorumladık acaba Livaneli’yi?

Selam ve dua ile.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.