DİYARBAKIR HABER - İmralı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Abdullah Öcalan, 30 Aralık 2025 tarihli yeni yıl mesajında Ortadoğu’da süregelen savaşların ve krizlerin kaynağına işaret ederek, barışın tarihsel bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Öcalan, mesajında emperyalist müdahaleler, mezhepçilik ve etnik milliyetçilik üzerinden derinleşen çatışmaların halklara ağır bedeller ödettiğini vurguladı.
“Barış ve demokratik toplum bir tercih değil, zorunluluktur”
Öcalan, Ortadoğu’da yaşanan krizlerin tesadüf olmadığını belirterek, mevcut devletçi ve iktidar merkezli uygarlık anlayışının tıkandığını savundu. Barış ve Demokratik Toplum perspektifinin yeni çatışmaları önleyebilecek tek çıkış yolu olduğunu dile getiren Öcalan, önümüzdeki süreçte temel sorumluluğun yeni bir savaşın önüne geçmek olduğunu ifade etti.
Kürt meselesinin çözümüne de değinen Öcalan, sorunun askeri ve güvenlikçi yöntemlerle değil; halkların iradesini esas alan demokratik bir zemin üzerinden ele alınması gerektiğini vurguladı. Toplumsal barış ve demokratik uzlaşının hayati önem taşıdığına dikkat çekti.
Kadın Özgürlüğü vurgusu
Mesajında kadın özgürlüğüne özel bir yer ayıran Öcalan, erkek egemen zihniyet çözülmeden kalıcı barışın mümkün olmayacağını ifade etti. Kadın özgürlüğünün demokratik toplumun kurucu ilkesi olduğunu belirten Öcalan, savaş kültürünün ancak bu zihniyetin aşılmasıyla sona erebileceğini kaydetti.
Suriye ve SDG-Şam mutabakatı
Suriye’deki gelişmelere de değinen Öcalan, ülkede ortaya çıkan kaotik tablonun demokratikleşme ihtiyacını açıkça gösterdiğini söyledi. SDG ile Şam yönetimi arasında 10 Mart’ta imzalanan mutabakatın önemine işaret eden Öcalan, bu sürecin halkların kendi kendini bir arada yönetebileceği demokratik bir siyasal modeli mümkün kıldığını belirtti.
Mutabakatın uygulanmasının süreci rahatlatacağını ve hızlandıracağını vurgulayan Öcalan, merkezi yapıyla müzakere edilebilir demokratik bir entegrasyon zeminine dikkat çekti.
Türkiye’ye çağrı
Öcalan, Türkiye’nin bu süreçte yapıcı, diyaloga açık ve kolaylaştırıcı bir rol üstlenmesinin hem bölgesel barış hem de Türkiye’nin iç barışı açısından kritik olduğunu ifade etti.
Ortadoğu’nun modern tarihini “negatif devrimler” tarihi olarak tanımlayan Öcalan, buna karşılık önerdikleri modelin “pozitif devrim” olduğunu belirterek; toplumun demokratik, barışçıl ve ahlaki-politik yöntemlerle yeniden inşa edilmesi gerektiğini söyledi.
“Yeni yıl barışın ve ortak geleceğin yılı olsun”
Mesajının sonunda yeni yıl temennisini paylaşan Abdullah Öcalan, 2026’nın savaşların, yıkımın ve ayrışmanın değil; demokratik uzlaşının, barışın ve halkların ortak geleceğini birlikte inşa etme iradesinin yılı olmasını diledi.
Öcalan, başta mücadele eden halklar olmak üzere tüm dostların yeni yılını kutlayarak, yeni yılın Türkiye, Ortadoğu ve dünyada barışa, özgürlüğe ve demokratik bir geleceğe kapı aralamasını temenni etti.