Dolar 18,8311
Euro 20,2260
Altın 1.139,48
BİST 4.505,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 7°C
Açık
Diyarbakır
7°C
Açık
Cum 7°C
Cts 8°C
Paz 8°C
Pts 9°C

Rotavirüs Okullara Bulaştı

Rotavirüs Okullara Bulaştı
9 Ocak 2023 12:06
A+
A-

Erken çocukluk döneminde şiddetli sıvı kaybı yapan ishalin en önemli sebebinin rotavirüs enfeksiyonu olduğunu vurgulayan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeşim Eker Neftçi, “Rotavirüsler etkili bir şekilde ağız-gayta yoluyla yayılırlar ve salgınlar özellikle okullarda ve çocuk bakım evlerinde sık görülür. Bulaşıcılığı yüksektir” dedi.

Berat PINAR – Tüm dünyada bebeklik ve çocuklukta önemli bir hastalık sebebi olan ishal, her yıl milyonlarca kişiyi etkiliyor.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeşim Eker Neftçi, Çocukların birden fazla kez rotavirüs ile hastalık geçirebildiğini ancak her bir enfeksiyonun şiddetinin bir öncekinden daha az olduğunu belirterek, “Şu an piyasada 2 tipe ve 5 tipe karşı antikor geliştirme özelliği olan, ağızdan sıvı şeklinde uygulanan iki farklı aşı var. Aşı 2 ay ile 8 ay arasında tamamlanmalı. İlk doz yapılması için son süre 3. ay olarak kabul edilir. Rotavirüs aşısı devletin rutin aşılama programında yok ancak ailelere aşılamanın önemli olduğunu her fırsatta iletip aşıyı yapmaya teşvik ediyoruz” diye konuştu.

Rotavirüs enfeksiyonunun en sık ılıman iklimlerde kış aylarında görüldüğünü hatırlatan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeşim Eker Neftçi, “Hastalık 3-24 aylık bebeklerde çok şiddetli olma eğilimindedir. O yüzden erken aşılama önemli. Neredeyse tüm çocuklarda 4-5 yaşına kadar enfeksiyona dair tipe özgü antikorlar gelişir. 3 aylıktan küçük bebekler anneden süt yoluyla ve plasentadan geçen antikorlar sayesinde görece korunur. Yenidoğanlar ve enfekte çocuklarla yakın temas halindeki erişkinlerde enfeksiyon genellikle belirtisizdir” dedi.

İshale sebep olan rotavirüslerin ince bağırsaktaki mukozanın en üst bölgedeki hücrelerini seçici olarak enfekte edip hasar verdiğini söyleyen Dr. Yeşim Eker Neftçi, “Bu durum iki önemli sonuca yol açar. Birincisi tuz ve suyun emiliminde azalma, ince bağırsak sıvı emilim ve salgılama oranında dengesizlik. İkincisi de başta laktoz olmak üzere kompleks karbonhidratların emiliminde azalma. Emilim büyük ölçüde bozulur, besinlerden yeteri kadar vücut faydalanamaz. İnce bağırsak hücrelerindeki bu hasar, genellikle klinik düzelme başlamadan önce düzelir. Bu enfeksiyonda mide mukozası genellikle etkilenmez. Rotavirüs, bağırsak geçirgenliğini büyük ölçüde artırır ve besin alerjilerine karşı riski artırır” şeklinde konuştu.

Rotavirüs enfeksiyonunun tipik olarak, genellikle enfeksiyon ajanını aldıktan sonraki 48 saat içinde başladığının altını çizen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeşim Eker Neftçi, “Kuluçka süresi 1-7 gün aralığında değişebilir. Hafif-orta ateş eşlik edebilir, genellikle kusma vardır. Bunun ardından da sık, sulu ishaller başlar. Bu üç belirtinin tümü vakaların yüzde 50-60’ında vardır. Kusma ve ateş genellikle hastalığın ikinci gününde biter, ancak ishal sıklıkla 5-7 gün devam eder, bazen aralıklarla 14 güne kadar uzayabilir. Gaytada genellikle makroskobik kan ya da lökosit yoktur. Özellikle bebeklerde sıvı kaybına bağlı belirtiler sık gelişir ve hızlı ilerler. Bu vakalarda hastaneye yatış gerekir. En şiddetli hastalık, tipik olarak 3-24 aylık bebeklerde oluşur. Tanı için gaytada bakılan antijen testinin pozitif çıkması yeterlidir, klinik bulgular da laboratuvarı destekler” dedi.

Tedavide sıvı kaybından kaçınmak için kusma eşlik etmiyorsa ağızdan elektrolitli sıvılarla desteğin hayati derecede önemli olduğunu vurgulayan Dr. Yeşim Eker Neftçi, “Eğer ağızdan bu sıvıları almayı engelleyecek düzeyde bir kusma varsa hastaneye yatış yapılarak, damardan sıvı yerine konulmalıdır. Ateş varsa ateş düşürücüler kullanılmalıdır, ılık duş böyle durumlarda çok yararlıdır. Mümkün olduğunca çocuğu, bağırsak hareketliliğine sebep olmayacak gıdalarla beslemek önemli; ancak iştah zaten çok az olacağı için çocuk yemek için zorlanmamalı. Yiyecek olarak yağsız ve şekersiz gıdalar seçilmesi genellikle tercih edilse de yapılan çalışmalarda, bu tarz bir diyetin sıradan bir diyete üstünlüğü gösterilememiş” şeklinde konuştu.

Antiviral ilaçların ve antibiyotiklerin tedavide yerinin olmadığını paylaşan Dr. Neftçi, “Çalışmalar kusma ve ishal önleyici ilaçların faydasını göstermemiştir. Her iki grup ilaç için de önemli yan etki oranı yüksektir, o yüzden bu grup ilaçları önermiyoruz. Probiyotikler faydalı olabilir, çinkonun hastalıktan toparlanma sürecini kısalttığı bazı çalışmalarda gösterilmiştir. Emzirme ishal süresince devam edilmelidir. Laktozsuz ishal mamaları anne sütü alamayan bebekler için faydalı bir seçenek olabilir. Temizlik kurallarına uymak rotavirüs bulaşını ve dolayısıyla hastalık sıklığını azaltır. El yıkama korunmada çok önem taşıyor. Aşılar ise şu an korunmak için en etkili yol gibi görünüyor” ifadelerini kullandı.