Nostaljik Terennümler - 1

Abone Ol

Eskilerin, nerede o eski Bayramlar, deyişleri, boşa söylenmiş sözler değildir. Eskiden Bayramlar, bu kadar sönük, bu kadar sessiz, bu kadar yaşınız değildi. Dipdiri bir ruh hakimdi; her huzur veren olay, bu gün benim bayramımdır şeklinde adlandırılırdı.

Ancak bu zamanda aynı duygulardan bahsetmek mümkün değildir. Günümüzde Ramazan ve Kurban Bayramları, İslamiyeti kabul etmesiyle kutlanmaya başlamıştır. Her ne kadar bu bayramlarla İslamiyet ile birlikte tanışılmış olsa da müslüman toplumlar, kendi kültür daireleri içerisinde yoğrulup geleneksel bir yapıya dönüşmüş, misafirperver ruhu ve sanat anlayışı bu ritüele aksetmiştir.

Bayram namazından sonra Ramazan Bayramı Hicri Takvime göre Şevval ayının birinci günü başlar. Hicri Takvimde dokuzuncu ay, Ramazan ayı olup İslam dinine inanan kişilerin beş temel şartından biri olan oruç farizalarını yerine getirdikleri aydır. Ramazan Bayramı, oruç vazifesini eda etmenin şerefine kutlanan bir bayramdır.

Ramazan Bayramı arifesinde şehrin her yerinde hazırlıklar yapılır. Mahallenin önde gelen kişileri veya din adamları nezaretinde yollar ve köprüler onarılır, yoksul, fakir kişilerin evleri tamir edilir, komşular imece usulüyle çeşitli ekmekler ve çörekler pişirir, kısacası güzel bir bayram geçirmek için gerekli tüm hazırlıklar yapılır.

Bayramın birinci günü, erkekler camide bayram namazı kılarlar. Bu namazda vaaz verilir ve bayramından öneminden, iyi insan olmanın erdeminden bahsedilir. Namazdan sonra cemaat, gruplar halinde mezarlık ziyaretine gider ve dua eder. Böylece bayram başlamış olur.

Ramazan Bayramı üç gün sürmekle birlikte; aileler kendi durumlarına göre bu süreyi uzatabilirler. Bayram süresince herkes birbiri ile bayramlaşır. Kurban Bayramı, Ramazan Bayramına benzer şekilde İslamiyetin kabulü ile kutlanmaya başlanmış ve zamanla gelenekselleşmiştir.