Dolar 17,9331
Euro 18,4099
Altın 1.039,38
BİST 2.864,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 38°C
Açık
Diyarbakır
38°C
Açık
Pts 39°C
Sal 40°C
Çar 41°C
Per 40°C

METRUK BİNA GİBİYİM!.. – (Mevlüt Mergen’in Yazısı)

A+
A-
14.07.2021
1.156

KEÇİ BURCUNDAN BİR ŞİİR BİR YORUM

BİR ŞİİR – 3 –

METRUK BİNA GİBİYİZ

65 YAŞ ÜSTÜNDEKİLERE BAYRAMLIK–

Yıkıldı, yıkılacak,

Metruk bina gibiyiz.

Hemen tarih olacak,

Metruk bina gibiyiz.

 

Bir zamanlar çok şendik,

Acılara direndik,

Gerçeği geç öğrendik,

Metruk bina gibiyiz.

 

Yok oldu tüm emekler,

Çürüyüverdi direkler,

Malum günü  hep bekler,

Metruk bina gibiyiz.

 

Yıkılmak kaderimiz,

Yalnızlık kederimiz,

Kalpte hicran derin iz,

Metruk bina gibiyiz.

 

Düşer duvardan resim,

Kapıda yazmaz isim,

Gerçek hayaldir cisim,

Metruk bina gibiyiz.

 

Gündüz bile geceyiz,

Çözülmez bilmeceyiz,

Beş harf, çift heceyiz,

Metruk bina gibiyiz.

 

İçerde sıkıntı var,

Hep bize kısıntı var,

Ruhlarda yıkıntı var,

Metruk bina gibiyiz.

 

Bizi bitmez gam yıkar,

Sonsuz serencam yıkar,

Nefisle kavgamız yıkar,

Metruk bina gibiyiz.

 

Her bir torun bir yanda,

Özlemler tüter canda,

Duygularsa isyanda,

Metruk bina gibiyiz.

 

Meyve vermeyen bağız,

Kurumuş dal, yaprağız,

Kerpiç olur toprağız,

Metruk bina gibiyiz.

 

Altmış beş üstü olduk,

Halk içinde kaybolduk,

Ne yitirdik, ne bulduk,

Metruk bina gibiyiz.

 

Feleğin çemberinde,

Amid küçelerinde,

Zamanın bu yerinde,

Metruk bina gibiyiz.

 

Yıkılsak kim aldırır?

Ölürsek kim kaldırır?

Zaman durmaz saldırır,

Metruk bina gibiyiz.

 

Bazalt taş değilsek de,

Sağlam idik alemde,

Ölüm gezer gölgemde,

Metruk bina gibiyiz.

 

Dikkat et tehlike var”

Böyle der yıkık duvar,

Tersinden akmaz sular,

Metruk bina gibiyiz.

 

Şiirler gözyaşımız,

Şahit mezar taşımız,

Amid  arkadaşımız,

Metruk bina gibiyiz.

 

Virüsün adresiyiz,

Altmış beşler sesiyiz,

Sevenler kimsesiyiz,

Metruk bina gibiyiz!..

MEVLÜT MERGEN AMİDİ

Diyarbekir, 30.05.2020

BİR YORUM

Yazı ve söyleşilerimde kaç kere söylediğimi bilmiyorum “seksene ayak bastığım” sözünü, bu yaşa nasıl geldiğimi hatıralarım ve şiirlerimde ifade etmişliğim var ama, şu anda nasıl bir halde olduğumu ise tam ifade edememiş olmalıyım ki okuduğunuz şiir tüm altmış beş yaş üstündekiler için oluştu.

Bir buçuk yılı aşkın bir zaman coronavirüs günleri olarak geçti, bu günlerde en ağır kısıntıyı, ya da doğrusunu söyleyelim “sıkıntıyı” çeken 65 yaş üstündekilerin arasında olmamız teşkil etti, durumumu hep tefekkür ettim, şu soruyu sordum kendi kendime: “ne haldeyim?”

Öyle ya, çarşı pazara çıkamıyor, ihtiyaç duyduğum her hangi bir şeye ulaşamıyor, günler sonra ulaştığımda ise artık o şeye ihtiyacım kalmıyordu, resmiyet kısıntı dese de sıkıntının özünü yaşıyorduk ben ve benim gibi 65 yaş üstünde olanlar.

Şairler yaşadıkları toplumun meselelerinden, problemlerinden ayrı kalamadıkları için toplumun hissiyatına da tercüman olmayı isterler, işte bu istek bize “yıkıldı, yıkılacak/metruk bina gibiyiz/hemen tarih olacak/metruk bine gibiyiz” dedirtti.

Bilirsiniz metruk bina demek içinde kimsenin yaşamadığı ve her an yıkılacak bina demektir, o binanın duvarlarına kulağınızı dayarsanız size şöyle dediğini duyarsanız: “Bir zamanlar çok şendim/acılara direndim/gerçeği geç öğrendim/Metruk bina gibiyim”

Aslında dünya hayatının sonunun her fani için ölüm olduğunu bilen insan bizim gibi belli bir yaşa geldiğinde, bazen çok genç yaşta bile son günün beklentisi içine girerken şöyle düşünmekten kendini alamaz:”Yok oldu emeklerim/Çürüdü direklerim/Malum günü beklerim/Metruk bina gibiyim.”

Covid 19’un ilk günlerinde 65 yaş üstündekiler virüsün adresi olarak gösterildi herkese, bu insanlardan adeta ırak durulması istendi,  tıpkı “cüzamlılardan ırak durulmasının istenmesi gibi  bu yüzden kimse çalmadı kapısını 65 yaş üstündekilerin, yüzlerine değil de kulaklarına şöyle söylendi telefon açtıklarında: “ziyaretinize gelmek istiyoruz ancak  pandemi sebebiyle gelemiyoruz” hala da böyle söyleyenler var..

Bu durumu biz yaşadığımız için rahatça dile getirebiliyoruz, bazıları bir kez değil, birkaç kez “abi ziyaretinize geleceğiz” demişlerdir de gelmemişlerdir, oysa kısıtlamalar bitmiş ama demek ki bizdeki sıkıntılar hala bitmemiş, dostlarımız o sakıntılarımız kendilerini sirayet etmesin için kapımızın ziline dokunmaktan çekinmişlerdir..

Aslında bizim onlara “gelmeyiniz, zira siz virüsün görüldüğü çarşı pazarda geziniyorsunuz, biz dört duvar arasında ne virüsü görebiliyoruz, ne de virüs bizi görebiliyor, demeliyiz, sözü noktalarken yanlış hatırlamıyorsam “Şeyhül İslam Yahya’nın şu beytini yeri geldiği için anmalıyım: “Yıkanlar hatır-ı naşadımı yarabbi şad olsun/benimçün na murad olsun diyenler bermurad olsun”

Manasına gelince: Zaten şen olmayan gönlümü yıkanlar yarabbi şen olsun, benim murad almamı istemeyenler murada ermiş olsunlar”

Selam ve dua ile.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.