Dolar 18,6433
Euro 19,6197
Altın 1.070,37
BİST 4.806,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 13°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
13°C
Az Bulutlu
Cum 13°C
Cts 12°C
Paz 9°C
Pts 9°C

“Mültecilere, Misafirperverlik Örneğini Göstermeliyiz”

“Mültecilere, Misafirperverlik Örneğini Göstermeliyiz”
25 Kasım 2022 17:21 | Son Güncellenme: 25 Kasım 2022 17:35
A+
A-

Mültecilerin memleketini keyfi olarak terk etmediğini belirten Diyarbakır İl Müftüsü Lütfü İmamoğlu, Başımıza böyle bir şey geldiği zaman Müslüman bölgelere sığınmak zorunda kalacağımızı ifade ederek, bizlere düşen fırsat ölçüsünde onlara yardımcı olmak ve bir misafirperverlik örneği göstermek olduğunu söyledi.

İslam tarihinde Ensar ve Muhacir kardeşliğinin çok önemli bir örnek teşkil ettiğini ifade eden Diyarbakır İl Müftüsü Lütfü İmamoğlu, mültecilere kucak açmamız ve yardımcı olmamız gerektiğinin belirtti.

Irak’tan, Suriye’den, Afganistan’dan veya başka ülkelerden gelen kardeşlerimize yardımcı ve dertleriyle hemhal olmamızın çok önemli olduğunu belirten İmamoğlu, Bu insanların zor durumda olduğunu ve hiç kimsenin memleketini keyfi olarak terk etmediğinin altını çizdi.

Başımıza böyle bir şey geldiği zaman Müslüman bölgelere sığınmak zorunda kalacağımızı söyleyen İmamoğlu, bizlere düşen fırsat ölçüsünde onlara yardımcı olmak ve bir misafirperverlik örneği göstermek olduğunu söyledi.

Ülkemizde oldukça fazla sığınmacının olduğunu söyleyen İmamoğlu, “Irak, Suriye, İran, Afganistan gibi bölgelerden gelen insanlara karşı nasıl davranmalıyız? Bunlara nasıl davranacağımızla ile ilgili geçmişimizde çok güzel örnekler var. Peygamber Efendimizin (Sallalllahu Aleyhi Vesellem) hayatına baktığımız zaman Ensar ve Muhacir kardeşliğini görüyoruz. Yani bir yerden başka bir yere göç eden manasındaki Muhacir, daha çok artan baskı ve eziyetlerin tahammül edilemez bir hal alması sonucu Medine’ye hicret eden Mekkeli Müslümanlara verilen addır. Mekke’den Medine’ye hicret eden Muhacir kardeşlerimize kucak ve gönüllerini açan Medineli Müslümanlara da Ensar deniliyor. Ensar, çokça yardım eden Muhacir ise bir yerden başka bir yere göç edenlerdir.” şeklinde konuştu.

“Kur’an-ı Kerim’de birçok yerde müminlerin birbirilerine destekçi olmaları husussunda ayet-i kerimeler var”

Bugün olduğu gibi o gün de Mekkeli Müslümanların Medine’ye giderken yanlarında hiçbir şey götürmediklerini hatırlatan İmamoğlu, “Çünkü zorluk çekiyorlardı, bir zorbalık ve üzerlerinde baskı vardı. Yanlarında bir şey götürme imkanları olmadan kendilerini ve çocuklarını zulümden kurtarmak için Medine’ye gittiler. Onlar, İslam’ı yaşayan insanlardı, suçları Müslüman olmaktı. Müslüman olduklarından dolayı böyle bir sıkıntıyla karşı karşıyaydılar. Ama asıl büyük görev, onlara yardımcı olan Medineli Müslümanların göreviydi. Yani onlara ilgi göstermeseydiler ve yardım olmasaydılar ne olacaktı O Muhacirlerin hali? Medineli Müslümanlar, ‘Bütün müminler kardeştir’ ayetine inanıyorlardı. İşte kardeş olan bütün müminler birbirlerine destek ve yardımcı olmalıdır. Kur’an-ı Kerim’de birçok yerde müminlerin birbirilerine destekçi olmaları hususunda ayet-i kerimeleri görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, “Medineli Müslümanlarda muhtaçtı. Kendileri çok geniş imkanlara sahip olmamalarına rağmen ne yaptılar? Mekke’den kalkıp Medine’ye gelen kardeşlerine yardımcı oldular. Bin 500 sene önceki örneklik, başlarına bu hal gelenler için karşıdakinin ne yapması gerektiği hususunda güzel bir örnektir. Bazıları emellerini yerine getirmek için saldırılarda bulunuyorlar. Bu saldırılarda yaşlı veya genç olanlar başka ülkelere sığınmak zorunda kalıyorlar, bunlara biz mülteci diyoruz. Bizim bunlara karşı kucak açmamız ve yardımcı olmamız çok önemlidir, kardeşlik gereğidir. Müslüman olmayanlar da böyle bir durumla karşılaşırsa onlara da yardımcı olmak zorundayız ama hele Müslüman ise daha çok yardımcı olmalıyız.” dedi.

Ülkemizin yıllardır mülteci kardeşlerimize kucak açtığını söyleyen İmamoğlu, “Hamdolsun ülkemizde yıllardır kardeşlerimize kucak açıldı. Çok ciddi destek ve yardım edenler var. Ancak bu işin farkında olmayan, kardeşliğin halen ne olduğunu anlamamış veya daha farklı ideolojik anlayışlarla ‘Nereden geldiler bunlar’? şeklinde kaba davranan, farklı farklı düşünceye sahip olan ve onları rahatsız eden insanlarımız yok mu? Maalesef var ama asıl olan bunlara yardımcı olmaktır. Öyle düşünenlere de yanlış düşündüklerini anlatmamız gerekiyor. Allah korusun yarın bizim başımıza da aynı şey gelebilir. Bizim başımıza geldiğinde biz ne yapacağız? Yunanistan’a doğru gitme imkânımız yok. O taraf ta bizi barındıracak ve sahip olacak anlayış mümkün değildir. Şu anda insanları canlı canlı denize atıyorlar, bu kadar vahşet yaşanıyor. Başımıza böyle bir şey geldiği zaman Müslüman bölgelere sığınmak zorunda kalırız.” diye belirtti.

“Bu kardeşlerimiz zor durumdalar, hiç kimse memleketini keyfi olarak terk etmez”

İmamoğlu, “Bu kardeşlerimiz zor durumdalar, hiç kimse memleketini keyfi olarak terk etmez. Nasıl ki Mekkeli Müslümanlar zorunluluktan dolayı yurtlarını terk ettiler Medineli Müslümanlar yardımcı oldularsa bugünde bizlerin ne yapması lazım? Gelen kardeşlerimize yardımcı ve dertleriyle hemhal olmamız çok önemlidir. Çünkü Peygamber Efendimiz Hadis-i Şeriflerinde ‘Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir’. Buyurur. Yani ‘bana ne, ne olursa olsunlar’ şeklinde bir Müslüman bunu diyemez. Biz, Peygamberimizin bu Hadis-i Şerifini çok önemsiyoruz. Yine Peygamberimizin bir başka Hadis-i Şeriflerinde ‘Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta, birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.’ Buyurarak Müslümanın hassasiyet içerisinde olması gerektiğini Efendimiz bizlere haber veriyor.” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır’da da ciddi anlamda bu durumda olan kardeşlerimizin var olduğunu dile getiren İmamoğlu, “Bizlere düşen bu kardeşlerimize fırsat ölçüsünde yardımcı olmak ve onlara bir misafirperverlik örneğini göstermektir. Hamdolsun ülkemiz misafirperverlikte dünyada öncü ülkelerdendir. Ama maalesef üzülerek ifade edelim ki böyle kendini bilmez, İslam’dan belki tam nasibini almamış, İslam kardeşliğinin ne olduğunu henüz benimseyememiş birtakım insanların bunlara tepki göstermesi ve karşı çıkması bunu da doğal karşılamak lazım. Bunlara da anlatmak gerekiyor. Yani bu düşüncelerinin yanlış olduğunu, İslam’ın ruhuna uymadığını, İslam’ın bir yardım dini olduğunu, darda kalana elini uzatma dini olduğunu, bir kardeşlik dini olduğunu, bir selam ve barış dini olduğunu hatırlatmamız lazım. Allah, bu kardeşlerimize de o anlayışı nasip eylesin. Aslında aynı zamanda imtihan olunuyoruz, yani onlar şu anda bizim imtihanımızdır. ‘Başına sıkıntı gelen Müslümanlara karşı diğer Müslümanlar ne yapıyor, yardımcı oluyor mu ve onların elinden tutuyor mu?’ diye biz de imtihan oluyoruz. İnşallah bizler de bu imtihanı başaranlardan oluruz. Allah her birimizin yar ve yardımcısı olsun.” şeklinde konuştu. İLKHA